Türkiye’ye Schengen Imtayizigha Erishti

 

 

 

11402680_1163039617045436_5199396866954026308_nTürkiye’ye Schengen

Brüksel’de AB-Türkiye Zirvesi düzenleniyor. Reuters zirvenin taslak sonuç bildirgesinin, Türkiye’nin yol haritasına uyması halinde Türk vatandaşlarına Schengen vizesinin kaldırılmasını öngördüğünü belirtti.
Reuter haber ajansı zirvenin taslak sonuç bildirgesine ulaştı.
Taslak sonuç bildirgesine göre AB ve Türkiye sığınmacı krizinin aşılmasında artık çok daha sıkı işbirliğine gidecek. Ayrıca AB Türkiye’ye sığınmacı kriziyle mücadele için ilk aşamada 3 milyar euro kaynak sağlamayı planlıyor.
Bunun yanı sıra Türkiye’nin yol haritasına uyması şartıyla Ekim 2016 itibariyle Türk vatandaşlarından Schengen vizesiistenmesine son verilebileceği vurgulanıyor.
Bildirgede ayrıca AB ve Türkiye arasında düzenli zirve yapılması planlanırken, Türkiye ile AB arasındaki üyelik müzakarelerinde yeni başlığın Aralık ayında açılabileceği, önümüzdeki yılın ilk aylarında da diğer başlıkların ele alınacağı kaydediliyor.
Zirvenin açılışında konuşan AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB’nin hem Türkiye, hem de bölgedeki mültecilere yardım etmeye devam edeceğini söyledi. Tusk, bu yıl yaklaşık 1.5 milyon insanın yasa dışı yollardan Avrupa’ya girdiğini belirtti.
Davutoğlu: ‘Tarihi bir gün’

Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu zirve için gittiği Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘Bugün Türkiye’nin AB süreci için tarihi bir gün. Bu yeni başlangıç nedeniyle tüm AB liderlerine teşekkür etmek istiyorum’ dedi. Davutoğlu ardından zirvenin başlangıcında yaptığı açıklamada, ‘Sadece göç konusunu değil, birleşik Avrupa’ emelini ele alacağız’ dedi.
Juncker’in açıklaması

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker Brüksel’de yapılacak AB- Türkiye Zirvesi öncesinde Bild am Sontag gazetesine demeç verdi.
Juncker, Türkiye ile yakın ilişkiler kurulmasına önem verdiğini belirterek, “Türkiye ile olan ilişkilerimizi, akut hale gelen mülteci krizinden bağımsız olarak da derinleştirmek istiyoruz” dedi.
AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin iki tarafa da yarar sağlayacağını vurgulayan Komisyon Başkanı, “Türkiye’yi ekonomik alanlar, enerji, hukuk ve insan hakları konularında Avrupa standartlarına hızla ulaşması için desteklersek, bundan hepimiz yarar sağlarız” diye konuştu. Juncker, Türkiye’nin sadece destek değil, saygı da hakettiğini sözlerine ekledi.
Roth’dan basın özgürlüğü vurgusu

Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) ise Türkiye’de özellikle basın özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.
Federal Meclis Başkan Vekili, Yeşiller Partili Claudia Roth aynı gazeteye yaptığı açıklamada, “Türkiye’de basın özgürlüğü mahkum ediliyor. Demokrasiden uzaklaşılan bu süreç karşısında suskun kalmak bizim çıkarlarımız açısından da dramatik bir tehlikeye dönüşebilir” dedi.
Bugünkü zirvede AB ile Ankara arasında mülteci krizinin çözümüne yönelik ortak bir eylem planı oluşturulması hedefleniyor. AB, Türkiye’den Suriyeli sığınmacıları denetimsiz bir şekilde, doğrudan Avrupa’ya yönlendirmemesini talep ediyor.
Buna karşın AB’nin Türkiye’ye vaadedilen vize kolaylığını daha erken uygulamaya geçireceği, üyelik müzakerelerine hız vereceği ve mülteciler için 3 milyar euro yardımda bulunacağı ifade ediliyor(Deutsche Welle)

Dış basın işte böyle diyor… 
Daha önce İtalya Savunma Bakanı da açıklama yapmış, Türkiye’yi AB’ye almamakla hata yaptıklarını söylemişti.

Türkiye lehine peş peşe gelen bu açıklamaların iki anlamı var; ilki mülteciler, diğeri de IŞİD tehdidi.
AB ülkeleri darda ve bu dar boğazı Türkiye üzerinden aşmayı hedefliyorlar.

Tehdit ortadan kalktığında yine aynı tas aynı hamamın olacağından hiç kuşku yok!
 http://www.sarizeybekhaber.com.tr/dis-haberler-dis-politika-avrupa-birligi/flas-turkiye-ye-schengen-h7701.html

Milliy Inqilapchi, Milliy Rehber Ahmet Igamberdning Notuqi!

Mushu yili Sherqiy Türkistanda ikki qetim Jumhuriyet qurulghan 12-, 13-, 14-, we 15-Noyabir künliri Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümitining 7-nöwetlik qurultiyi yaponiyening bashbaliq tokyoda échildi. Sherqiy Türkistan milliy herkitining bashlamchillirining biri,  Sherqiy Türkistan Xeliq partiysining ezasi, Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümitining sabiq jumhur reyisi(2004-2015) möhtirem Ahmet Igamberdi ependi muhim notuq sözlidi.

 

Pishqedem inqilapchi, harmas ustaz, dangliq siyasetchi notuqida Xitay tajawuzchillirining Sherqiy Türkistandiki ishghaliyetchi siyasitini qattiq tenqit qildi, xelqara jemiyettin mezlum Sherqiy Türkistangha yardem qilishni we Sherqiy Türkistan xelqi terepte turushini iltimas qilidi.

Ahmet Igamberdi ependi yene Sherqiy Türkistan xelqige xitap qilip kürishimizning heqqaniyliqini, tajawuzchilarning choqum meghlup bolidighanliqini, milliy rohimizni urghutup milliy musteqilliq yolida harmay talmay küresh qilishning birdin-bir toghra yol ikenlikini tekitlidi.

Ahmet Igamberdi ependi Yaponiye xelqining milliy inqilawimizgha qilghan yardemliri, qoshqan töhpilliri  üchün bolupmu bu qétimqi Sherqiy Türkistan Jumhuriyiti Sürgündiki hökümitining 7-nöwetlik qurultiyigha qilghan yardemliri üchün ching könglidin minnetdarliqini bildürdi.

Ahmet Igamberdi we uning hayati sebdashliridin alim Sultan Mahmut Kashigheri birqanchi yilardin beri Sherqiy Türkistan Milly herkitini zor küch bilen qanat yaydurushta yash, qabiliyetlik  we yéngi küchlerning muhim ikenlikini tekitlep kelgen idi.

