Türkiye’ye Schengen Imtayizigha Erishti

 

 

 

11402680_1163039617045436_5199396866954026308_nTürkiye’ye Schengen

Brüksel’de AB-Türkiye Zirvesi düzenleniyor. Reuters zirvenin taslak sonuç bildirgesinin, Türkiye’nin yol haritasına uyması halinde Türk vatandaşlarına Schengen vizesinin kaldırılmasını öngördüğünü belirtti.
Reuter haber ajansı zirvenin taslak sonuç bildirgesine ulaştı.
Taslak sonuç bildirgesine göre AB ve Türkiye sığınmacı krizinin aşılmasında artık çok daha sıkı işbirliğine gidecek. Ayrıca AB Türkiye’ye sığınmacı kriziyle mücadele için ilk aşamada 3 milyar euro kaynak sağlamayı planlıyor.
Bunun yanı sıra Türkiye’nin yol haritasına uyması şartıyla Ekim 2016 itibariyle Türk vatandaşlarından Schengen vizesiistenmesine son verilebileceği vurgulanıyor.
Bildirgede ayrıca AB ve Türkiye arasında düzenli zirve yapılması planlanırken, Türkiye ile AB arasındaki üyelik müzakarelerinde yeni başlığın Aralık ayında açılabileceği, önümüzdeki yılın ilk aylarında da diğer başlıkların ele alınacağı kaydediliyor.
Zirvenin açılışında konuşan AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB’nin hem Türkiye, hem de bölgedeki mültecilere yardım etmeye devam edeceğini söyledi. Tusk, bu yıl yaklaşık 1.5 milyon insanın yasa dışı yollardan Avrupa’ya girdiğini belirtti.
Davutoğlu: ‘Tarihi bir gün’

Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu zirve için gittiği Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘Bugün Türkiye’nin AB süreci için tarihi bir gün. Bu yeni başlangıç nedeniyle tüm AB liderlerine teşekkür etmek istiyorum’ dedi. Davutoğlu ardından zirvenin başlangıcında yaptığı açıklamada, ‘Sadece göç konusunu değil, birleşik Avrupa’ emelini ele alacağız’ dedi.
Juncker’in açıklaması

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker Brüksel’de yapılacak AB- Türkiye Zirvesi öncesinde Bild am Sontag gazetesine demeç verdi.
Juncker, Türkiye ile yakın ilişkiler kurulmasına önem verdiğini belirterek, “Türkiye ile olan ilişkilerimizi, akut hale gelen mülteci krizinden bağımsız olarak da derinleştirmek istiyoruz” dedi.
AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin iki tarafa da yarar sağlayacağını vurgulayan Komisyon Başkanı, “Türkiye’yi ekonomik alanlar, enerji, hukuk ve insan hakları konularında Avrupa standartlarına hızla ulaşması için desteklersek, bundan hepimiz yarar sağlarız” diye konuştu. Juncker, Türkiye’nin sadece destek değil, saygı da hakettiğini sözlerine ekledi.
Roth’dan basın özgürlüğü vurgusu

Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) ise Türkiye’de özellikle basın özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.
Federal Meclis Başkan Vekili, Yeşiller Partili Claudia Roth aynı gazeteye yaptığı açıklamada, “Türkiye’de basın özgürlüğü mahkum ediliyor. Demokrasiden uzaklaşılan bu süreç karşısında suskun kalmak bizim çıkarlarımız açısından da dramatik bir tehlikeye dönüşebilir” dedi.
Bugünkü zirvede AB ile Ankara arasında mülteci krizinin çözümüne yönelik ortak bir eylem planı oluşturulması hedefleniyor. AB, Türkiye’den Suriyeli sığınmacıları denetimsiz bir şekilde, doğrudan Avrupa’ya yönlendirmemesini talep ediyor.
Buna karşın AB’nin Türkiye’ye vaadedilen vize kolaylığını daha erken uygulamaya geçireceği, üyelik müzakerelerine hız vereceği ve mülteciler için 3 milyar euro yardımda bulunacağı ifade ediliyor(Deutsche Welle)

Dış basın işte böyle diyor… 
Daha önce İtalya Savunma Bakanı da açıklama yapmış, Türkiye’yi AB’ye almamakla hata yaptıklarını söylemişti.

