Cumhurbaşkanı Erdoğan’ndan Çin’e ‘Uygur’ mesajı

11402680_1163039617045436_5199396866954026308_n

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping’in görüşmelerinde ekonomi, füze savunma sistemi, Şincan Özerk Uygur Bölgesi ve kültürel konular gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uygur Türklerinin Çin’de yaşadığı sorunlarla ilgili Türkiye’de verdiği mesajları Çin liderine de iletti. Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Çinli yetkililerle yapılan görüşmelerde terör konusunda, “Doğu Türkistan İslami Hareketi adında bir örgüt bulunduğu ve bu örgütün 2002’den beri Türkiye’nin terör örgütleri listesinde olduğu” hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan’ın Pekin ziyareti sırasında verimli görüşmeler gerçekleştirildi.

Her iki tarafın da ağırlıklı olarak ekonomi üzerinde durduğu görüşmelerde, ikili ticaretin artırılması gündeme geldi. İki lider, 100 milyar dolarlık bir ticaret hedefi ortaya koyarken, bu hedefin gerçekleştirilmesi için daha fazla çalışılması konusunda mutabakata vardı.

Toplantılarda, Çin yatırımcılarının Türkiye’ye ve Türk yatırımcılarının Çin’e gelmesinin yanı sıra ortak projeler gerçekleştirilmesi ve İpek Yolu Ekonomi Kuşağı projesi de ele alındı.

İpek Yolu Ekonomi Kuşağı projesinin devamını sağlama ve birlikte büyütme konusunda detaylı çalışmalar gerçekleştirildiği ve birtakım kararlar alındığı öğrenildi.

ERDOĞAN’DAN ÇİN’DE ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

G20
İki liderin görüşmesinde bu yıl Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı G20 Liderler Zirvesi de gündeme gelirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, mevkidaşına bu zirvenin gündemine ilişkin önerilerini sordu. Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan Çin Devlet Başkanı Şi’nin bundan memnuniyet duyduğu ifade edildi.

FÜZE SAVUNMA SİSTEMİ
Görüşmelerde füze savunma sistemi konusunun da ele alındığı görüşmede, müzakerelere Savunma Sanayii Müsteşarlığınca devam edildiği, teknik müzakerelerin sürdürülmesi yönünde karar alındığı vurgulandı.

Ortak üretim, teknoloji transferi fiyat ve teslim başlıklarında Savunma Sanayii Müsteşarlığı mevkidaşlarıyla bu müzakereleri devam ettirecek.

ERDOĞAN’DAN DEMİRTAŞ’A SERT SÖZLER

UYGUR MESAJI
Şincan Uygur Özerk Bölgesi meselesinin de gündeme geldiği görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’de verdiği mesajları burada da gündeme getirdiği öğrenildi.

Çin’in toprak bütünlüğü konusunda Türkiye’nin hassasiyetinin vurgulandığı görüşmede, Çin’in içinde veya dışında toprak bütünlüğüne yönelik herhangi bir terör eyleminin kabullenilmesinin asla mümkün olmadığı belirtildi.

Türkiye’ye gelen ve Çin’de yaşayan Uygur Türkleri ile ilgili konu da ele alınırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yarın Uygur Türkleri ve Hui Müslümanlarından bir heyeti kabul edeceği ve Çin yetkililerinin de bundan memnun oldukları kaydedildi.

Çin yetkililerinin görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’de konuyla ilgili verdiği mesajlardan memnuniyet duyduklarını ifade ettikleri bildirildi.

TERÖR KONUSU
Görüşmelerde terör konusunda, Doğu Türkistan İslami Hareketi adında bir örgüt bulunduğu ve bu örgütün 2002’den beri Türkiye’nin terör örgütleri listesinde olduğu hatırlatıldı.

Çinli yetkililer, IŞİD’e başlatılan operasyonlardan memnuniyet duyulduğunu, aynı şekilde PKK ve diğer terör örgütlerine karşı mücadelesinde de Türkiye’nin yanında yer alındığını vurguladı.

Bölgesel ve küresel terörizmle mücadele konusunda ilgili kurumların işbirliği yapması konusunda da iki lider arasında mutabakata varıldı.

TURİST SAYISI ARTIRILACAK
Türkiye’ye gelen Çinli turist sayısının artırılması için Çin’in gerekli telkinlerde bulunacağı, geçen yıl yaklaşık 200 bin olan Çinli turist sayısının artırılması konusunda da ortak karar alındığı, bununla ilgili de bakanlıkların çalışma yürüteceği öğrenildi.

BM GÜVENLİK KONSEYİ
Görüşmelerde Irak ve Suriye’nin de konuşulduğu belirtilirken, Birleşmiş MilletlerGüvenlik Konseyi’nin (BMGK) reforme edilmesi konusunun da gündeme geldiği ve Çin’in bu süreci desteklediğini ifade ettiği vurgulandı.