Ahmet Igamberdi ependi bu qétimqi yighinda aldinqi bir ewlat milliy inqilapchillirimizgha bashlamchi bolup, özining yeqin sebdashliridin milliy inqilapchi,   dangliq edip we alim Sultan Mahmut Kashigheri qatarliqlar bilen birlikte hökümetning bir qisim muhim wezipillirini millitimizning qutsal amaniti süpitide hayati küchi urghup turidighan, éghir sinaqlardin ötken, milliy inqilawimiz sépidiki  yash bir ewlat izbasarlargha jümlidin dawa qoshunidiki yéngi bir ewlat  aktip küchlerge tapshurdi.

Janabiy Alla unlarning we ularning milliy dawadiki barliq hayati sebdashlirining tinini salamet, ömrini uzun qilghay.Janabiy Alla hemmimizni rezil küchlerning aldida yerge qaratmighay!

 

S.T.S.H. Axbarat-Neshriyat Komséyoni  

 

29.11.2015  Gérmaniye

 

 

 

Uygurlara olağanüstü mutluluk yaşatan, ama bir o kadar da endişelendiren gelişme

pas-2

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri yurt dışına çıkabilmek için pasaport’a müracaat ettiklerinde ilk etapta 17 türlü güvenlik soruşturmasından olumlu olarak geçmesi gerekiyor

27 Kasım 2015, 23:22

Evet Çin işgali altındaki Ata yurdumuz Doğu Türkistan’da bir kaç haftadır Uygur Türklerine adeta bayram mutluluğu yaşatan, ama sonuç itibari ile haklı olarak bir o kadar da ürkütücü tablo ve senaryoları da beraberinde  getirmekte olan lakin size ve özgür dünyaya göre çok basit bir hak yada sıradan sayılacak bir gelişme yaşandı.

Haftalardır telefonlar dinmiyor, Doğu Türkistan’ın içindeki ve dışındaki mazlum Müslüman Uygurlar büyük bir heyecanla birbirine haberler salıyor. ”nasıl oldu da bu zalim Çinliler böyle bir insafa gelmiş? duydun mu? sonunda pasaport konusunda da olsa Uygurlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapmaya son verilmiş,  fırsatı kaçırma, akrabalara da haber vermeyi unutma!” deniliyor telefonların öbür ucunda. Bende 18 senedir pasaport zorluluğu yüzünden anne baba hasreti çekmekte  olan ve böyle  bir gelişme için her namazımda Rabbime yalvarmayı hiç ihmal etmeyen bir Doğu Türkistanlı olarak hemen anne babamı ve Kaşgar, Hoten, Urumçi’deki akrabalarımı aradım.

 

pas-3

Evet pasaporta başvurmayan kimse kalmamış, bazıları pasaport başvurusu için günlerdir sırada bekliyormuş. Resmi olmayan rakamlara göre sadece Hoten’de Pasaporta başvuranların sayısı 2 milyonu geçmiş, Kaşgar’da da keza milyonlarla ifade ediliyor. Urumçi, Kuçar, Turfan, Aksu, Gulca, ve Kumul gibi diğer büyük illerde kaç kişi başvurmuş net bir bilgi alınamıyor ama il ve ilçe emniyet müdürlükleri önünde metrelerce uzun kuyrukların oluştuğu ve sıra alabilmek için geçe yarısından kalkıp kuyrukta nöbet tutmakta olduğu gelen bilgiler arasında.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 temmuz 2015 Pekin ziyaretinin akabinde Ağustos sonlarında Doğu Türkistan da resmi olarak yayınlanan genelgeye göre pasaport almak isteyen Uygurlar eskisi gibi onlarca çeşit bürokratik onaylara ve yıllar süren sorgu sual işkencelerine tabi tutulmayacak ve (gerçi yasada olsa da gerçekte sadece yerleşimci Çinliler için geçerli olan) ‘başvurduktan sonra en geç 15 gün içerisinde pasaport alabilme’ hakkı sonunda Uygurlara da tanınacaktı.  Onlarca senedir pasaport alabilmenin zorluluğu yüzünden  ”dünyada pasaport kiraya verilen tek bölge ve para karşılığı anlaşmayla birinin pasaportu ile bir diğeri yurt dışına çıkma riskine katlanan tek bölge” olarak da bilenen Doğu Türkistan’da artık buna ihtiyaç kalmayacaktı. Dünyanın en gelişmemiş fakir ülkelerinde bile doğal, sıradan bir temel insanı ihtiyaç ve hak olan pasaport artık Uygurlar için de hayal olmayacaktı.  Çin işgali altındaki sözde özerk Ata yurdumuz Doğu Türkistan’da bir kaç haftadır Uygurlara adeta bayram heyecanı yaşatan büyük gelişme işte bu bir tek pasaport konusunda yerleşimci Çinliler ile aynı hakka sahip olabilmeleri gibi sıradan küçücük bir gelişme idi.

 

pas-4.jpg

”büyük mutluluklar küçük şeylerde gizli” deyimin aslında Küçük şeylerin büyük şeyler gibi erişilmez hale sokulduğundan kaynaklandığını tam anlamıyla kavramak için maziye bir nazar etmenin yararlı olacağını düşünüyorum.

DAHA KISA SÜRE ÖNCESİNE KADAR BİR UYGUR PASAPORT İÇİN 17 ÇEŞİT SORUŞTURMADAN GEÇMEK ZORUNDAYDI..!

Aslında onlarca yıldır Çin Halk Cumhuriyeti’nin kendi vatandaşlarına olan güvensizliği seyahat engelleri oluşturmasına sebep olurken, Çin Halk Cumhuriyeti’nin azınlık olarak kabul ettiği milletlere gelindiğinde korkunç bir boyut almakta, bütün dünyada serbestçe alınan bir pasaport için bir Uygur Türkü, 2 yıla kadar bekleyebilmekte, bir yılda pasaport alınması ise sevindirici bir haber olmakta hatta Yurt dışına çıkanlardan kefil istenmekte, ve ailenin bir kısmına pasaport verilip diğer kısmına verilmeyerek adeta ‘rehin politikası’ izlenmekte idi. Malumunuz bu tür olağanlaşmış uygulamalar dünyanın diğer bölgelerinde ancak savaş veya sıkı yönetim şartlarında yapılmaktadır.