Türkiye lehine peş peşe gelen bu açıklamaların iki anlamı var; ilki mülteciler, diğeri de IŞİD tehdidi.
AB ülkeleri darda ve bu dar boğazı Türkiye üzerinden aşmayı hedefliyorlar.

Tehdit ortadan kalktığında yine aynı tas aynı hamamın olacağından hiç kuşku yok!
 http://www.sarizeybekhaber.com.tr/dis-haberler-dis-politika-avrupa-birligi/flas-turkiye-ye-schengen-h7701.html

Milliy Inqilapchi, Milliy Rehber Ahmet Igamberdning Notuqi!

Mushu yili Sherqiy Türkistanda ikki qetim Jumhuriyet qurulghan 12-, 13-, 14-, we 15-Noyabir künliri Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümitining 7-nöwetlik qurultiyi yaponiyening bashbaliq tokyoda échildi. Sherqiy Türkistan milliy herkitining bashlamchillirining biri,  Sherqiy Türkistan Xeliq partiysining ezasi, Sherqiy Türkistan Sürgündiki Hökümitining sabiq jumhur reyisi(2004-2015) möhtirem Ahmet Igamberdi ependi muhim notuq sözlidi.

 

Pishqedem inqilapchi, harmas ustaz, dangliq siyasetchi notuqida Xitay tajawuzchillirining Sherqiy Türkistandiki ishghaliyetchi siyasitini qattiq tenqit qildi, xelqara jemiyettin mezlum Sherqiy Türkistangha yardem qilishni we Sherqiy Türkistan xelqi terepte turushini iltimas qilidi.

Ahmet Igamberdi ependi yene Sherqiy Türkistan xelqige xitap qilip kürishimizning heqqaniyliqini, tajawuzchilarning choqum meghlup bolidighanliqini, milliy rohimizni urghutup milliy musteqilliq yolida harmay talmay küresh qilishning birdin-bir toghra yol ikenlikini tekitlidi.

Ahmet Igamberdi ependi Yaponiye xelqining milliy inqilawimizgha qilghan yardemliri, qoshqan töhpilliri  üchün bolupmu bu qétimqi Sherqiy Türkistan Jumhuriyiti Sürgündiki hökümitining 7-nöwetlik qurultiyigha qilghan yardemliri üchün ching könglidin minnetdarliqini bildürdi.

Ahmet Igamberdi we uning hayati sebdashliridin alim Sultan Mahmut Kashigheri birqanchi yilardin beri Sherqiy Türkistan Milly herkitini zor küch bilen qanat yaydurushta yash, qabiliyetlik  we yéngi küchlerning muhim ikenlikini tekitlep kelgen idi.

Ahmet Igamberdi ependi bu qétimqi yighinda aldinqi bir ewlat milliy inqilapchillirimizgha bashlamchi bolup, özining yeqin sebdashliridin milliy inqilapchi,   dangliq edip we alim Sultan Mahmut Kashigheri qatarliqlar bilen birlikte hökümetning bir qisim muhim wezipillirini millitimizning qutsal amaniti süpitide hayati küchi urghup turidighan, éghir sinaqlardin ötken, milliy inqilawimiz sépidiki  yash bir ewlat izbasarlargha jümlidin dawa qoshunidiki yéngi bir ewlat  aktip küchlerge tapshurdi.

Janabiy Alla unlarning we ularning milliy dawadiki barliq hayati sebdashlirining tinini salamet, ömrini uzun qilghay.Janabiy Alla hemmimizni rezil küchlerning aldida yerge qaratmighay!