BM Güvenlik Konseyi’nde üç ana reform grubu bulunurken Çin ve Türkiye’nin de ayrı ayrı gruplarda bulunduğu, Çin’in özellikle küçük ülkelerin BMGK kararlarında daha etkin rol alabilmesi, söz sahibi olabilmeleri yönündeki önerisinin olduğu ve bu konuda da karşılıklı görüş alışverişi gerçekleştirildiği belirtildi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de BMGK reformu konusunda açık olduklarını ve böyle bir sürecin geciktiğini kaydettiği öğrenildi.

UYGUR TÜRKLERİ ÇİN YÖNETİMİNİN BASKISI ALTINDA
Çin, Doğu Türkistan olarak bilinen Şincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslümanların dini özgürlüklerini kısıtlayarak, bölge halkını baskı altında tutuyor.

Ülkenin batısındaki bölgede artan gerilim ve şiddet eylemleri nedeniyle son yıllarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

Çin yönetimi, eylemleri ‘terör saldırısı’ olarak niteliyor ve ‘radikal İslamcı örgütleri’ sorumlu tutuyor. Yurt dışındaki insan hakları örgütleriyse, Uygurlar üzerinde giderek artan dini ve kültürel baskıların şiddet eylemlerine yol açtığını belirtiyor.

Uluslararası gözlemciler ya da yabancı gazetecilerin iddiaları araştırmak üzere bölgede bağımsız çalışmasına ise izin verilmiyor.

Çin yönetimi son olarak, Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Müslüman parti üyeleri, kamu personeli, öğrenciler ve öğretmenlerin oruç tutmasını, geçtiğimiz sene olduğu gibi bu sene de yasakladı.

ÇİN’DEN ENDONEZYA‘YA GEÇTİ
Çin’deki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün TSİ 11.45’te Endonezya’ya gitti.

Erdoğan ve beraberindekileri taşıyan özel uçak “TUR”, Pekin Başkent Havalimanı’ndan ayrılarak Endonezya’ya hareket etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Çin Halk Cumhuriyeti Dışişlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Zhang Ming, Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Ali Murat Ersoy ve Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Yu Hongyang ile diğer ilgililer uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin de Endonezya’ya gitti.

Advertisements

UYGUR TÜRKLERİ SORUNU İÇİN : ÇİN GÜVENLİK , TÜRKİYE İSE, STRATEJİK DEDİ

ERDOĞAN Doğu Türkistan konusunda Çin Devlet Başkanı Şi, Uygurlarla mücadelenin bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu savunurken, Erdoğan “Çin ile ilişkilerimize stratejik açıdan bakıyoruz” dedi

Cinler eskiden Uygurlara watandas muamilesi yapmiyor, Cumhur reyisi bulusan muslimanlar arasinda Uygurlarin sayisi meseliyi anlatmakcin yeter!

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pekin ziyaretinde gözler Doğu Türkistan meselesi konusunda yapılacak açıklamalara çevrildi. Çin Devlet Başkanı, Uygurlarla mücadelenin bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu savundu. Şi, Çin’in ayrılıkçı faaliyetleri engellemek için “etkili” önlemlere başvuracağına işaret etti. Erdoğan ise “Çin ile ilişkilerimize stratejik açıdan bakıyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Pekin’de başlayan resmi ziyareti çerçevesinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geldi. Uygur meselesini de gündeme getiren Erdoğan, sınırları içinde ya da dışında, Çin’in toprak bütünlüğüne karşı bir kriminal terör eylemini Türkiye’nin kabullenmesinin mümkün olmadığını da kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Pekin’deki ziyaretine Tiananmen Meydanı’ndaki Halkın Kahramanları anıtına çelenk bırakarak başladı. Sonrasında Kongre binasında Çin Başbakanı Li Keqiang ile bir araya gelen Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından karşılandı.

Erdoğan ve Cinping, ikili görüşmeye geçmeden önce basına kısa bir açıklama yaptı.

İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 45’nci yıl dönümünde olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bu ziyaret aramızdaki karşılıklı güven ve anlayışın güçlenmesine, halklarımız arasındaki dostluğun pekişmesine hizmet edecektir. Sizlerin de hassas olduğu belli konularda duyarlı ve işbirliği içinde hareket etmeye bugüne kadar özen gösterdik ve gösteriyoruz” dedi.

Çin Başbakan Yardımcısı Zhang Ming’e göre, Erdoğan görüşmede Doğu Türkistan İslami Hareketi’ni (ETİM) bir terör örgütü olarak gördüklerini söyledi ve “Türkiye, topraklarının kimse tarafından Çin’in milli çıkar ve güvenliğine karşı kullanılmasına izin vermeyecek” dedi.

Hürriyet’in haberine göre ise Erdoğan, Uygurlar hakkında Türkiye’de verdiği mesajları söz konusu görüşmede de tekrarladı. Görüşmede Çin’in toprak bütünlüğü ve egemenliğinin desteklendiği mesajını da veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin sınırları içinde ya da dışında, Çin’in toprak bütünlüğüne karşı bir kriminal terör eylemini Türkiye’nin kabullenmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Çin tarafı ise buna mukabil Türkiye’nin IŞİD ve PKK’ya karşı mücadelesini desteklediğini ifade etti.
İSLAM CEMİYETİ TEMSİLCİLERİYLE GÖRÜŞTÜ

Çin’de temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin İslam Cemiyeti temsilcileri ile görüştü.  Erdoğan’ın, Çin ziyaretinde kaldığı otelde basına kapalı gerçekleşen kabul, yaklaşık 40 dakika sürdü.

