Çin’den Uygur Mücahitlerine yönelik operasyon

HAVADAN VE KARADAN OPERASYON YAPILIYOR

4604

29 Eylül 2015, 23:43

Doğu Türkistan’ın Aksu vilayetine bağlı Bay İlçesinde bulunan bir Kömür işletmesi’nde 18 Eylul 2015’de Müslüman Uygur Mücahitler ile Çin işgal güçleri arasında şiddetli çatışmalar meydana gelmiş ve bu çatışmalarda en az 30 kişi ölmüştü.

Doğu Türkistan’ın Aksu vilayetine bağlı Bay İlçesinde bulunan bir Kömür işletmesi’nde 18 Eylul 2015’de Müslüman Uygur Fedai’ler ile Çin işgal güçleri arasında şiddetli çatışmalar meydana gelmiş ve bu çatışmalarda en az 30 kişi ölmüş ve onlarca kişide yaralanmıştı.

Çatışma bölgesinden alınan bilgilere göre, Çinli şirketin işlettiği Kömür işletmesindeki kapsül ve patlayıcıları almak için operasyon yapan Uygur Mücahitlerinin şimdiye kadar hiç biri ele geçirilemedi. Mücahitlere karşı Tanrı dağlarının güney yamaçlarında yer alan bu bölgede çok sayıda Çin işgal askerleri, merkezi Çin’den sevk edilen özel birlikler ile polislerin katıldığı büyük ve geniş çaplı bir operasyon başlatıldığı bildiriliyor.  Operasyonlar kapsamında bölgede yaşayan Uygur Türklerine ait bütün evlerin tek tek arandığı ve  yüzlerce   Müslüman Uygur’un  çeşitli suçlamalarla tutuklandıkları  belirtiliyor.

HAVADAN VE KARADAN OPERASYON YAPILIYOR

Tanrı dağları eteklerine saklandıklarından şüphelendikleri Mücahitlerin yakalanması için Çin işgal güçlerinin havadan helikopter, karadan ise süvari birliğine ait atlı askerleri kullandıkları belirtildi. Ayrıca, Çinli işgal güçlerinin bölgede yaşayan Uygur Türklerinden onlarca kişiyi kılavuz ve rehber olmaya zorladıkları ve yanlarında alıkoydukları belirtiliyor.

Bölge’ye sevk edilen İşgal Ordusu birliklerinin Tirekbazar(Kavakpazarı) kenti merkez İlköğretim Okuluna zorla el koyarak Karargah yaptıkları,Okul meydanının ise, helikopter pisti ile ambulans ve acil müdahale araçlarına park yeri  olarak tahsis edildiği bildirildi.

Operasyona kılavuz ve rehberlik  olmaları için görevlendirilen Mahalli halktan gençlere yakalanacak Mücahitlerin çok iyi eğitim almış ve organizeli teröristler olduğu ve üzerlerinde özel üniformalar olabileceği hakkında uyarıldıkları de gelen bilgiler arasında.

UYGURLARIN ATLARINA EL KOYDULAR

Çin işgal güçleri Operasyon Komutanlığı’nın ise, yayınladıkları bir emirname ile  Tirekebazar,Bulung(Köşe) ve Karabağ kentlerinde yaşayan Uygur Türklerine ait Atlara operasyonlarda kullanılmak üzere el koydukları de açıklandı.

Özgür Asya radyosu Çince sitesinde bildirildiğine göre, Tirekbazar  Kömür İşletmelerine operasyon düzenleyen Mücahitlerden 9 kişi hakkında yakalama emri çıkarıldığını, bu 9 kişinin bu saldırıyı gerçekleştiren Mücahitlerin tamamı mı yoksa,  bir kısmı mı olduğu hakkında her hangi bir açıklama yapılmadığı bilgisi yer alıyor.

http://mobil.kuremedya.com/HID=11488

İŞGALCI ÇİN, AKSU-BAY’DA BASKI,ZULUM VE DEVLET TERÖRÜ UYGULAMAYI SÜRDÜRÜYOR

İŞGALCI ÇİN, AKSU-BAY’DA BASKI,ZULUM VE DEVLET TERÖRÜ UYGULAMAYI SÜRDÜRÜYOR

tutqun-pidaiy-xitay-saqchi-herbiy.jpg

AKSU-BAY’DA OPERASYONLAR YAPAN ÇİN İŞGAL ASKERLERİ( Görüntüler Çin Tv.dan alınmıştır. rfa.org. uighur)  