Güneydoğu Asya Ülkelerine kaçak yollardan gelebilen ve Türkiye’ye selametle ulaşabilen Uygur Türklerinin anlatımlarına göre; Müslüman Uygurların Tayland ve Malezya gibi güneydoğu Asya ülkelerine kaçak yollardan gelmelerinin en önemli ve başta gelen sebeplerinden biri Doğu Türkistan’da normal şartlarda pasaport alamamak olarak gösteriliyor. Kaçak yollardan bu ülkelere çıkan Uygur Türkleri tutuklanıyorlar, aylarca ormanlık alanlardaki sağlıksız ve elverişsiz toplama kamplarında kalıyor ve perişan oluyor. Bu ülkelere gelebilen Uygurların çoğunluğu yasal ve normal yollardan pasaport alamadıkları için bu kaçak yollara başvurmak zorunda kaldıklarını belirtiyorlar.

pas-1.jpg

Hür Asya Radyosu muhabiri Doç. Dr. Erkin Emet’in imzasını taşıyan ve Mehmet Oğuz adındaki bir Uygur mülteciye dayandırılan haberde bu süreç şöyle sıralanmaktadır:

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri yurt dışına çıkabilmek için pasaport’a müracaat ettiklerinde ilk etapta 17 türlü güvenlik soruşturmasından olumlu olarak geçmesi gerekiyor. Pasaport için müracaat eden bir Uygur Türkü bu soruşturmalardan olumlu olarak geçebilirse de, ancak yıllar sonra pasaportlarına kavuşabiliyordu.

(Pasaport Formunda yer alan ve onay alınan kurumlar :

  1. Kent(Köy)Komitesi 2.Emanet-Kredi Koopretifi 3. Mahalli Polis Merkezi 4. Köy Planlı Doğum Komitesi)

Uluslararası İnsan Hakları ve Hukuk Teşkilatlarınca bu konuda yayınlanan çeşitli raporlara göre , Doğu Türkistan’da Çin işgalinde yaşamak zorunda olan Uygurların karşılaştıkları en büyük problemlerden biri ve önemlisi de Uygurların Seyahat özgürlüğüne sahip olamamaları olarak gösteriliyor.

Hür Asya Radyosu muhabiri Doç. Dr. Erkin Emet’e konuşan Mehmet Oğuz adındaki bir Uygur mülteci , pasaport alma konusundaki zorlukları şöyle anlattı: ” Doğu Türkistan’da yaşayan bir Uygur yurt dışına çıkabilmek için Pasaporta müracaat ediyor. Kendisine Yurt dışına çıkmak isteyenler için özel olarak hazırlanan bir form veriliyor. Bu form’da 17 değişik resmi kurum ve kuruluşun adı ve onay yeri bulunmakta. Şahıs cetveli doldurarak bu 17 resmi kurum ve kuruluştan onaylatmak ve olur almak zorundadır. Bunu tamamladıktan sonra ancak, pasaport alabiliyor. Eğer yerel Komünist Partisi’nin yetkililerine önemli miktarda rüşvet verildiği taktirde bu form ancak, 6- 7 ay sonra tamamlanabiliyor. Pasaport için müracaat edenlerin en az % 70’inın müracaatları ilk müracaatta zaten reddediliyor. Ancak, müracaat eden etnik Çinli Vatandaş ise pasaport müracaatı 2-3 gün içinde tamamlanıyor ve pasaportuna kavuşuyor.” şeklinde konuştu.[1]

(Pasaport Formunda yer alan ve onay alınan kurumlar : 1- Eğitim Müdürlüğü 2. Halk İşleri Bürosu 3. Fakirleri Destekleme İdaresi 4.  Emlak-İnşaat Bürosu  5. Siyasi Kanun Birleşik Cephe Bürosu 6.Köy Yönetim Bürosu)

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 temmuz 2015 Pekin ziyaretinin akabinde Doğu Türkistan’da resmi olarak yayınlanan söz konusu genelgeyle bu bütün engellerin aniden kalkması Doğu Türkistan’ın iç ve dışındaki bütün Uygurlar arasında hayretle karşılandı.

Şimdi soru şu ”Gün gittikçe her Alanda Uygur Türklerine yönelik zulüm ve baskılarının şiddetini arttırmakta olan Çin neden birden bire pasaport konusunda Uygurlara hiç beklenmedik kolaylıklar sağlama kararı almıştır?”

1) Çin işgal yönetiminin Uygurların seyahat özgürlüğünü gasp etmekte ve seyahat hukukunu ayaklar altına almakta olduğuna dair onlarca senedir Türkiye, ABD, AB, BM ve Uluslararası Af Örgütü başta olmak üzere dünyanın etkin ülkeleri ve insan hakları örgütleri tarafından hazırlanıp, dünya kamuoyuna sunulmakta olduğu raporlar Çini köşeye sıkıştırmış ve Çin BM 70. Genel kurulunda eleştiri oklarından kurtulmak için böyle bir gevşeklik sağlamış olabilir.

Özellikle bu gelişmeden sonra Doğu Türkistan’dan Türkiye’ye yeni gelen kardeşlerimizden edindiğimiz bilgiye göre, Doğu Türkistan’da ki mazlum kardeşlerimiz; sağlanan söz konusu pasaport kolaylığını Cumhurbaşkanın Çin ziyareti ile bağlamakla kalmayıp, hatta Çin Devlet Başkanı Şi ile yapılan görüşmede Erdoğan’ın bu konuyu gündeme getirdiği, Uygurların mutluluğu ve memnuniyeti Türk-Çin Diplomatik ilişkilerinin garantörü olduğunu hatırlatarak, çok sert bir dille uyardığı, o yüzden Çin yönetimi pasaport konusunda da olsa Uygurlara hak tanımak zorunda kaldığı ağızdan ağza dolaşan rivayet haline gelmiş durumdadır. bu da elbette ki mazlum kardeşlerimizin Türkiye’den ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ne kadar saf, büyük beklentiler içerisinde olduğunun ve o masumane arzu, ümitlerin  bir yansımasıdır.

Şu da bir gerçek ki, 30 ekim 2010 da dönemin içişleri bakanı Beşir Atalay’ın Çin ziyaretinin ana gündemini Uygur meselesi teşkil etmesi ve özellikle parçalanmış aileler (yanı, Türkiye ile Doğu Türkistan arasında parçalanmış aileler) konusunu ele alarak, pasaport sıkıntılarından dolayı Uygur kardeşlerimizin Türkiye deki aileleriyle bir araya gelememesini gündeme taşıması, sonrasında iki ülke dışişleri bakanlıkları arasında konuyla ilgili yapılan defalarca görüşmeler ve yıllar süren çuvallar dolusu yazışmaların de önemli etkisi olmuş olabilir elbette.