 Kaynak : Dünya Bülteni.

Uyghur Issues Cast Pall Over Turkey-China Relations

11402680_1163039617045436_5199396866954026308_n

A recent Reuters report highlights what has become a thorny issue in China-Turkey relations: evidence that Turkish diplomats in Southeast Asia are providing travel documents to Chinese Uyghurs, facilitating their journeys to Turkey over Chinese objections. The issue threatens to overshadow Turkish President Recep Tayyip Erdogan’s visit to Beijing this week.

A number of Uyghurs currently living in Istanbul told Reuters that they had been given travel documents by Turkish embassy workers based in Southeast Asia, particularly Malaysia. China is adamant that Uyghurs who leave China illegally must be returned to the country; Turkish diplomats helping them would be a major scandal in China-Turkey relationship. Making matters more complicated, Uyghurs detained in Southeast Asian countries often claim to be from Turkey to avoid being deported to China.

A separate story published earlier this month by China’s Xinhua tells a similar tale: a Uyghur is smuggled out of China and told to claim to be Turkish if arrested. Upon reaching the Turkish embassy in Malaysia, he and other are given identification documents from the embassy, which allowed them to travel to Turkey.

Adding what China will view as a grave insult to the existing injury, one of the travel documents viewed byReuters listed a Uyghur child’s nationality as “East Turkestan,” a name used by Uyghur activists to refer to their homeland as a separate state. In China, the name is associated not only with separatism but with terrorism—as in, the East Turkestan Islamic Movement.

The dark side of the Uyghur documents scandal, as the China Matters blog noted, is what happens to the migrants after they arrive in Turkey. Some then travel to Syria to join the fighting, including linking up with Islamic State. China claims to have arrested Uyghurs trained abroad who then returned to China with the intention of carrying out terrorist attacks.

Meanwhile, anti-China sentiments in Turkey reveal the forces that may be driving Turkish diplomats to provide travel documents to Uyghurs. In early July, Istanbul saw anti-China protests outside the Chinese consulate. Demonstrators carried the blue flag representing East Turkestan and burned a Chinese flag. The protests spilled over into violence, including an attack on a Chinese restaurant in Istanbul and harassment of Chinese tourists. China’s Foreign Ministry warned its citizens traveling in Turkey to be careful.

The protests were motivated by Turkish anger over reports that China’s government was restricting Uyghur observations of Ramadan, the Muslim holy month. The Turkish foreign ministry issued a statement in early July remarking that reports of Uyghurs “banned from fasting and fulfilling other acts of worship have been received with sadness by the Turkish public opinion.” Turkey’s foreign ministry expressed its “deep concern” to the Chinese ambassador; in return, China’s foreign ministry “expressed  concern” over Turkey’s concern.

More anger boiled over after the news emerged that Thailand had deported nearly 100 Uyghurs back to China. Thailand was forced to close both its embassy in Ankara and its consulate in Istanbul due to protests. The Istanbul consulate was even stormed by protestors, who tore down the Thai flag, destroyed furniture, and smashed windows.

Erdogan attempted to smooth the situation by calling on Turkish citizens not to be misled by the reports. He suggested that the negative reports were an attempt by unnamed forces to undermine his upcoming trip to China, calling the timing suspect. “[C]laims about China’s pressure on our siblings in the Xinjiang Uighur Autonomous Region lead to sensitivity in our public,” Erdogan said in a speech on July 9. “However, to a great extent the images and reports circulating in the media have made this sensibility prone to exploitation, deliberately or not.” He urged people “not to rise to the bait of provocateurs,” saying incidents like the ones in Istanbul “neither suit our hospitality nor are they a remedy for the troubles of our Uyghur siblings.”

China has also made some attempts to limit the fallout to the local diplomats responsible. In the story inReuters, a Chinese official tries to draw a line between local embassies and the central Turkish government. “The general attitude of the Turkish government has been not bad,” says Tong Bishan, a senior Chinese police officer dealing with the case of illegal Uyghur immigrants. “But what we have seen is that employees at Turkish embassies have been providing help.”

The attempts on both sides to smooth things over—though mostly futile—indicate that China and Turkey alike were hoping for a productive visit from Erdogan. For China, Turkey is a crucial link in the Silk Road Economic Belt, the connection between Europe and the Middle East on the main artery of the overland route. Turkey and China officially agreed to cooperate on the Silk Road project in October 2013 (just after the idea was unveiled), but there’s been little concrete progress thus far, despite Turkey’s stated wish for increased Chinese investment.