Uygur Haber ve Araştırma Merkezi(UYHAM)
Çin işgal yönetimi 18 Eylul 2015’de Aksu vilayetinin Bay İlçesinde Uygur Fedailer tarafıından etnik Çinli şirketin işlettiği bir Kömür madenine yapılan eylemi bahane ederek Aksu ili,ilçeleri ile kömür madeni ve işletmesinin bulunduğu Tirekbazar kenti ve soğan bölgesi ile civar yerleşim yerlerinde sıkıyönetim ilan ettiği ve giriş çıkışları yasakladığı bildirildi. Müslüman Uygur Türklerinin yaşadığı yerleşim yerlerinin işgal polis ve askerleri tarafından kuşatıldığı, evlerin her gün tek tek arandığı yüzlerce Uygur gencinin gözaltına alınarak götürüldüğü açıklandı. Bölge’de yönetiminin tamamen Çin işgal Ordusuna verildiği Helikopter, tanklar ve zırhlı araçlar ve diğer savaş araç ve gereçlerinin bölgeye yığıldığı ,bölge’de yaşayan Uygur halakının elinde bulunan bütün Atlara el konularak operasyonlarda kullanılmak üzere  götürüldüğü ve bölge’de tam bir Çin devlet terörünün  hüküm sürdüğü  belirtildi.
Bütün bunlara rağmen İşgal yönetiminin Kömür işletmesine baskın olayını gerçekleştiren Uygur Fedai’leri yakalamayı başaramadığı, bütün modern savaş ve araçlarını kullanmalarına rağmen, bu konuda hezimete uğradığı açıklandı. Uygur Fedai’lerin dağlık bölgeyi çok iyi bildikleri için aradan 2 hafta geçmiş olmasına rağmen izlerini kaybettirdikleri açıklandı.
Çin işgal güçlerinin Uygur Fedai’leri yakalama konusunda hezimete uğramalarına temel sebep olarak ; onların izlerini kaybettikleri dağlık bölgenin ve yollarının çok karışık ve çetrefli ve aynı zamanda tehlikeli olması, olarak gösteriliyor.Ayrıca,Uygur Fedai’lerin bu tehlikeli ve karmaşık yolları çok iyi bildikleri ve kömür işletmesine baskın sırasında İşgalcı Çin polis ve askerlerinden ganimet olarak ele geçirdikleri silahlar ve bombaları kullanmalarından çekinip korktukları için daha fazla madahele edemedikleri yolunda.
Özgür Asya radyosu internet sitesinde yer alan bilgilere göre,Çin işgal güçlerinin Bay ilçesi yakınılarındaki yaylalarda sürü bakan ve çobanlık yapan Uygurları sürüleri ile birlikte bölgeden uzaklaştırıdıkları bilgisi yer alıyor. Çin işgal güçleri .Operasyonlarını Tanrı dağlarının eteklerinde bulunan ve Tirekbazar kenti’nin karşısı  ve batı tarafında  yer alan Karabağ kentine kadar genişlettikleri haber veriliyor.
Öte yandan bölge’de yaşayan Uygur Türklerinin erkeklerinin Çin İşgal yönetimi’nce ellerine uzun sopalar tutuşturularak Uygur Fedai’leri yakalama operasyonlarına zorlandıkları bazılarının ise,bölgenin önemli ve stratejik yerlerinde nöbet tutturuluduğu gelen haberler arasında. Bölge’nin Tirekbazar,Bulung(Köşe) ve Karabağ kentlerinde yaşayan Uygur Türkü Hanımların ise, operasyonlara katılan Çin işgal polisi ve askerlerine sıcak yemek yapmaları için bu kentlere zorla getirildikleri bildiriliyor.
Uzmanlar,bölge halkının zorla operasyonlara iştirak ettirilmesi ve hanımlarının yemek yapma bahanesi ile belirli merkezlerinde toplanmasının bölge halkının kontrol altında tutmak ve Uygur Fedai’lere yardım ve yataklık yapmalarını önlemek olduğu fikrinde birleşiyorlar.