 

S.T.S.H. Axbarat-Neshriyat Komséyoni  

 

29.11.2015  Gérmaniye

 

 

 

Uygurlara olağanüstü mutluluk yaşatan, ama bir o kadar da endişelendiren gelişme

pas-2

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri yurt dışına çıkabilmek için pasaport’a müracaat ettiklerinde ilk etapta 17 türlü güvenlik soruşturmasından olumlu olarak geçmesi gerekiyor

27 Kasım 2015, 23:22

Evet Çin işgali altındaki Ata yurdumuz Doğu Türkistan’da bir kaç haftadır Uygur Türklerine adeta bayram mutluluğu yaşatan, ama sonuç itibari ile haklı olarak bir o kadar da ürkütücü tablo ve senaryoları da beraberinde  getirmekte olan lakin size ve özgür dünyaya göre çok basit bir hak yada sıradan sayılacak bir gelişme yaşandı.

Haftalardır telefonlar dinmiyor, Doğu Türkistan’ın içindeki ve dışındaki mazlum Müslüman Uygurlar büyük bir heyecanla birbirine haberler salıyor. ”nasıl oldu da bu zalim Çinliler böyle bir insafa gelmiş? duydun mu? sonunda pasaport konusunda da olsa Uygurlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapmaya son verilmiş,  fırsatı kaçırma, akrabalara da haber vermeyi unutma!” deniliyor telefonların öbür ucunda. Bende 18 senedir pasaport zorluluğu yüzünden anne baba hasreti çekmekte  olan ve böyle  bir gelişme için her namazımda Rabbime yalvarmayı hiç ihmal etmeyen bir Doğu Türkistanlı olarak hemen anne babamı ve Kaşgar, Hoten, Urumçi’deki akrabalarımı aradım.

 

pas-3

Evet pasaporta başvurmayan kimse kalmamış, bazıları pasaport başvurusu için günlerdir sırada bekliyormuş. Resmi olmayan rakamlara göre sadece Hoten’de Pasaporta başvuranların sayısı 2 milyonu geçmiş, Kaşgar’da da keza milyonlarla ifade ediliyor. Urumçi, Kuçar, Turfan, Aksu, Gulca, ve Kumul gibi diğer büyük illerde kaç kişi başvurmuş net bir bilgi alınamıyor ama il ve ilçe emniyet müdürlükleri önünde metrelerce uzun kuyrukların oluştuğu ve sıra alabilmek için geçe yarısından kalkıp kuyrukta nöbet tutmakta olduğu gelen bilgiler arasında.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 temmuz 2015 Pekin ziyaretinin akabinde Ağustos sonlarında Doğu Türkistan da resmi olarak yayınlanan genelgeye göre pasaport almak isteyen Uygurlar eskisi gibi onlarca çeşit bürokratik onaylara ve yıllar süren sorgu sual işkencelerine tabi tutulmayacak ve (gerçi yasada olsa da gerçekte sadece yerleşimci Çinliler için geçerli olan) ‘başvurduktan sonra en geç 15 gün içerisinde pasaport alabilme’ hakkı sonunda Uygurlara da tanınacaktı.  Onlarca senedir pasaport alabilmenin zorluluğu yüzünden  ”dünyada pasaport kiraya verilen tek bölge ve para karşılığı anlaşmayla birinin pasaportu ile bir diğeri yurt dışına çıkma riskine katlanan tek bölge” olarak da bilenen Doğu Türkistan’da artık buna ihtiyaç kalmayacaktı. Dünyanın en gelişmemiş fakir ülkelerinde bile doğal, sıradan bir temel insanı ihtiyaç ve hak olan pasaport artık Uygurlar için de hayal olmayacaktı.  Çin işgali altındaki sözde özerk Ata yurdumuz Doğu Türkistan’da bir kaç haftadır Uygurlara adeta bayram heyecanı yaşatan büyük gelişme işte bu bir tek pasaport konusunda yerleşimci Çinliler ile aynı hakka sahip olabilmeleri gibi sıradan küçücük bir gelişme idi.