Defense cooperation has also been a case of one step forward, two steps back. In September 2013, Turkey announced that a Chinese company had won the contract to produce a surface-to-air missile system that can be used for missile defense. In 2014, however, Turkey backtracked, saying it would still consider other bids — likely a result of Western pressure meant to keep a NATO member from importing Chinese technology (Erdogan, however, cited disagreements on joint production, a key requirement for Turkey). China would be eager to get the deal back on track.

It will be doubly difficult now to focus on cooperative projects, however, with both countries holding charged sentiments over the Uyghur issue.

http://thediplomat.com/2015/07/uyghur-issues-cast-pall-over-turkey-china-relations/

2014- YARKENT KATLİAMININ YIL DÖNÜMÜNDE ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET İLE ANIYORUZ

Bugün 28 temmuz 2015. Yarkent-İlişku katliamının 2. Yıl dönümü.

Bir yıl önce bugün, Ramazan bayramının ilk gününde Yarkent’in İlişku kenti Çin işgal ordusu tarafından ağır silahlarla bombalandı. 3 Yerleşim bölgesi haritadan silindi .3- 5 bin civarında masum Müslüman Uygur Türkü öldürüldü. Yarkent-İlişku katliamını 2. yıl dönümünde aziz Şehitlerimizi Rahmet ve Minnet ile bir kez daha anıyoruz.

Hamit Göktürk / Uygur Haber ve Araştırma Merkezi (UYHAM)

Doğu Türkistan’da kurulan son bağımısız ve uzun ömürlü Uygur devleti in önemli kültür merkezlerinden, yaklaşık 2 asır süren uzun soluklu Uygur Devleti; Saidiye Devleti’nin başkentlik yapmış olan Yarkent’in 12 Km.kuzey doğusundaki bölge’nin sayfiye yeri olan İlişku kenti’nde İşgalcı Çin Doğu Türkistan’da yaptığı en ağır katliamlardandan berine imza atmıştır. Ramazan bayramı arafesi akşamı bir evde toplanarak kuran-i Kerum okuyarak ibadet eden kadın ve çocuklar İşgal polisi tarafından Karokol’a götürülerek hapsedildi.Bunu haber alan hapsedilenlerin aileleri Karakol’a giderek İşgalcilardan eş ve çocuklarının serbest bırakılmasını talep ettiler. Sömürgeci Çinli İşgalcılar masum sivil halkın bu barışçıl ve insani taleplerine ateşle karşılık verdiler.Bunun üzerine bölge halkı Karakol’da görevli İşgal Polisini rehin aldılar.Bunun üzerine Yarkent merkez’de konuşlu Çin işgal ordusu kente giderek tanklar,toplar ve diğer ağır silahlarla masum sivil halkın oturduğu evlere eetopyekun bombaladılar.Çinli işgalcılar bununla de yetinimediler.Çin’den özel antıterör Birliği adı verilen ve her kıpırdayan nesneye ateş etme yetkisi verilen Üniformalı Katiller Sürüsü de bu katliama iştirak ettirildi. Bununla da yetinmeyen Çinli işgalcılar,bir Çin Havacılık Şirketi’nden İnsansız Hava Aracı(İHA.)  kiralayarak İlişku,Aral,Ordanlık,Tağarçı  ve civar bölgeleri havadan gözetleyerek keşif yaptılar.Çin savaş uçakları bölgeye günlerce bomba yağdırdı.Savaş Helikopterleri alçak uçuş yaparak evlerine sığınan masum kadın,yaşlı ve çocukları pencelerden ve ayvanların revaklarından  ateş yağmuruna tuttular.Yarkent İlişku ve diğer bölgeler aylar süren askeri abluka altına alındı. Katliamlar haftalarca devam ettirildi. Giriş çıkışlar yasaklandı.Habereleşme sistemleri kesildi.Telefon,internet hatta elektrik hatları dahi kesilidi. Çinli işgalcılar bölgeyi tam bir cehenneme çevirdiler.Çin’in Yarkent’te yaptığı soykırım Hitler Faşizmi ile Alman Nazilerinin Yahudilere karşı gerçekleştirdikleri baskı,zulum ve vahşetten  kat kat daha  acımasız ve insanlıktan uzaktı.   Çinli işgalcılar Yarkent-İlişku katliamında bütün insanı değerleri   hayasızca çiğnedi. .İmza koyduğu BM.insan hakları beyannamesi başta insanlığın ortak değerlerinin korunmasına yönelik bütün uluslar arası anlatşmaları  hiçe sayarak ayakalar altına almıştır. İnsanlık, insanı değerler ve  insanlık onuru Yarkent- İlişku katliamında  Çinli işgal Ordusu tarafından yok edilmiştir.
Yarkent’te katledilen insan sayısı ile Çin işgal Ordusunun yaptığı katliam ve insanlık dışı  uygulamalar 05 Temmuz 2009 Urumçi katiamından kat kat fazladır.Yarkent katliamina ait bilgiler ve haberlerin   İşgalcı Çin’in uyguladığı katı sansür duvarı  nedeniyle kamu oyuna duyurulaması önlenmiştir.İşgalcı Çin Ordusunun sansür duvarını aşarak Urumçi’den olayı dış dünya’ya duyuran kahraman Uygur genci 22 yaşındaki Ebubekir rahim,4 ülkeye iletmeyi başardığı  mesajı şöyle ;

YARKENT-İLİŞKU  MÜCAHİTLERİNİN  TÜRK- İSLAM ALEMİNE VE HÜR DÜNYA’YA  İMDAT  ÇAĞRISIDIR…!