Şimdi gelelim işin endişelendirici kısmına;

Genel olarak bakıldığında Çin’in pasaport konusunda Uygurlara hak tanıması fazla inandırıcı gelmemektedir. Çünkü Doğu Türkistan’da sadece Uygurlara yönelik şehirlerarası seyahat ve ziyaretlerinde yeni getirilen kısıtlama ve yasaklamalar hala kalkmamıştır. Şehirlerarası seyahat için yeşil kart ya da seyahat belgesi almak zorundadır. Müslüman Uygur Türklerine uygulanan bu kısıtlamalara göre, başka bir bölgeye Seyahat etmek isteyen Uygurların seyahat belgesi alabilmek için 4 çeşit sorunun cevaplandırıldığı beyanname doldurmaları ve bu beyanname yerel ÇKP. Yönetimince uygun görülmesi halinde seyahat belgesi yada yeşil kart düzenlediği ve seyahat belgesi olmayanları seyahatlerine izin verilmediği ve toplu ulaşım vasıtalarına alınmamakta olduğu bir gerçektir. Acaba yurt içindeki bu ilkel yasaklamalar kalkmamışken birden bire pasaport kolaylığı ne kadar inandırıcı olabilir ki? Dolayısıyla aşağıda ki gibi bir çok endişe herkesin kafasında soru işareti haline gelmiş durumdadır;

1- Çin’in Doğu Türkistan’a daha fazla nüfus yerleştirmesine engel olan en önemli etken Doğu Türkistan’ın doğal yapısıdır. Doğu Türkistan’da ki kuraklık ve su kaynaklarının yetersizliği demografik yapısının değiştirilmesine geçit vermemektedir. Dolayısıyla acaba Çin Uygurlara pasaport hakkı tanıyarak yurt dışına çıkmalarını kolaylaştırmak suretiyle inanılmaz aşırı Çin zulmü yüzünden bunalıma giren Uygurlar arasında yeni bir göç dalgası yaratmak  ve onların yerine Çinlileri yerleştirmek istemiş olabilir mi?

2- Doldurulması gereken yeni pasaport formunda; Uygurların yurt dışında kiminle görüşeceği, akrabalarının kimliği, nerede ve ne işle meşgul olduğuna dair kapsamlı bilgi istenmektedir. Çünkü pasaport zorluluğu yüzünden son 2-3 sene içerisinde kaçak yollarla göç eden Uygurların; kimlikleri, sayısı ve nerede oldukları bilinmez hale gelmiş olup, acaba Çin bu istihbarat zafiyetini düzeltmek için söz konusu yeni pasaport kolaylığını yem olarak öne sürmüş olabilir mi?

 

10352381_161668980699721_7156099811679288473_n

3- Gerçi pasaport almanın önünde ki engeller kalkmış olsa da yurtdışına çıkmanın ön şartları olan kişi başına 10-20 bin dolar gibi yüklü miktarda kefalet parası yatırma ve iki resmi memurun kefil olma şartlarının kalktığına dair hiçbir genelge yayınlanmamıştır. Dolayısıyla pasaport aldıktan sonra da Uygurların yurtdışına çıkabilmesi netlik kazanmamıştır. Acaba ekonomik yönden gittikçe zayıflayan Çin; pasaport ücreti ve kefalet parası tahsil etmek suretiyle Uygur kardeşlerimizin birikimlerini gasp etmek ve ekonomik yönden güç kazanmak istemiş olabilir mi?

Sonuç olarak zamanla her şey aydınlanacaktır. Allah’a güvenen ve bir tek Allah’a inanan Uygur Müslüman kardeşlerimiz ”Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.” ayeti kerimesine sımsıkı sarılarak yollarına devam edecektir.

KAYNAKLAR:http://www.uyghurnet.org/bir-uygur-pasaport-icin-16-guvenlik-sorusturmadan-gecmek-zorunda/

Mir Kamil Kaşgarlı

“Terroristen” werden mit Flammenwerfern gejagt

Am Freitag gab Peking bekannt, 28 Terroristen getötet zu haben, die für einen Anschlag verantwortlich gemacht werden. Eine Militärzeitung hat nun brisante Details zur Fahndung veröffentlicht.

Nach der brutalen Ermordung einer seiner Staatsbürger hatte die chinesische Regierung ein härteres Vorgehen gegen Terroristen und mutmaßliche IS-Anhänger angekündigt. Das setzt Peking nun offenbar in die Tat um.

Chinesische Truppen sollen Flammenwerfer eingesetzt haben, um “mehr als zehn Terroristen” aus einer Höhle in der westlichen Unruheregion Xinjang zu treiben. Das berichtete die Militärzeitung ” PLA Daily” am Montag.

Am Freitag bereits ließ die Regierung in Peking verlauten, Sicherheitskräfte hätten 28 Mitglieder einer Gruppe getötet, die für einen Anschlag auf ein Kohlebergwerk vor zwei Monaten verantwortlich gemacht wurde. Es war die erste öffentliche Mitteilung zu dem Vorfall im September.

In dem Bericht, der von unabhängiger Seite nicht verifiziert werden konnte, sagte ein Sprecher der Volksbefreiungsarmee: “Bewaffnete Polizisten haben die Attentäter in den Bergen ausgemacht”.

“Messerschwingend aus Höhle getrieben”

Die Sicherheitskräfte hätten zunächst Blendgranaten und Tränengas eingesetzt, um die Verdächtigen aus der Deckung zu locken. Als das jedoch nicht zum erhofften Erfolg führte, sei befohlen worden, “Flammenwerfer zu benutzen”. Daraufhin seien die Attentäter “messerschwingend” aus den Höhlen gekommen, woraufhin die Truppen sie “vollständig vernichtet” hätten.

“Die Anschläge von Paris haben China eine Entschuldigung gegeben, Flammenwerfer zur Jagd schutzloser Uiguren einzusetzen”, kritisierte der Sprecher des Weltkongresses der Uiguren, Dilxat Raxit.

Wegen der Spannungen zwischen Uiguren und Chinesen gilt Xinjiang seit Langem als Konfliktherd. Das muslimische Turkvolk fühlt sich politisch wie wirtschaftlich unterdrückt. Peking wiederum wirft den Uiguren Terrorismus und Separatismus vor. Nach der Machtübernahme der Kommunisten 1949 hatte China das frühere Ostturkestan annektiert.

 

http://www.n24.de/n24/Nachrichten/Politik/d/7668368/-terroristen–werden-mit-flammenwerfern-gejagt.html

The 7th Parliamentary General election of  East Turkistan Government- In-Exile was Held at Tokyo

1236929_1419340641620693_1542177675_n

The 7th parliamentary general election of  East Turkistan government- in-exile was held at Tokyo

 

East Turkistan government- in-exile 7th parliamentary general election meeting was held at Tokyo from November 12 to November 15. More than 60 representatives of East Turkistan people-in-exile participated in the parliamentary general election meeting, and 43 participants of the meeting were from Canada and Turkey.

Ahmatjan Osman was elected as the new president of East Turkistan Government-in-Exile. Kuresh Atahan was elected as the new parliamentary chairman of East Turkistan Governmen-in-Exile. Ismail Cengiz was reelected as the prime minister of East Turkistan Government-in-Exile.

Hizirbeg Ghayretullah was elected as the new vice president of East Turkistan Governmen-in-Exile. Ilyar Shemshidin was elected as the new parliamentary vice-chairman of East Turkistan Government-in-Exile. M.Ali Engin was appointed as secretary to the parliament by parliament members.

Rukiye Turdush was elected as the spokesperson of East Turkistan government-in-exile.