http://www.uyghurnet.org/isgalci-cin-aksu-bayda-baski-zulum-ve-katliamlarini-surduruyor/

21-Séntebirdiki Moskwa Yighinida Uyghur Teshkilatliri Wekillirining Bolmasliqi Taratqularning Diqqitini Qozghidi

The Amblem Of Uyghuristan Republice

Muxbirimiz Qutlan
2015-09-28

Amérika awazi we bashqa chong taratqularning xewer qilishiche, dunyadiki musteqilliq telep qiliwatqan milletlerning 35 teshkilat wekilliri 21-Séntebir küni moskwagha teklip qilinip yighin achqan.

Taratqular, yighin komitétining shinjang uyghur aptonom rayonighimu teklipname ewetkenlikini, lékin u yerdin héchkimning yighingha kelmigenlikini ilgiri sürgen.

Bu yighinni rusiye prézidénti putinning himayisidiki «rusiye yersharilishishqa qarshi heriket teshkilati» uyushturghan.

«Milletler ara dialog, milletlerning öz teqdirini özi belgilesh hoquqi we köp qutupluq dunya berpa qilish» dep nam bérilgen bu yighigha ukrainaning sherqiy qismidiki rus bölünme küchliri, ispaniyediki katalan musteqilliq terepdarliri, shimaliy irlandiye teshkilatliri, amérikining haway shtatidiki yerlik xelqler teshkilati bolup, 35 teshkilat we heriketning wekilliri qatnashqan.

Taratqularning «rusiye sodigerliri géziti» din neqil keltürüshiche, «junggoning shinjang uyghur aptonom rayonidiki munasiwetlik erbablarning teklipname tapshurup alghanliqi, emma ularning yighingha kelmigen» liki ilgiri sürülmekte.

Taratqular yene mezkur yighinni uyushturghuchi teshkilat bashliqi ionofning chetellerdiki uyghur teshkilatlirigha teklipname ewetken yaki ewetmigenliki heqqide gep qilishtin özini qachurghanliqini bildürmekte.

Közetküchiler, putin we qol astidiki rusiye dairilirining perde arqisida turup mezkur yighinni uyushturush arqiliq yene bir qétim siyasiy oyun oynawatqanliqini tekitlimekte.

İNGİLTERE’DE UYGURLARIN DA YER ALDIĞI “TÜRK DÜNYASI DAYANIŞMA PLATFORMU” KURULDU

İngiltere’de faaliyet gösteren Türk Dünyası toplumları ve kuruluşlarının temsilcileri 27 Eylul 2015 Pazar günü  biraraya gelerek, ‘Türk Dünyası Dayanışma Platformu’ şemsiye kuruluşunu oluşturdu.

İngiltere'de 'Türk Dünyası Dayanışma Platformu' kuruldu

MUSTAFA KÖKER / LONDRA

27 Eylul 2015 Pazar akşamı Wimbledon şehir merkezindeki Rosy Lea Café’de gerçekleşen toplantıda, farklı ülkelerden, Türk soylarını temsil edenler biraraya geldi.

İşadamı ve activist Atilla Abacıoğlu’nun girişimi ile biraraya gelen Azeri, Uygur, Kırım Tatar, Özbek, Batı Trakya, Kuzey Kıbrıs, Kuzey Irak, Türkiye kökenli kuruluş temsilcileri, “Dilde Fikirde İşde Birlik” şiarı ile bir platform oluşturduklarını açıkladılar.

Toplantıda konuşan Atilla Abacıoğlu, bütün dünya milletlerinin sosyal, kültürel, millî ve manevî değerlerini koruma, geliştirme ve tanıtma çabası içinde olduğu günümüzde dilde, fikirde ve düşüncede birlik olmanın önemini işaret etti.

Abacıoğlu, “ben değil, biz şuuruyla İngiltere’de yaşayan Türkler olarak, İsmail Gaspıralı’nın, ‘Dil’de, Fikirde, İş’de Birlik’ sloganıyla Irak’ta, Suriye’de, Kırım’da, Doğu Türkistan’da ve Dünyanın en ücra köşesinde ezilen, soykırıma uğrayan soydaşlarımıza; ‘El birliği, gönül birliği, iş birliği, güç birliği, söz birliği için’ Türk Dünyası Dayanışma Platformu’nu kurmuş bulunmaktayız” şeklinde konuştu.