201408021101china1

ESSELAMUN   ALEYKUM, AZİZ KARDEŞLER ;

Yurdumuz, ağır zulüm içinde kaldı.Bizim Sesimizi Dünya’ya Duyurunuz ! Bizler gerçekten çok zor ve çaresiz durumdayız ! 28 Temmuz 2014’da Yarkent Şehrinin İlişku Kasabasının 15-16 ve 17.kentlerinde Kutsal Ramazan Ayının son gününü ibadet ile geçirmek(Çünkü,bizde Ramazan bayramı 29 Temmuz’da başladı.)maksadiyla bir kısım Hanımlar 30 ve 15 kişilik guruplar halinde toplanarak yatsı namazı kıldıktan sonra Ku’an-İ Kerim okumuşlar ve ve ibadet etmişler. Erkekler ise,Yatsı namazı için Cami’ye gitmişlerdi. Hanımların bu toplu namaz kılma ve ibadet etme olayını Muhbirleri aracılığı ile öğrenen ve hazır bekleyen silahlı Çin Güçleri Hanımların ibadet ettiği eve baskın düzenleyerek Bebeklerin ve yaşlıların de bulunduğu guruba ateş açarak büyük bir katliam gerçekleştirmişler. Evde ibadet etmekte olan bütün hanımlar bu saldırıda şehit olmuşlardır. Bu saldırıda hayatını kaybedenlerin tam sayısı 50 kişidir. Katliamı yapan Çinli işgal Askerleri katliamı yaptıktan sonra olay yerinden derhal uzaklaşmışlardır. Yatsı namazından sonra bu durumu haber alan bu hanımların yakınları olay yerine intikal ederek eşlerinin ve yakınlarının ceseteleri ile karşılaşmışlardır. Bunlar büyük bir infiale kapılmışlar ve öldürülen kadın yakınlarının cesetlerini de de yanlarına alarak olayın soruşturulması ve sorumlularının cezalandırılması talebi ile Kent Polis Merkezi ve Yerel Kent Yönetim Başkanlığına gitmişlerdir. Ancak, Yetkililer halkın talep ve isteklerini dinleyecekleri yerde onların Polis Merkezi’ne ve Yönetim Merkezi’ne(Kent Halk Hükümeti’ne) baskın yaptıklarını iddia ederek gelenlerin tamamını göz altına almışlar. Bu duruma şahit olan adı geçen Kentin Cami imamı Vuling Markalı otomobiline binerek çevredeki bütün kentlere gitmiş ve halkı bu katliam ve zülme karşı seslerini yükseltmelerini istemiş ve etkili ve ateşli konuşmalar yapmıştır.Cami İmamı, “Çin Yönetimi böyle kendi hallerinde ibadet eden hanımlarımızı ve çocuklarımızı öldürürlerse bizim buna sessiz kalmamız doğru değildir.Direnmek ve cihad etmek için bundan daha önemli bir sebep olamaz ! yolundaki vaazları aracılığı ile halkı örgütlemiş ve olayı protesto etmeye davet etmiştir. Bunun üzerine toplanan halkın üzerine Çin Ordusu şiddetli saldırılar gerçekleştirmiş ve bu kentte büyük bir katliam daha yapmıştır. Bu 3 Kenti Çin Ordusu şiddetli bir bombardımana tabi tutmuştur. Bombardımandan sonra kente giren Silahlı Çin Birlikleri hayatta kalan ve yaralı olanların tamamını öldürmüşlerdir.Bazı Müslüman Uygurların kafalarını bedenlerinden ayırmışlar. Yaşlılar,çocuklar ve Emzikli bebekleri dahi anneleri ile birlikte öldürmüşlerdir. Kentte canlı kalıp kalmadığını tesbit etmek için yollanan 17 Uygur Özel Polis Memuru araştırmalarında 13 kişinin hayatta kaldığını tesbit etmiş ve bunları ana yola getirerek orada kurşuna dizmek suretiyle öldürmüşlerdir. Bunlar dan biri yaşlı bir erkek ile yeni doğum yapmış bir kadın olup diğerlerinin tamamı Çocuklardan oluşuyordu. Çin Askerleri bu kentlerde katliamı tamamladıktan sonra No Tüğmen,Neş Kuduk ve İlişku çevresinde bulunan Hangdi, Dongbağ ve Koşirik köylerinde de büyük katliamlar yapmışlardır.Çin askerleri Yarkent şehir merkezi’nden gelen Koşirik Köyü ile, Merkit İlçesinden gelen yol üzerindeki Döngbağ köyüne kontrol noktaları kurmuş ve kente giriş çıkışları tamamen yasaklamış bulunmaktadır. Bu bölgelerde katliamlar hala sürmektedir. Ayrıca,Yarkent Nehrinin iç kısımlarındaki yerleşim yerleri olan Gülbağ, Tomösteng,Ordanlık, Çarek,Tağarçı, Pekiçi, Mişa(Mirşah) ve İşkol gibi kalabalık köylerde baskı,zulüm ve tutuklamalar halen devam etmektedir.. Ramazan bayramında bir birleri ile bayramlaşmak için toplananlar de tutuklandığı için Halk, bir birlerini bayram’da ziyaret edememiştir. İnsanlar bir birleri ile selamlaşmaktan dahi çekinmektedir. Çünkü bu köylerde 2-3 kişi bir araya gelirlerse göz altına alınıyor. Hangdi Kenti’nde neler olduğu, ne derecede bir kırım olduğu ve kaç kişinin Çin Askerlerince katledildiği bilinmemektedir. Bölge tamamen Çin askerlerince işgal edilmiş olduğundan, Askerlerden başka hiç kimse,bir mahalleden diğer bir mahalleye gidemiyor. Ben 7 yaşında bir kızı ile Amcalarının bu kırımda öldürülen bir kişinin İlişku kentinde aklını yitirmiş bir durumda kendi köyüne gidemeden ağlayarak dolaştığını duydum. Çin Askerlerinin katliamında öldürülen Müslümanların cesetlerinin inşaat malzemeleri taşımaya mahsus araçlarla(Pendur Aracı ile) taşındığını bizzat gördüm. Cesetler tanınmayacak derecede param parça bir durumda idiler.Cesetlerin taşınması esnasında kol ve bacaklarının ana gövdeden ayrılarak yollara düştüğünü gördüm.Bu ceset parçalarını toplayarak toprağa gömenlerin (defnedenlerin) dahi tutuklandığına şahit oldum. Aziz Karındaşlar ; İlişku,Yarkent’in en kalabalık ve büyük kentlerinden biridir.Yarkent’e bağlı kent ve köylerin nüfusu en az 500-600 hane civarındadır.Eğer biz buna göre hesaplama yaparsak, sadece İlişku kentinde öldürülenlerini sayısının 3- 5 bin civarında olduğunu tahmin edebiliriz. Bu sayı belki de daha az hesaplanmış olabilir diye düşünüyorum. Çünkü,katliam yapılan Kent ve Köylerdeki bilgiler ve haberler çok sıkı şekilde kontrol ve denetim altındadır.İlişku Kentinde kaliam ile ilgili bir haberi açıklayan 3 Uygur Polis memuru Çinli Askerler tarafından anında kurşunlanarak öldürülmüştür. Aziz Vatandaşlar Benim yukarıda ifade ettiğim bütün her şey tamamen doğru ve gerçektir.Benim yazı yazma konusunda seviyem sınırlı olduğu için olayları basit kelimeler ile ifade etmeye çalıştım.Gerçekten bu bölgede durum çok ağır ve vahimdır. Belki,bu kentlerde şimdiye kadar görülmemiş ve tarihin en büyük katliamı yapılmaktadır.Ben bu mektubu yazarken dahi,dışarıda Çin polis Otomobilleri sirenlerini sonuna kadar açarak sokaklarda devriye gezmekte ve kent sakinlerini tehdit ederek korkutmayı sürdürmektedir. Allah Taala hepimizi (Öz dergahınada) korusun. Amin Karındaşlar, Bizim sesimizi tüm dünya’ya duyurun ve   durumumuzu insanlara iletiniz. Bu beyannameyi başka dillere de tercüme ederek diğer Milletlere de duyurmanızı ümit ve talep ediyorum. Bu günlerde Uluslar arası bağımsız gözlemciler bölgeye gelmiş olsa idiler,insansız şu kentleri ve köyleri bizzat görmüş olurlardı. Karindaşlar, Bizim ve Vatanımızın selameti için bizlere dua etmenizi istiyorum.Bu haber ve bilgileri gücünüzün yettiğince çoğaltın ve insanlara iletiniz. Sizleri Allah Taala’ya emanet ediyorum.