 

pas-4.jpg

”büyük mutluluklar küçük şeylerde gizli” deyimin aslında Küçük şeylerin büyük şeyler gibi erişilmez hale sokulduğundan kaynaklandığını tam anlamıyla kavramak için maziye bir nazar etmenin yararlı olacağını düşünüyorum.

DAHA KISA SÜRE ÖNCESİNE KADAR BİR UYGUR PASAPORT İÇİN 17 ÇEŞİT SORUŞTURMADAN GEÇMEK ZORUNDAYDI..!

Aslında onlarca yıldır Çin Halk Cumhuriyeti’nin kendi vatandaşlarına olan güvensizliği seyahat engelleri oluşturmasına sebep olurken, Çin Halk Cumhuriyeti’nin azınlık olarak kabul ettiği milletlere gelindiğinde korkunç bir boyut almakta, bütün dünyada serbestçe alınan bir pasaport için bir Uygur Türkü, 2 yıla kadar bekleyebilmekte, bir yılda pasaport alınması ise sevindirici bir haber olmakta hatta Yurt dışına çıkanlardan kefil istenmekte, ve ailenin bir kısmına pasaport verilip diğer kısmına verilmeyerek adeta ‘rehin politikası’ izlenmekte idi. Malumunuz bu tür olağanlaşmış uygulamalar dünyanın diğer bölgelerinde ancak savaş veya sıkı yönetim şartlarında yapılmaktadır.

Güneydoğu Asya Ülkelerine kaçak yollardan gelebilen ve Türkiye’ye selametle ulaşabilen Uygur Türklerinin anlatımlarına göre; Müslüman Uygurların Tayland ve Malezya gibi güneydoğu Asya ülkelerine kaçak yollardan gelmelerinin en önemli ve başta gelen sebeplerinden biri Doğu Türkistan’da normal şartlarda pasaport alamamak olarak gösteriliyor. Kaçak yollardan bu ülkelere çıkan Uygur Türkleri tutuklanıyorlar, aylarca ormanlık alanlardaki sağlıksız ve elverişsiz toplama kamplarında kalıyor ve perişan oluyor. Bu ülkelere gelebilen Uygurların çoğunluğu yasal ve normal yollardan pasaport alamadıkları için bu kaçak yollara başvurmak zorunda kaldıklarını belirtiyorlar.

pas-1.jpg

Hür Asya Radyosu muhabiri Doç. Dr. Erkin Emet’in imzasını taşıyan ve Mehmet Oğuz adındaki bir Uygur mülteciye dayandırılan haberde bu süreç şöyle sıralanmaktadır:

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri yurt dışına çıkabilmek için pasaport’a müracaat ettiklerinde ilk etapta 17 türlü güvenlik soruşturmasından olumlu olarak geçmesi gerekiyor. Pasaport için müracaat eden bir Uygur Türkü bu soruşturmalardan olumlu olarak geçebilirse de, ancak yıllar sonra pasaportlarına kavuşabiliyordu.

(Pasaport Formunda yer alan ve onay alınan kurumlar :

  1. Kent(Köy)Komitesi 2.Emanet-Kredi Koopretifi 3. Mahalli Polis Merkezi 4. Köy Planlı Doğum Komitesi)

Uluslararası İnsan Hakları ve Hukuk Teşkilatlarınca bu konuda yayınlanan çeşitli raporlara göre , Doğu Türkistan’da Çin işgalinde yaşamak zorunda olan Uygurların karşılaştıkları en büyük problemlerden biri ve önemlisi de Uygurların Seyahat özgürlüğüne sahip olamamaları olarak gösteriliyor.