Yaşamını İngiltere’de sürdüren ve farklı Türk soyları ile sivil toplum kuruluşlarını temsil edenlerden oluşturulan Platform’un Başkanlığını Türkiye’den Atilla Abacıoğlu üstlenirken, kuruluşuna katılarak görev alanlar şöyle:

Sündüs Sagi (Kuzey Irak), Melek Maksudoğlu, Caner Mülayim (Kırım), Fatosh Gulsah (KKTC) Yoldush Juraboev (Özbekistan) Ülviyye Akif (Azerbeycan) Rahima Mahmut (Doğu Türkistan), Rıdvan Hacıbedel (Batı Trakya) ve Özlem Acı (Türkiye).

Londra Yemek

‘Türk Dünyası Dayanışma Platformu’ toplantısına katılanlara, Rosy Lea Café tarafından, kurban etinden hazırlanan kavurma ve tatlı ikram edildi.

Kaynak : http://www.eurovizyon.co.uk/londra/ingilterede-turk-dunyasi-dayanisma-platformu-kuruldu-h38965.html

EMPERYALİZME MEYDAN OKUYAN EBULFEYİZ ELÇİBEY

Türk milleti ve İslâm âlemi olarak 20. asırda büyük bir “Kaht-ı Rical” (devlet adamı kıtlığı) sıkıntısı yaşadık. Geçtiğimiz asır kadar olmasa da bu asırda da “Kaht-ı Rical” devam etmektedir.

Gürkan YASİN (gurkanyasin1435@gmail.com)

20. asırda Türk milletinin başına, Müslüman Türk gibi düşünen, Müslüman Türk gibi yaşayan, Müslüman Türk gibi konuşan, Müslüman Türk’ün tarihî mefkûresine gönül veren, Müslüman Türk’ün dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilen, bu uğurda makamını, mevkiini, malını, mülkünü, ailesini, kendi kellesini icab ettiğinde feda edecek, basiretli, dirayetli, cesaretli devlet adamı çok nadir gelmiştir.

“Can Azerbaycan”ımızın istiklâl ateşini yakan, Oğuzların yiğit beyi, Ebulfez Elçibey bu nadir devlet adamlarından biridir.

Elçibey, “milletler hapishanesi” olarak niteleyebileceğimiz, tarihin gördüğü en zalim devletlerden biri olan Sovyet Rus İmparatorluğundan ayrılarak bağımsızlığını ilân eden Türk Cumhuriyetlerinin başkanları arasında “Komünist Partili olmayan” tek liderdir.

Ne yazık ki Türk Cumhuriyetlerinin tamamına yakını “Komünist Parti Genel Sekreterliği” yapmış, Moskova’ya rabıtalı siyasîler tarafından idare edilmektedir. (Bunların içerisinde en azılısı, İslâm Medeniyetinin büyük merkezlerini bünyesinde barındıran Özbekistan’ın “katıksız İslâm düşmanı” devlet başkanı İslam Kerimov’dur.)

Hayatını Komünizmle mücadeleyle geçiren Elçibey, Şarkiyat alanında uzman bir akademisyen olarak üniversitede vazife yaptığı senelerde dahi KGB işkence merkezlerinde yargılanarak, taş ocaklarında çalıştırılmış, birçok kez hapis yatmıştır. Elçibey inandığı “İstiklâl Dâvâsı”nı her türlü zorluğa rağmen yaşatarak inancının çilesini çekme bahtiyarlığına ermiştir.

80’lerin sonu 90’ların başında Azerbaycan’da “Rus Emperyalizması”na son veren “İstiklâl Mücadelesi”nin fitilini ateşlemiş, kendini, daha sonraları ismi “Azadlık Meydanı” olacak olan lenin meydanında, Azerbaycan’ın tutuşan İstiklâl ateşini söndürmeye gelen Rus tanklarının önüne atmıştır.