 

Cabinet :

Prime Minister                                                     İsmail Cengiz

Deputy Prime Minister                                         Gulam Osman Yaghma

Deputy Prime Minister                                         Yakup Can

Minister of Foreign Affairs                                    Ablajan Leylinaman

Minister of Interior                                              Ş. Serkan Dinçtürk

Minister of Culture                                              Mahire Ghopur

Minister of Finance                                             Yarmemet Bughra

Spokesperson                                                    Rukiye Turdush

Counsellor of Prime Minister                                Damian Rahmet

Counsellor of Prime minister                                Abdussalam Abdussemih

 

East Turkistan Government- in-Exile

16.11.2015  Canada-Toronto

http://www.etge.org/index.php/latest-news/164-news-22-11-2015

 

SHERQIY TURKISTAN SÜRGÜN HÖKÜMETING 7-NÖWETLIK QURULTIYI-1

 

 

SHERQIY TURKISTAN SÜRGÜN HÖKÜMETING 7-NÖWETLIK QURULTIYIDA JUMHUR REYISI AHMATJAN OSMAN MUHIM NOTUQ SÖZLEDI!

SHERQIY TURKISTAN SÜRGÜN HÖKÜMETING 7-NÖWETLIK QURULTIYI-2

 

SHERQIY TURKISTAN SÜRGÜN HÖKÜMETING 7-NÖWETLIK QURULTIYIDA BASHMÉNISTIRI İSMAİL CENGİZ MUHIM NOTUQ SÖZLEDI!

BAŞKENT EDEBİYAT DERNEĞİ DOĞU UYUR ŞAİRE, NURALE GÖKTÜRK’E HİZMET ÖDÜLÜNÜ VERDİ

Başkent-Sahne

22 Kasım 2015 günü Ankara’da  Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen tören saat 14,’de “BAŞKENT EDEBİYAT,EDEBİYAT VE EĞİTİM DERNEĞİ ” Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet KURT’un açılış konuşması ile başladı. Başkan kurt konuşmasında ödüle layık görülen şair, edip ve sanatçılara ve katılımcılara teşekkür etti .Ödül Jurisi’nin 2014 yılında ödüle layık gördüğü 9 kişi, kurum ve kuruluşa ödüllerinin takdim edileceğini belirterek şunları ifade etti, “ Şiir,sanat ve edebiyat,bir Milletin olmazsa olmazlarındandır.Biz Türk dünyasının ve Türk coğrafyasında yaşayan kerdeşlerimizin aynı kökten olduğu kadar tefekkür,şiir,sanat edebiyat gibi temel değerlerde de bir olduğumuzu bir kere daha gündeme getirmek istedik. Bundan da son derece mutluyuz.”  şeklinde konuştu.
Tören’e onur konuğu olarak davet edilen Azerbaycan Bağımsızlık Mücadelesinin sembol isimlerinden sabık Milletvekil Hanım Halilova sahneyşe davet edildi. Halilova Azerbaycan bağımsızlık mücadelesi ile Lider Elçibey ile olan anılarından örnekler sundu.Doğu Türkistan,Kerkük ve Bayır Bucak bölgesinde yaşayan Türkmen Kardeşlerimizin zon durumda olduklarından bahisle, bu kardeşlerimiz unutulmamalı ve  acilen yardım edilmelidir.” şeklinde konuştu.
Ödül Takdim Töreni 
Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen ve yapılan değerlendirmelerde Ankara’daki Orta Okul ve Lise öğrencileri arasında Şiir ve kompozisyon dallarında ödüle layık görülen 6 öğrenci çeşitli hediyeler ile ödüllendirildi. Daha sonra sırası ile sahneye davet edilen ödül sahiplerine ödülleri takdim edildi.

Nurale-Sahne
Şaire ve Uygur Gurme Nuala Göktürk’e de Ödülü Takdim edildi.
Doğu Türkistan Uygur Mutfak Kültürü isimli kitabı ile 2014 yılı Türk Kültürüne Hizmet Ödülüne layık görülen Doğu Türkistanlı Şaire ve Uygur Gürme Nurala Göktürk de sahneye davet edildi ve ödülü Başkent Edebiyat,Sanat ve Eğitim derneği Başkanı Sayın Ahmet Kurt tarafından takdim edildi. Nurale Göktürk teşekkür konuşmasında bu ödülün Doğu Türkistan’da varlık mücadelesi vermekte olan 30 milyon mazlum kardeşimize verilmiştir.Onların mücadelesine verilen bir destek olarak kabul ediyorum.Başkent Sanat ,Edebiyat ve Eğitim Derneği’ne de teşekkür ediyorum.Şeklinde konuştu. Daha sonra Dernek Başakanı Ahmet Kurt’a Al-Gökbayrakların yer aldığı bir masa bayrağı ile Kitaplar ve Kaşgarlı Mahmut Posteri hediye etti.


Daha sonra sahneye davet ettiği Azerbaycan bağımsızlık Mücadelesinin önderlerinden Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Ebulfeyiz Elçibey’in yakın arkadaşlarından Milletvekili Hanım Halilova’ya her toplantı’da Doğu Türkistan’ı gündeme getirdiği için minnettar olduğunu belirterek kendisine Gökbayrak hediye etti. Sayın Hanım Halilova de gökbayrağı öperek aldı ve bu bayrak bize atalarımızın ve özellikle Elçi Beyimizin emanetidir.Bu bayrağı yükseklerde dalgalandırmak için mücadelemize devam edeceğiz. ” şeklinde konuştu.
Nurale Göktürk daha sonra kendisinin yazdığı “Türkistan’ım Artık Yeter !” adlı şiirini seslendirdi ve büyük alkış aldı.

Hamit-Bahne
Ödül töreninde Başkent Edebiyat,Sanat ve Eğitim derneği Doğu Türkistanlı kardeşlerine büyük alaka gösterdi ve Doğu Türkistan’ın gündeme getirilmesi için Uygurnet.org Haber Sitesi yayın yönetmeni Hamit Göktürk’e söz verdi. Göktürk,  Doğu Türkistan’da Kültürel Soykırım adı ile hazırladığı bir metni sahne’de okuyarak dinleyicelerle paylaştı.
Türkiye, Kırım,Kırgizistan,Kazakistan,Kerkük ,Suriye Türkmenleri,Güney Azerbaycanlı Sanatcılar ve Kırım’lı sanatçılar kendi yörelerinden esenler seslendirdiler. Doğu Türkistanlı Küçük Mücahit Kaşgarlı De sahnede seslendidiği siirleri ile salonda heyecan yarattı ve alkış tufanı yükseldi.