Hür Asya Radyosu muhabiri Doç. Dr. Erkin Emet’e konuşan Mehmet Oğuz adındaki bir Uygur mülteci , pasaport alma konusundaki zorlukları şöyle anlattı: ” Doğu Türkistan’da yaşayan bir Uygur yurt dışına çıkabilmek için Pasaporta müracaat ediyor. Kendisine Yurt dışına çıkmak isteyenler için özel olarak hazırlanan bir form veriliyor. Bu form’da 17 değişik resmi kurum ve kuruluşun adı ve onay yeri bulunmakta. Şahıs cetveli doldurarak bu 17 resmi kurum ve kuruluştan onaylatmak ve olur almak zorundadır. Bunu tamamladıktan sonra ancak, pasaport alabiliyor. Eğer yerel Komünist Partisi’nin yetkililerine önemli miktarda rüşvet verildiği taktirde bu form ancak, 6- 7 ay sonra tamamlanabiliyor. Pasaport için müracaat edenlerin en az % 70’inın müracaatları ilk müracaatta zaten reddediliyor. Ancak, müracaat eden etnik Çinli Vatandaş ise pasaport müracaatı 2-3 gün içinde tamamlanıyor ve pasaportuna kavuşuyor.” şeklinde konuştu.[1]

(Pasaport Formunda yer alan ve onay alınan kurumlar : 1- Eğitim Müdürlüğü 2. Halk İşleri Bürosu 3. Fakirleri Destekleme İdaresi 4.  Emlak-İnşaat Bürosu  5. Siyasi Kanun Birleşik Cephe Bürosu 6.Köy Yönetim Bürosu)

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 temmuz 2015 Pekin ziyaretinin akabinde Doğu Türkistan’da resmi olarak yayınlanan söz konusu genelgeyle bu bütün engellerin aniden kalkması Doğu Türkistan’ın iç ve dışındaki bütün Uygurlar arasında hayretle karşılandı.

Şimdi soru şu ”Gün gittikçe her Alanda Uygur Türklerine yönelik zulüm ve baskılarının şiddetini arttırmakta olan Çin neden birden bire pasaport konusunda Uygurlara hiç beklenmedik kolaylıklar sağlama kararı almıştır?”

1) Çin işgal yönetiminin Uygurların seyahat özgürlüğünü gasp etmekte ve seyahat hukukunu ayaklar altına almakta olduğuna dair onlarca senedir Türkiye, ABD, AB, BM ve Uluslararası Af Örgütü başta olmak üzere dünyanın etkin ülkeleri ve insan hakları örgütleri tarafından hazırlanıp, dünya kamuoyuna sunulmakta olduğu raporlar Çini köşeye sıkıştırmış ve Çin BM 70. Genel kurulunda eleştiri oklarından kurtulmak için böyle bir gevşeklik sağlamış olabilir.

Özellikle bu gelişmeden sonra Doğu Türkistan’dan Türkiye’ye yeni gelen kardeşlerimizden edindiğimiz bilgiye göre, Doğu Türkistan’da ki mazlum kardeşlerimiz; sağlanan söz konusu pasaport kolaylığını Cumhurbaşkanın Çin ziyareti ile bağlamakla kalmayıp, hatta Çin Devlet Başkanı Şi ile yapılan görüşmede Erdoğan’ın bu konuyu gündeme getirdiği, Uygurların mutluluğu ve memnuniyeti Türk-Çin Diplomatik ilişkilerinin garantörü olduğunu hatırlatarak, çok sert bir dille uyardığı, o yüzden Çin yönetimi pasaport konusunda da olsa Uygurlara hak tanımak zorunda kaldığı ağızdan ağza dolaşan rivayet haline gelmiş durumdadır. bu da elbette ki mazlum kardeşlerimizin Türkiye’den ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ne kadar saf, büyük beklentiler içerisinde olduğunun ve o masumane arzu, ümitlerin  bir yansımasıdır.