Yüzlerce Azerbaycan Türk’ünün şehid düştüğü bu hadiselerde Elçibey de yaralanmış ve o şehidlerin kanları üzerinden hür ve müstakil Azerbaycan yükselmiştir.

aLPTEKİN-eLÇİBEY

Azerbaycan’ı diğer Türk Cumhuriyetlerinden ayıran bir diğer husus da işte budur. Azerbaycan hürriyetini Rus keferesinin bir lütfu olarak değil, kan dökerek, can vererek almıştır.

Azerbaycan Türk’ü, istiklâlinde büyük emeği geçen Elçibey’i devlet başkanlığına seçerek istikbalini de bu büyük lidere emanet etmiştir.

Tam İstiklâl parolası ile hareket eden Elçibey ilk iş olarak ülkedeki bütün Rus askerlerini, Azerbaycan kıyılarındaki Rus donanmasına ait gemilerin tamamını sınır dışı etmiştir. Moskova’nın karşı çıkışlarına rağmen Elçibey bu dirayeti göstermeseydi, bugün hâlâ Azerbaycan’da büyük bir Rus kuvveti var olabilirdi.

Ordusu, bütçesi, kadrosu olmayan Azerbaycan’ı, ayağa kaldırmak için çalışan Elçibey, aşk derecesinde sevdiği Türkiye’nin Azerbaycan’a “ağabeylik” yapmasını istemiştir.

Lâkin dönemin Başbakanı Demirel bu isteklere kayıtsız kalmıştır.

Hatta Demirel, Azerbaycan – Ermenistan Harbinde savaşmak için Türkiye’den Azerbaycan’a hareket edecek olan bir uçak dolusu dönemin milliyetçi-mukaddesatçı gençlerinin gidişlerine pasaportları olmadığı gerekçesiyle (!) izin vermemiştir. Bu gençler Cumhurbaşkanı Özal’ın inisiyatif almasıyla ancak Türkiye’den ayrılabilmişlerdir.

Ebulfez Elçibey Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sınırların kalkmasını, Türk Dünyasının bir ve bütün olarak hareket etmesini istemekteydi.

Dünyanın mühim petrol yataklarından olan Bakü petrollerinin ise %35’inin Türkiye, %35’inin Azerbaycan, geriye kalan %30’unun ise “sus payı” olarak Batı sömürgecilerine verilecek şekilde taksimat yapılmasını düşünüyordu. (Bugün Türkiye %5 pay almaktadır. O da Bakü-Ceyhan boru hattı vesilesiyledir.)

İslâm ülkelerinin asırlardır kanını emmeye alışmış olan Batılılar, %30’luk sus payını azımsayarak yanaşmadı. Neticede uluslararası petrol baronlarının operasyonuyla Elçibey’e karşı darbe yapılarak, devlet başkanlığından uzaklaştırıldı.

Peki, hiçbir liderin göstermediği kadar Türkiye’ye aşk derecesinde bağlı olan Elçibey’e bu şekilde darbe yapılırken Türkiye ne yapmıştı?

Türkiye her zamanki yaptığını yaptı. Seyretmekle yetindi. Tıpkı burnumuzun dibindeki on iki adaları bir oldu bittiye getirip işgal eden Yunanlıları seyredişimiz gibi.. Tıpkı Stalin deccalinin zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınan Azerbaycan Türk’ü aydınların, Stalin köpeğinin Ankara’daki yoldaşı İnönü tarafından Türkiye’ye geçişine izin verilmeyip, Boraltan Köprüsü üzerinde, Türk hududunu muhafaza eden askerlerimizin gözleri önünde, Kızıl Rus kefereleri tarafından kurşuna dizilmesini seyrettiğimiz gibi…

Acaba biz ne zaman akıllanıp “bizden olana” sahip çıkmaya başlayacağız?

Sonraları Rahmetli Abdullah Çatlı’nın da içinde bulunduğu bir ekip karşı harekâtla, Elçibey’i yeniden iktidara getirmek için faaliyete geçti. Lâkin yaptıkları planın MİT vasıtası ile Demirel’e ulaştırılması, Demirel’in de Haydar Aliyev’i arayarak haber vermesi üzerine bu harekât akamete uğradı, gerçekleştirilemedi.