Mücahit-Şiir
Daha sonra sahneye davet edilen ödül sahiplyerine ödülleri takdim edildi.Ödülleri takdim edilenler ise şöyle ;
1-Kültürel ve Tarihi mirası koruma çalışmaları
Ankara Altındağ ilçesinin kültürel dokusunun korunması hususunda yaptığı çalışmalardan dolayı Altındağ Belediye Başkanı Sayın Veysel TİRYAKİ
2-Televizyon Filmi
Yedi Güzel Adam Filminin senaristleri Ahmet TEZCAN ve Nevin ŞAHİN
3-Süreli Yayın (Basılı Dergi) alanında
Gümüşhane’de yayın hayatını sürdüren HERFENE DERGİSİ Genel Yayın Yönetmeni Talat ÜLKER
4-İstikbal Vadeden Kalemler
Edebiyatımıza kazandırdığı eserleriyle genç yazarlarımızdan Ahmet BATMAN
5-Web Sayfası Yayıncılığı
Edebi faaliyetler olarak düzenlemesi, içeriği, erişim kolaylı, görselliği noktalarında “Edebiyat Defteri” http://www.edebiyatdefteri.com
İnternet sitesi,
6-Türk Kültürüne Hizmet
“GELENEKSEL DOĞU TÜRKİSTAN UYGUR MUTFAK KÜLTÜRÜ”
adlı çalışması ile Türk Mutfak kültürünün yaşatılmasında ki gayretlerinden dolayı,Nurâlâ GÖKTÜRK
7-Türk Dünyası ile İlişkiler
Dünya Türk Gençleri Birliği olarak yürüttüğü faaliyetlerden dolayı,
Türkmeneli Vakfı Kültür Merkezi Basın ve Kültür Müşaviri Şemsettin KUZECİ
8-Radyo ve/veya Tv. Spikerliği
Türkçeyi güzel kullanmasından dolayı Aşk Fm Radyosu spikerlerinden
Semihnağme adlı programıyla Semih BAYKARA
9- Eğitime Hizmet Edenler ödülü

http://www.uyghurnet.org/27388-2/

Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümiti 7.Nöwetlik Omumiy Yighini-3

Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümiti 7.Nöwetlik Omumiy  Yighinida Siyasiy Paaliyetchi Enwer Toxti Ependimning sözligen nutuqi.

 

 

 

Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümiti Axbarat-Neshriyat Komesiyoni

Bay Pida’iylargha Qoshulup Ketkenlerning Kimliki Éniqlandi

12243426_183150002030716_5601732039791177389_n
Bay pida’iylargha qoshulup ketkenlerning kimliki éniqlandi
Artuch bughra uchur merkizi xewiri:
Bugun ijtima’i uchur wastilirida igelligen uchurlarda melüm bolshiche,bay pida’iylargha qoshulghan uyghur pida’iylarning kimliki qismen éniqlandi.
Uchur diyilishiche,xitay tajawuzchiliri bay pida’iyliri istikam qorghan orun’gha yéqinlishalmay,yerlik xelq pida’iylardin teshkillen’gen100ge yéqin uyghurlargha qoral tarqitip ularni hujumgha ötishke,yoqtalisa nurghun pul bilen mukapatlaydighanliqini dep aldap yolgha salghan ,xitay tajawuzchilarning esli epti –beshirisini tonup yetken uyghur déhqanlar qoligha qoral élip,ulargha «maqul» dep bay pida’iylarning yénigha bérip tekbir bilen teng qoshulup ketken.
Buning bilen xitay tajawuzchiliri aldan’ghanliqini bilgendin kéyin öz goshini yigidek bolghan.
Bay pida’iylar qoshuni köpeygendin kéyin ,istiratigyelik orunni mudapiye qilip xitay tajawuzchiliri bilen jeng qiliwatqanliqi melüm bolmaqta.

 

https://www.facebook.com/

Çin İstihbaratı, 150 Ajan İle İstanbul’a Giriş Yaptı

CUMARTESİ, 21 KASIM 2015

Çin-İstihbaratı-150-Ajanı-İle-İstanbul-da

150 Çin istihbarat ajanı, Polis ve Özel Harekatçıları , Türkiye’ye, Rusya ve Esad yanlısı olarak çalışmak üzere İstanbul Atatürk Airport ve Sabiha Gökçen Hava Limanından giriş yaptı.

Komünist Çin, 150 ajanını Türkiye’ye gönderdi. Son iki hafta içinde Türkiye’ye giriş yapan Çin ajanlarının arasında,

Çin’de vurucu tim olarak faaliyet yürüten ‘’Çin Özel Harekatçıları’’

İşgal altındaki Doğu Türkistan’da Kominist Çin’e hizmet eden ‘’Uygur Polisleri’’

İşgal altındaki Doğu Türkistan’da hizmet eden, Çin istihbaratına bağlı ‘’Uygur Ajanları’’nı gönderdi.

UYGUR CİNAYETLERİ KAPIDA

12 Ekim Cuma günü Doğu Türkistan’ın Urumçi kentinden, Kazakistan aktarmalı gelen 7 Uygur Ajan. Saat 10:00’da Sabiha Gökçen Hava Limanından giriş yaptı. Bu ajanları Çin Konsolonsluğu’nun Mercedes marka araçları karşıladı.  Aynı gün farklı saatlerde Doğu Türkistan ve Çin’in iç kesimlerinden hareket eden diğer ajan ve özel harekatçıları, İstanbul Çin Konsolonsluğu’na bağlı Mercedes ve farklı araçlarla Çinliler karşılayıp. Saklanacakları evlere doğru götürdüler.

Son gurup 15 kişilik bir kafile olarak giriş yaptığı İstanbul Atatürk Airport’ dan son model araçlarla diğer ajanlar tarafından alınarak, bilmediğimiz yerlere ikamet etmesi için götürüldü.

Komünist Çin Halk Cumhuriyetinin Suriye savaşına Beşar Esad, İran, Rusya ile beraber aynı      safta savaşa dahil olduğunu dünya artık biliyor. Çin, Müslümanların ve aleyhinde çalışmalarını hızlandırdı.

Türkistan İslam Hareketi’ne bağlı Doğu Türkistanlı Uygur mücahitler, Suriye’de, Türkmen kıyımına karşı Lazkiye’de Türkmen kardeşleriyle beraber Beşar Esad, İran,Rusya ve Çin’e karşı savaşıyor.

Türkistan İslam Cemaati, geçtiğimiz aylarda yaptığı operasyonların akabinde ele geçirdiği ganimetleri kamuoyuna sunmuş ve Çin’in, Esad’a silah ve cephane yardımında bulunduğunu kamuoyuna açıklamıştı.

Zeytinburnu’n da esrarengiz Mercedesler cirit atıyor.

Zeytinburnu ve Küçükçekmece’de yaşayan Doğu Türkistan’lı Müslümanlar tedirgin. Esrarengiz Mercedesler Müslümanları takip ediyor. Gece 24 lere kadar dolaşan siyah camlı bu arabaları Uygur Ajanlar kullanıyor.

Zeytinburnu ve Küçükçekmece’de ki Uygur lokantalar birinci hedefleri.

Doğu Türkistanlı Uygur Müslümanların açtığı ve işlettiği Uygur lokantaları bu ajanların birinci hedefleri. Bu lokantaların genel anlamda çalışanları ve müşterilerinin Uygur olması sebebi ile, Çin ajanlarının birinci hedefi bu lokantalar.