Şu da bir gerçek ki, 30 ekim 2010 da dönemin içişleri bakanı Beşir Atalay’ın Çin ziyaretinin ana gündemini Uygur meselesi teşkil etmesi ve özellikle parçalanmış aileler (yanı, Türkiye ile Doğu Türkistan arasında parçalanmış aileler) konusunu ele alarak, pasaport sıkıntılarından dolayı Uygur kardeşlerimizin Türkiye deki aileleriyle bir araya gelememesini gündeme taşıması, sonrasında iki ülke dışişleri bakanlıkları arasında konuyla ilgili yapılan defalarca görüşmeler ve yıllar süren çuvallar dolusu yazışmaların de önemli etkisi olmuş olabilir elbette.

Şimdi gelelim işin endişelendirici kısmına;

Genel olarak bakıldığında Çin’in pasaport konusunda Uygurlara hak tanıması fazla inandırıcı gelmemektedir. Çünkü Doğu Türkistan’da sadece Uygurlara yönelik şehirlerarası seyahat ve ziyaretlerinde yeni getirilen kısıtlama ve yasaklamalar hala kalkmamıştır. Şehirlerarası seyahat için yeşil kart ya da seyahat belgesi almak zorundadır. Müslüman Uygur Türklerine uygulanan bu kısıtlamalara göre, başka bir bölgeye Seyahat etmek isteyen Uygurların seyahat belgesi alabilmek için 4 çeşit sorunun cevaplandırıldığı beyanname doldurmaları ve bu beyanname yerel ÇKP. Yönetimince uygun görülmesi halinde seyahat belgesi yada yeşil kart düzenlediği ve seyahat belgesi olmayanları seyahatlerine izin verilmediği ve toplu ulaşım vasıtalarına alınmamakta olduğu bir gerçektir. Acaba yurt içindeki bu ilkel yasaklamalar kalkmamışken birden bire pasaport kolaylığı ne kadar inandırıcı olabilir ki? Dolayısıyla aşağıda ki gibi bir çok endişe herkesin kafasında soru işareti haline gelmiş durumdadır;

1- Çin’in Doğu Türkistan’a daha fazla nüfus yerleştirmesine engel olan en önemli etken Doğu Türkistan’ın doğal yapısıdır. Doğu Türkistan’da ki kuraklık ve su kaynaklarının yetersizliği demografik yapısının değiştirilmesine geçit vermemektedir. Dolayısıyla acaba Çin Uygurlara pasaport hakkı tanıyarak yurt dışına çıkmalarını kolaylaştırmak suretiyle inanılmaz aşırı Çin zulmü yüzünden bunalıma giren Uygurlar arasında yeni bir göç dalgası yaratmak  ve onların yerine Çinlileri yerleştirmek istemiş olabilir mi?

2- Doldurulması gereken yeni pasaport formunda; Uygurların yurt dışında kiminle görüşeceği, akrabalarının kimliği, nerede ve ne işle meşgul olduğuna dair kapsamlı bilgi istenmektedir. Çünkü pasaport zorluluğu yüzünden son 2-3 sene içerisinde kaçak yollarla göç eden Uygurların; kimlikleri, sayısı ve nerede oldukları bilinmez hale gelmiş olup, acaba Çin bu istihbarat zafiyetini düzeltmek için söz konusu yeni pasaport kolaylığını yem olarak öne sürmüş olabilir mi?

 

10352381_161668980699721_7156099811679288473_n

3- Gerçi pasaport almanın önünde ki engeller kalkmış olsa da yurtdışına çıkmanın ön şartları olan kişi başına 10-20 bin dolar gibi yüklü miktarda kefalet parası yatırma ve iki resmi memurun kefil olma şartlarının kalktığına dair hiçbir genelge yayınlanmamıştır. Dolayısıyla pasaport aldıktan sonra da Uygurların yurtdışına çıkabilmesi netlik kazanmamıştır. Acaba ekonomik yönden gittikçe zayıflayan Çin; pasaport ücreti ve kefalet parası tahsil etmek suretiyle Uygur kardeşlerimizin birikimlerini gasp etmek ve ekonomik yönden güç kazanmak istemiş olabilir mi?