Elçibey’in hikâyesi mağdur, mazlum ama mağrur olan Müslüman Türk milletinin hikâyesidir. Allah izin verirse bu hikâyeyi yazmaya devam edeceğiz…

KAYANAK : Habervaktim.com- 29.09.2015

http://www.uyghurnet.org/24938-2/

AKSUDA   ÖLENLERİN   EN AZ  70 KİŞİ OLDUĞU AÇIKLANDI

Uygur Haber ve Araştırma Merkezi(UYHAM)

18 Eylul 2015’de Komünist Çin’in işgalindeki  Doğu Türkistan’in Aksu Vilayeti,Bay İlçesine bağlı Tirekbazar Sogan Kömür İşletmelerinde Uygur Fedailerce gerçekleştirilen baskın ve Sonrasında çıkan  çatışmalarda ölenlerin sayısının 70 olduğu açıklandı.

İsveç merkezli Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi Haber Sitesinde(UYHEWER’da) yere alan ve bu merkez’in özel kaynaklarınca elde edildiği belirtilen   bilgilere göre  18 Eylul’deki çatışmalarda ölen veya yaralanların  70   ve eylemi gerçekleştiren Müslüman Uygur Türkü Fedai’lerin sayılarının ise  20-30 civarında olduğu belirtildi.

Özgün Asya Radyosu’nun bölgedeki işgal yetkililerinden telefonla  elde ettiği bilgiler ise,adı geçen radyonun haber sitesi’nde (rfa.org/uighur.com)şöyle yer aldı : Tirekbazar Polis Merkezi’nde görevli bir  nöbetçi yetkili, çatışmalar hakkında üst makamların şimdiye kadar hiçbir açıklama yapmadıklarını  bu nedenle de çatışmalarda ölen veya yaralananların sayısının bilinmediğini söyledi.Polis merkezi Nöbetçisi  Amirlerinin “bu olay benzer olaylara  göre,  sonuç itibari ile daha ağır zayiatlı  ve daha  geniş boyutlu  olmuştur.= Bu qitimki vakaning salmıqı iğir boldu.” İfadesini kullandığını  yazdı.

Nöbetçi  İşgal Polisi ayrıca  olay günü Kömür Madeni İşletmesi’ne ait 6 katlı  işçi Yatakahanesi’nde kalan ve ocak’a inmek üzere hazırlık yapmakta olan etnik Çinli göçmen işçilerin tamamının çatışmalarda öldükleri ve eya yaraladıklarını ,ancak maden’de çalışmakta olan Çinli işçilerin kurtulup hayatta kaldıkılarını açıkladı. Sokakta dolaşan haberlere göre çatışmalarda en az 50 Çinli işiçinin hayatını kaybettiğini, baskın olayının gerçekleştiren Uygur Fedailerin sayısının ise,20-30 civarında olduklarını duyduğunu ifade ettiğini bildirdi.

Uzmanalar,Uygur Fedailerin Aksu-Bay’daki Kömür madeninde gerçekleştirdikileri bu eylemin yeni bir boyut ve başlangıç olduğunu belirtiyorlar.Çinli işgalcılar bölgenin binlerece yıllık sakini ve sahibi Uygur Türklerini ekonomik olarak yok etmek için etnik Çinlilere bölgenin madenlerini  ve doğal zenginliklerini peşkeş çekmekte ve madenlerde çalıştırmak için etnik Çinlileri bölgeye ekonomik ayrıcalıklar sağlayarak göç ettirimektedirler. Bölge’de yaşayan Uygur Türkleri ise, ekonomik ayrımcılığa tabi tutularak işsizliğe ve açlığa mahkum edilmeketedir.

aKSU-bAY hARİTASI

Uygur Fedailerin bu eylemini şu 3 nedenle yapmış olabilecekleri  tahmin ediliyor :

1.- Kömür madeninde kullanılmak üzere getirilip dopolanan kapsul,dinamit vebenzeri patlayıcı malzemeleri elde ederek bu patlayıcılarla İşgal güçlerine karşı  daha büyük çapta  eylemler yapmak

2.- Bölge’yi etnik  ve demografik yapı olarak Çinlilerle doldurmak isteyen vee belgeye göç ettirilen etnik Çinli göçmenlere Doğu Türkistan’ın kendileri için güvenli bir bölge olmadığını ve canlarının her an tehlikede olduğunu göstermek .