İŞGALCI ÇİN’İN YARKENT-İLİŞKU KATLİAMINI UNUTMAK,ŞEHİTLERİMİZE İHANETTİR.ASLA UNUTMAYALIM!

http://www.uyghurnet.org/22615/

Finlandiya dan 11 maddelik Doğu Türkistan çağrısı

1236929_1419340641620693_1542177675_n
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN
G20 zirvesi öncesindeki temaslar çerçevesinde planlanladığınız Çin ziyaretinizde iyi yolculuklar dilerken şu hususu dikkatinize sunmak istedik:
Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devletine yakışan dünyanın neresinde olursa olsun zulme ve haksızlığa karşı tavir koyma seciyeniz çerçevesinde Doğu Türkistan Türklerinin sorununa önceki devlet yetkililerimizden hiç görmediğimiz iyiliği sizin şahsinizda gördük,her Doğu Türkistan evladı size sonsuz teşekkürlerini ifa etmeyi borç bilmektedir.
Finlandiya Doğu Türkistan Derneği, dünyanın neresinde bir ezilen varsa onunla ilgilenmeyi kendisine görev edinmiş bir sivil toplum kuruluşudur. Bu bağlamda, Doğu Türkistan meselesi ile ilgilenmeyi de kendimize görev addediyor ve şu çağrıları yapıyoruz:

1- Çin devleti bir an önce Doğu Türkistan’daki olağanüstü güvenlik tedbirleri adı altındaki keyfi idamlara,şüpheli zannettikleri Uygurlara rastgele kurşun sıkmaya, insan hakları ihlallerine ve asimilasyon politikalarına son vermeli, Uygur Türklerini eşit vatandaş olarak görmeli .

2. Doğu Türkistan Uygur özerk bölgesinin zamanında Çin devletince tanınan ve hala yazılı olaral var olan ama Çin devleti yönetimi tarafından ihlal edilmekte olan Özerklik hakları ivedilikle yürürlüğe konmalı
3- Çin devleti Doğu Türkistanda yaşayan 35 milyon Türkistanlıyı ’’ yerel millet,azinlık’’ gibi olumsuz çağrışımları hatırlatan isme son verilmeli

4- Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin resmi yetkililerinin Çin ile ilişkilerini düzenlerken tarafsız ve adaleti esas alan Doğu Türkistan meselesini gündeminden düşürmemelerini talep ediyoruz.

5- Başta Türk konsolosluğu olmak üzere,TIKA , Diyanet işleri başkanlığı,Türk kızılayı gibi kurumların Urumçi de faaliyetlerine başlamalarını umuyoruz.

6- Çin devleti yetkililerini ‘’Çin anayasasında da güvence altına alınan bireylerin inanç özgürlüğü bağlamında Doğu Türkistanlıların dini eğitimi,camiye serbest girebilmeleri,isteyenlerin sakal bırakma ve başörtü takma ve hatta evlerinde kurani kerim bulundurma gibi durumlarını suç addetmekten’’ vazgeçmeye davet ediyoruz

7- Tüm diğer han Çinlileri gibi Uygur Türklerinin de ister Doğu Türkistan içinde olsun ister yurtdışında seyahat ve taşınma özgürlüğü kısıtlanmamalı daha yalın ifadeyle Doğu Türkistan içinde bir ilçeden diğerine giderken,muhtarlıktan,emniyet makamlarından damgalı icazet gağıdı alma zorunluluğu lağvedilmeli,yurtdışına seyahat ve ticari amaçlarla çıkmak isteyenlere pasaport verilmeli.
8-Yurtdışında akrabaları olan Doğu Türkistanlıların Çin devleti tarafından sürekli telefon ve haberleşmeleri mercek altına alınmalarının yanısa pişleme,intikam alma ve zaman zaman casusluk yapmaya zorlamalara son verilmeli
9-Çin devletinin Diasporada yaşayan her Doğu Türkistanlıyı potansiyel tehlike görerek tekrar Doğu Türkistan’a gidip gelmelerine yönelik kısıtlamalara son verilmeli,gerekirse onlarla diyalog kurarak masum talepleri değerlendirmeye alınmalı.
10-Hala Çin pasaportu taşıyan Uygurların eğitim,ticaret ve yaşam için bulundukları ülkelerde Çin büyükelçiliğine giderek pasaport ve konsolosluk işlemlerine başvurduklarında yaşanan çifte standart kaldırılmalı
11-Çin devleti herkesimden neredeyse %90 oranındaki Doğu Türkistanlının neden Çin devletine öfkeli olduklarının reel sebeblerine bakılmalı ve suçu Uygurlar’a mal etmek yerine Çin devleti de yaptıkları ve yapmakta olduklari yanlıştan vazgeçmeli.

Kamuoyunun ve ilgililerin dikkatine sunarız.

FINLANDIYA DOĞU TÜRKISTAN DERNEGI”

itaturkestan@gmail.com

Uyghurlargha we Uyghur Mollilirgha Semimy Nasihet

Elaxan sultanning ewladliri almataning sultanqorghan mehelliside yashaydu

almata-uyghur-yazghuchilar.JPG

Uyghur yazghuchiliri xatire sürette. 2008-Yili, almata.

RFA/Oyghan
Uzun yillar mabeynide qazaqistanning paytexti bolup kelgen almata uyghurlar zich olturaqlashqan chong sheherdur. Hazirqi almataning töwenki qismida orunlashqan uyghur mehellilirining biri sultanqorghan bolup, öz waqtida bu yerde ataqliq uyghur shexsliri yashighan. Buningdin tashqiri uyghurlar sheherning ichi we etrapidiki gorniy gigant, stalin, yeni hazirqi dostluq, zarya wostoka, chapay, qizil gheyret, qarisu we bashqimu mehellilerde köplep uchraydu. Uyghurlarda sultanqorghan, emdi resmiy höjjetlerde bolsa, birinchi almata dep nam alghan bu mehellide ikki meschit, shundaqla sowét – Gérman urushida sowét ittipaqi qehrimani unwanini alghan mesim yaqupof namidiki 101 – Uyghur gimnaziyisi orunlashqan.