Lokantaya yakın konumda oturan, sigara içen otobüs bekleyen, arkadaşını bekleyen ajanlar buralarda görüntülü ve sesli kayıtlar yapıyor.

Müslümanlar yanlarına gitmeye kalktığı zamanlarda ise, alelacele ortadan kayboluyorlar. Bir saat sonra yüzü eskimeyen diğeri gelerek nöbet değiştiriyorlar.

Özel Harekatçı Çin Ajanları Müslüman Uygur Türklerinin evlerini tek-tek tespit edip hazırlık yapıyorlar.

Yanlarında son derece şık ve alımlı bayanları da kullanmayı ihmal etmeyen bu ajanlar, bu bayanlar yardımıyla da kendilerine yeni yeni ajan bulmak için çalışmaları çoktan başlattı bile.

Kesenin ağzını açan Komünist Çin, istahbarat toplayabilmek için paranın satın alma gücünü de unutmuş değil. Masraf dan hiç kaçınmayan Çin İstihbaratı ajanlarının altlarında son model lüks araçlar var.

Özbek Hoca’dan sonra, hedefte Doğu Türkistan dernekleri yöneticileri mi var ?

Zeytinburnu İhsan İlmi Hizmetleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Abdullah Buhari (Özbek Hoca) cinayetinden sonra şimdi de Doğu Türkistan Dernek Yöneticileri hedefte.

Kendisi ile konuştuğumuz Zeytinburnu’n da yaşayan Müslümanlar özel harekatçı Çin ajanlarının dernek yöneticilerinin evlerini gösterirken gördüklerini belirtiyorlar.

Çin Ajanları, Rus Ajanları ile beraber çalışıyor ?

Suriye’de, Rus’lar ile  beraber Zalim Esad’ın yanında yer alan Komünist Çin, bu birlikteliğini Türkiye’de de devam ettiriyor. Bilindiği gibi yıllardır Türkiye’de Çeçen cinayetleri işleyen Rus istihbaratı, Türkiye’de onlarca cinayet işledi ve bir alt yapı oluşturdu.

Rus’lar ın Türkiye’de ki bu alt yapısından faydalanmak için düğmeye basan Çin istihbaratı, Rus İstihbaratıyla beraber operasyon hazırlıkları yapıyor.

Çin İstihbaratı Dernek yöneticilerinin evlerini ve Çin’e karşı mücadele eden Uygur Türklerini belirlerken Kimleri kullanıyor ?

http://www.doguturkistanbulteni.com/2015/11/20/cin-istihbarati150-ajani-ile-istanbula-giris-yapti/

DOĞU TÜRKİSTAN BÜLTENİ HABER AJANSI / Haber Merkezi

S.T.S.H ning Ilmiy MuhakimeYighini

 

S.T.S.H Axbarat-Neshriyat Kommesiyoni  

 

21.11.2015

Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümitige Metbuatlardin Keng Yer Berildi

12246593_1012289735460575_2524909843091066898_n

Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümitige Yaponiye we Türkiye Metbuatlardin Keng Yer Berildi. Japonya’nın başkenti Tokyo’da toplanan Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti’nin 7. Dönem Parlamento Seçimleri ve İstişare Toplantısı’nda konuşan Hükümetin Sürgündeki Başbakanı İsmail Cengiz, Tokyo Hükümeti’ni mağdur ve mazlum Doğu Türkistan halkının dert ve davasına sahip çıkmaya davet etti.

 

20 KASIM CUMA

 

Sherqiy TürkistanSürgündiki Hökümiti Axbarat-Neshriyat Komseyoni

 

21.11.15  Germaniye

Amérikining Ottura Asiya Siyasiti

 

4437577668abdbayra
Tarqitilish 20.11.2015 yéngilinish 20.11.2015 AA
Amérikigha nisbeten ottura asiyaning ehmiyiti we washin’gitonning rayonluq siyasitining arqa körünüshi.

Türkiye awazi radiyosi xewiri: amérika qoshma ishtatliri tashqi ishlar ministiri jon kéri 28 – öktebirdin 3 – noyabirghiche ottura asiya döletliride ziyarette boldi. Bu ziyaret jon kérining ottura asiyadiki 5 döletni öz ichige alghan tunji rayonluq ziyariti bolghanliqi üchün nahayiti zor ehmiyetke ige. Ottura asiya döletliri rehberliri teripidin qobul qilin’ghan kérining bu ziyaritini amérikining rayon döletliri bilen bolghan munasiwetlirini yépyéngi pellige kötürüsh istiratégiyesining bir qismi déyishke bolidu.
Jon kéri aldi bilen qirghizistanda ziyarette boldi. Kéri, bishkikte ottura asiya amérika uniwérsitétining yéngi qorusi we amérikining bu yerdiki bash elchixanisining yéngi binasining échilish murasimigha ishtirak qildi. Kéri kéyinche özbékistan’gha ötti. Kéri özbékistanning semerqend shehiride ottura asiya döletlirining tashqi ishlar ministirliri bilen bir yerge jem boldi. Yighindin kéyin rayon döletliri bilen amérika otturisida C5+1 yéngi hemkarliq munbiri quruldi. Buninggha oxshash bir munberning yaponiye teripidin 2004 – yildin tartip hazirghiche ishqa kirishtürülüwatqanliqi hemmimizge besh qoldek ayan, elwette.
Semerqend yighinigha özbékistan tashqi ishlar ministiri abdul’eziz kamilow, amérika qoshma ishtatliri tashqi ishlar ministiri jon kéri, qazaqistan tashqi ishlar ministiri érlan idrisow, qirghizistan tashqi ishlar ministiri érlan abdildayéw, tajikistan tashqi ishlar ministiri sirejeddin aslow, türkmenistan tashqi ishlar ministiri rashid mérédow qatarliqlar ishtirak qildi. Yighinda amérika – ottura asiya munasiwetliri muzakire qilindi. Terepler iqtisadiy tereqqiyat, rayonluq bixeterlik, ma’arip, medeniyet we bashqa sahelerde hemkarliqni yenimu kücheytish hemde muzakirilerni dawamlashturush mesililiride ortaq chüshenche hasil qildi. Amérika taratqulirida bu yighinning esli nishanining, térrorizmgha qarshi küreshte amérikining ottura asiya döletlirige kapaletlik qilidighanliqini bildürüp qoyush ikenliki ilgiri sürüldi.
Kéri kéyinche qazaqistan’gha ötti. Kérining astane zyaritide 4 – nöwetlik amérika – qazaqistan istiratégiyelik hemkarliq diyalogi yighini chaqirildi. Buningdin bashqa yene, kéri nezerbayéw uniwérsitétida konféras berdi.
Kéri qazaqistan ziyaritini axirlashturghandin kéyin tajikistan’gha ötti hemde uchrishishlarda boldi. Kéri uchrishishlarda tajikistanning tok mesilisini kelgüsi 5 yil ichide hel qilidighanliqini éytti. Afghanistan mesilisimu kérining uchrishishlirining asasliq küntertip maddiliridin biri idi. Tajikistandiki uchrishishlirini axirlashturghan kéri türkmenistan’gha ötti. Bu yerdiki uchrishishlarda türkmenistan – amérika hemkarliq munasiwetliri hemde rayonluq bixeterlik mesililirini chöridigen halda muzakire élip bérildi. Kérining ottura asiya ziyariti 3 – noyabir küni axirlashti.
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Pütkül ottura asiya döletlirini bir qétimdila ziyaret qilghan amérika qoshma ishtatlirining tunji tashqi ishlar ministiri unwanigha érishken kérining bu ziyariti köp jehettin nahayiti zor ehmiyetke ige. Aldi bilen, ottura asiya döletlirige bir qétimdila ziyaret qilish kéyinki yillarda moda bolup qaldi. Ilgirimu hindistan, pakistan, xitay we yaponiye rehberliri rayonda shundaq ziyaretlerde bolghanidi. Bumu rayonning barghanséri yüksiliwatqan ehmiyitining namayendisi bolsa kérek, elwette.
Kérining ziyaritining kütülmigende ottura asiya döletliride ziyarette bolushini rusiyening süriyege kirishidin kéyinki özgirishler bilen munasiwetlik dep qarashqa bolmaydu. Chünki chong döletler rayondiki nopuzini kücheytish arqiliq bir – birining kemchilikini tépish, buni kéyinche kozérgha aylanduruwélishning koyida.
Kéri bu ziyayiti jeryanida «yéngi yipek yoli» layihesining muhimliqini qayta tekitlidi. Bu layiheni yéngi shekillendürülgen C5+1 munbiri bilen birlikte analiz qilghinimizda, amérikining kelgüsi 10 yil ichide rayon’gha téximu köngül bölidighanliqini perez qilalaymiz.
Ziyaret jeryanida iqtisadiy mesililer nahayiti köp küntertipke kelgen bolsimu lékin héchqandaq iqtisadiy kélishim imzalanmidi. Yene bir tereptin, kérining ziyaritige parallél halda amérika qoshma ishtatliri tashqi ishlar ministirliqi bayanat élan qilip, iqtisadiy jehettin tereqqiy qilishi üchün washin’gitonning ottura asiya döletlirige uzaq mezgillik yardem béridighanliqini jakarlidi.
Amérikining aldimizdiki yillarda rusiye bashchiliqida qurulghan birlikke daxil bolmighan özbékistan we türkmenistan bilen téximu zich hemkarliq ornitidighanliqini texmin qilish mumkin. Bu nuqtida türkiyeningmu pütkül ottura asiya döletlirige qarita yépyéngi bir siyasetni yolgha qoyushi zörürdek qilidu.