3.- Onlar bölgeye gelerek  Uygur Türklerinin işi,aş ve doğal zenginliklerine işgal yönetiminin teşviki ve yardımı ile el koyarlarsa canlarından olacağı mesajini vermek.Çinli işgal güçlerinin kendilerini korumakatan aciz ve yetersiz olduklarını göstermek.

http://www.uyghurnet.org/aksu-baydaki-catismalarda-olenlerin-en-az-70-kisi-oldugu-aciklandi/

ÇİN İŞGAL GÜÇLERİ’DEN AKSU-BAY FEDAİLERİNE YÖNELİK HAVA DESTEKLİ BÜYÜK OPERASYON

xitay-herbiy-qoralliq-saqchi-charlash.jpg

Uygur Haber ve Araştırma Merkezi(UYHAM)

Doğu Türkistan’ın Aksu vilayetine bağlı Bay İlçesinde bulunan bir Kömür işletmesi’nde 18 Eylul 2015’de Müslüman Uygur Fedai’ler ile Çin işgal güçleri arasında şiddetli çatışmalar meydana geldiği ve bu çatışmalarda en az 30 kişinin öldüğü ve onlarca kişinin yaralandığı bildirilmiş ve buna ait ayrıntılar hakkında bilgiler verilmişti.
Çatışma bölgesi’nden alınan bilgilere göre,Çinli şirketin işlettiği Kömür işletmesindeki kapsül ve patlayıcıları almak için oprerasyon yapan Uygur Fedailerin şimdiye kadar hiç birinin ele geçirilemediği ve Tanrıdağlarının güney yamaçlarında yer alan bu bölgede çok sayıda Çin işgal askerleri, merkezi Çin’den sevkedilen özel birlikler ile polislerin katıldığı büyük ve geniş çaplı bir operasyon başlatıldığı bildiriliyor. Operasyonlar kapsamında bölge’de yaşayan Uygur Türklerine ait bütün evlerin tek tek arandığı ve  yüzlerce   Müslüman Uygur’un  çeşitli suçlamalarla tutuklandıkları  belirtiliyor.
Tanrı dağları eteklerine saklandıklarından şüphelendikleri Fedai’lerin yakalanması için Çin işgal güçlerinin havadan helikopter,karadan ise Süvarı Birliğine ait atlı askerleri kullandıkları belirtildi. Ayrıca, Çinli işgal güçlerinin bölge’de yaşayan Uygur Türklerinden onlarca kişiyi kılavuz ve rehber olmaya zorladıkıları ve yanlarında alıkoydukları belirtiliyor.
Bölge’ye sevkedilen İşgal Ordusu birliklerinin Tirekbazar(Kavakpazarı) kenti merkez İlköğretim Okulu’na zorla el koyarak Karargah yaptıkları ,Okul meydanının ise,helikopter pisti ile ambulans ve acil müdahele araçlarına park yeri  olarak tahsis edildiği bilidirildi. Operasyon’a kılavuz ve rehberlik  olmaları için görevlendirilen Mahalli halk’tan gençlere yakalanacak kişilerin(Fedailerin) çok iyi eğitim almış ve organizeli teröristler olduğu ve üzerilerinde özel uniformalar olabileceği hakakında uyarıldıkıları de gelen bilgiler arasında.

Çin işgal güçleri Operasyon Komutanlığı’nın ise,yayınladıkları bir emirname ile  Tirekebazar,Bulung(Köşe) ve Karbağ kentlerinde yaşayan Uygur Türklerine ait Atlara operasyonlarda kullanılmak üzere el koydukları de açıklandı.

Özgür Asya radyosu Çince sitesinde bildirildiğine göre, Tirekbazar  Kömür İşletemelerine operasyon düzeneleyen Fedailerden 9 kişi hakkında yakalama emri çıkarılıdığını,bu 9 kişinin bu saldırıyı gerçekleştiren fedailerin tamamı mı yoksa,  bir kısmı mı olduğu hakkında her hangi bir açıklama yapılmadığı bilgisi yer alıyor.

http://www.uyghurnet.org/24818-2/