Tarixtin melumki, 19 – Esirning ikkinchi yérimida uyghur élining ili wilayitide qed kötergen musteqil ili uyghur sultanliqi 1871 – Yili char rusiyesi teripidin yoqitilghandin kéyin, uning sultani elaxan almata shehirining hazirqi sultanqorghan mehellisige sürgün qilinghan idi. Mehellining mundaq dep atilishi shuningdin qalghan bolup, bu yerde elaxan sultanning bir nechche ewladliri yashap kelgen. Emdi uning qebrisining qeyerde orunlashqanliqi heqqide her xil melumatlar bar.

Almatada sultan begning uruq – Tughqanliri köp

2009 – Yili sultanqorghan mehellisining qisqiche tarixi, uning her xil mezgillerde yashighan turghunliri hem ularning hayati we turmush – Tirikchiliki heqqide shu mehellining turghuni imerjan qadirof «sultanqorghan. Shexsler tarixi» namliq kitabini neshr qilghan idi. 2013 – Yili uning ikkinchi qismi yoruq kördi. Aptor bu emgikide asasiy jehettin ötkenki esirning yigirminchi yilliridin ta bügünge qeder mushu mehellide tughulup ösken, emgek qilip, mehellining abroyini kötergen, uning iqtisadigha, medeniy tereqqiyatigha öz töhpisini qoshqan köpligen shexsler heqqide melumatlarni béridu. I. Qadirof hazir kitabning üchinchi qismi üstide ishlewatmaqta.

U radiyomiz ziyaritini qobul qilip, ene shu elaxan sultanning bu yerdiki ewladliri heqqide toxtilip, mundaq dédi: «shimal tereptin sultanqorghan qurulghan. Kün chiqish tereptin qizil gheyret qurulghan. Jenub tereptin gorniy gigant bilen chapay kolxozi. Kün pétish terepte stalin kolxozi. Munu töwen terepte zarya wostoka bolghan. Uni tunggan qurghan, shuning üchün tunggan mehellisi deptiken u waqitta. Elaxan sultanning jepem beg, kéwir beg, nesem beg, osman xelpem dégen akiliri, iniliri bolghan. Bular besh. Elaxan bizning bowimiz bolidu. Akiliri, iniliri mushu yerde bille bolghan iken: döngmelidin, sayboyidin, laysudin, qarasudin. Apamning dadisi jepem boghaltir bolghan iken. Bu yerde kéwir begning muzepperxan dégen balisi turdi. Muzepperning abdullam dégen balisi soqushtin yaridar bolup kélip, ikki – Üch bala tapti. Kibiroflar yuqirimizda turidu. Abdullam akining ikki hedisi bolghan, shemshinur bilen hurqiz. Shularning baliliri, newriliri bar. Almatada sultan begning uruq – Tughqanliri köp.»

Elaxan sultanning sürgün qilinghandin kéyinki teqdiri

Kitab aptori i. Qadirof anisi jenemning hékayilirini eslep, bu heqte mundaq dédi:«elaxanning kéyinki teqdiri apamning éytqini boyiche, apam elaxan sultanning inisining qizi, elaxan sultanning inisi jepembeg deptiken, apamning éti jenem. Apam 1910 – Yilning, dadam 1903 – Yilning. Yash u waqitta, 1928 – Yilliri. Bir kéchidila apamning dadiliri yoqap kétidu. Biri deydu ghuljigha kétip qaptu. Ikki – Üch kün nan yéqip, harwularni maylighinini dadam körüptiken. Dadam bilettiken ularning kétidighinini. Dadamgha apamning dadisi jékip éytiptu: “biz kétimiz. Sen qara, méning qizimni renjitme. Men sanga ishinimen, balam”. Apamning singilliri, hediliri, yene bir tughqanliri bar idi. Etisi apam dadam bilen barsa, ular yette – Sekkiz harwa bilen yoq, shu yaqqa ketken oxshaydu. Apam tonurning chöriside yügrep, siler méni aldap, tashliwétip kettinglar dep yighlaptu. Dadam barghanda, bularning hemmisi nan yéqiwatqan iken. “Nanni némanche qilisiler” dep sorisa, ” qish kéliwatidughu. Nanni etken chaygha chilap yése héchnerse bolmaydughu” deptu. Apam manga éytip béretti: tonurni tutsa, tonur issiq. Hazirqi yazghanlar elaxan sultanning qebrisini birliri mushu yerde, birliri u yaqta deydu. Mumkin bu yerde kömdi dégen yalghan melumattur. U waqitta hemmini sir tutatti. Oruslardin qorqatti.»

Ixtiyariy muxbirimiz oyghan
2015-07-25

http://www.rfa.org/uyghur/xewerler/medeniyet-tarix/sultan-ewladi-07252015000033.html/story_main?encoding=latin