http://www.trt.net.tr/uyghur/

 

China may use Paris attacks to justify Uyghuristan crackdown, experts

France's President Francois Hollande with his Chinese counterpart Xi Jinping

France’s President Francois Hollande with his Chinese counterpart Xi Jinping

Reuters/Jason Lee/Pool
By Clea Broadhurst

The Islamic State (IS) armed group’s claim on Thursday to have killed two more hostages – one Chinese, the other Norwegian – has dragged China into the ongoing conflict with the Islamist movement. In the wake of the Paris attacks, President François Hollande called on Chinese leader Xi Jinping to become more involved in the global fight against terrorism and new UN resolutions are likely – meaning a challenge to China’s traditional policy of non-interference.

Chinese President Xi Jinping condemned the killing on Thursday but it is hard to tell how China will react in coming months.

China has a general interest in supporting Russia, a close ally of Syrian President Bashar al-Assad. And Beijing expects that Moscow will return the favor.

On the Syria issue, China and Russia have vetoed four separate UN Security Council resolutions since 2011.

But now a Chinese national has been murdered and a Russian airplane bombed over Egypt, so things might change.

Not so fast, says Mathieu Duchatel, a China specialist with the European Council on Foreign Relations.

“The Chinese policy on extremism and terrorism has been for years to avoid becoming a target, I think that’s still the mainstream thinking in China, to avoid drawing too much attention on its policies and on China’s relations with Xinjiang, I think that’s clearly something Chinese leaders have in mind,” he told RFI.

“China has faced terrorists attacks against its nationals in Afghanistan and in Pakistan for the past 10 years, at several occasions. It has always tried to remain cautious and to work in a way that is low key … But when it comes to being part of an international coalition, fighting the Islamic State, in Syria and Irak through bombings or even in a crazier scenario, with Chinese boots on the ground, I don’t really think that’s on the agenda of President Xi Jinping.”

The Chinese government usually negociates with kidnappers and pays them to free its nationals. But, with the first Chinese hostage killed and Russia and France prepared to work together after being attacked, it might change its stance.

China’s main concern with alleged terrorism seems to be within its own borders in the province of Xinjiang, in the far west of the country. Beijing has called on the international community to cooperate with its fight against ethnic Uighur separatists.

China’s Foreign AffaMinister Wang Yi has said there should be no “double standards” in fighting terrorism.

“Obviously there is a problem in Xinjiang, we cannot deny that, and there are contacts between radicalised members of the uihur community and terror groups or radical Islam groups for instance in Pakistan or in Afghanistan as well… and we heard there is some influence of IS among some of the Uighurs,” Valerie Niquet, senior researcher at the Foundation for Strategic Research in Paris told RFI.

“But it’s also true that the Chinese government is largely responsible for the evolution of the situation in Xinjiang by harsh repressions of common people and China is now using what’s happening elsewhere, like the terror attacks in Paris to try to build a common agenda between their own position which is to control Xinjiang and their own problem with terrorism.”

The killing of a Chinese hostage is something new for the government and the Chinese people, she says.

“China has been very discreet regarding the Chinese hostage, there were no news about it on television, very low key … With the annoucement of his death, the internet in China, comments were very harsh, of course against the terrorists but also asking the government to do something… We cannot do much, they cannot do much either … But there is a demand for action from the people.”

Since China is using the Paris attacks to justify anti-terror moves at home, the Uighurs fear fresh crackdowns.

“In China, every time so-called terrorist actions happen, there’s always a crackdown on the Uighurs. It’s not new. I’m afraid now that China will misuse this hostage issue to escalate the crackdowns,” Dolkun Isa, a chairperson of the World Uighur Congress told RFI.

“And the problem is that China, all the time, puts all kinds of Uighur activities in the same category. Whether it’s a peaceful demonstration, or even just writ[ing] an article. All of these are put in the same categoryb … all the things we might do are considered to be of a terrorist nature. So we are really worried.”

A lot will depend on the resolutions Russia and France are to put to the UN Security Council. They will test whetherChina is ready to drop its non-interference policy or not.

TAGS: CHINAFOREIGN POLICYSYRIAFRANCERUSSIAPARIS ATTACKSSECURITY COUNCILUNITED NATIONSANALYSIS