Sonuç olarak zamanla her şey aydınlanacaktır. Allah’a güvenen ve bir tek Allah’a inanan Uygur Müslüman kardeşlerimiz ”Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.” ayeti kerimesine sımsıkı sarılarak yollarına devam edecektir.

KAYNAKLAR:http://www.uyghurnet.org/bir-uygur-pasaport-icin-16-guvenlik-sorusturmadan-gecmek-zorunda/

Mir Kamil Kaşgarlı

“Terroristen” werden mit Flammenwerfern gejagt

Am Freitag gab Peking bekannt, 28 Terroristen getötet zu haben, die für einen Anschlag verantwortlich gemacht werden. Eine Militärzeitung hat nun brisante Details zur Fahndung veröffentlicht.

Nach der brutalen Ermordung einer seiner Staatsbürger hatte die chinesische Regierung ein härteres Vorgehen gegen Terroristen und mutmaßliche IS-Anhänger angekündigt. Das setzt Peking nun offenbar in die Tat um.

Chinesische Truppen sollen Flammenwerfer eingesetzt haben, um “mehr als zehn Terroristen” aus einer Höhle in der westlichen Unruheregion Xinjang zu treiben. Das berichtete die Militärzeitung ” PLA Daily” am Montag.

Am Freitag bereits ließ die Regierung in Peking verlauten, Sicherheitskräfte hätten 28 Mitglieder einer Gruppe getötet, die für einen Anschlag auf ein Kohlebergwerk vor zwei Monaten verantwortlich gemacht wurde. Es war die erste öffentliche Mitteilung zu dem Vorfall im September.

In dem Bericht, der von unabhängiger Seite nicht verifiziert werden konnte, sagte ein Sprecher der Volksbefreiungsarmee: “Bewaffnete Polizisten haben die Attentäter in den Bergen ausgemacht”.

“Messerschwingend aus Höhle getrieben”

Die Sicherheitskräfte hätten zunächst Blendgranaten und Tränengas eingesetzt, um die Verdächtigen aus der Deckung zu locken. Als das jedoch nicht zum erhofften Erfolg führte, sei befohlen worden, “Flammenwerfer zu benutzen”. Daraufhin seien die Attentäter “messerschwingend” aus den Höhlen gekommen, woraufhin die Truppen sie “vollständig vernichtet” hätten.

“Die Anschläge von Paris haben China eine Entschuldigung gegeben, Flammenwerfer zur Jagd schutzloser Uiguren einzusetzen”, kritisierte der Sprecher des Weltkongresses der Uiguren, Dilxat Raxit.

Wegen der Spannungen zwischen Uiguren und Chinesen gilt Xinjiang seit Langem als Konfliktherd. Das muslimische Turkvolk fühlt sich politisch wie wirtschaftlich unterdrückt. Peking wiederum wirft den Uiguren Terrorismus und Separatismus vor. Nach der Machtübernahme der Kommunisten 1949 hatte China das frühere Ostturkestan annektiert.

 

http://www.n24.de/n24/Nachrichten/Politik/d/7668368/-terroristen–werden-mit-flammenwerfern-gejagt.html

The 7th Parliamentary General election of  East Turkistan Government- In-Exile was Held at Tokyo

1236929_1419340641620693_1542177675_n

The 7th parliamentary general election of  East Turkistan government- in-exile was held at Tokyo

 

East Turkistan government- in-exile 7th parliamentary general election meeting was held at Tokyo from November 12 to November 15. More than 60 representatives of East Turkistan people-in-exile participated in the parliamentary general election meeting, and 43 participants of the meeting were from Canada and Turkey.

Ahmatjan Osman was elected as the new president of East Turkistan Government-in-Exile. Kuresh Atahan was elected as the new parliamentary chairman of East Turkistan Governmen-in-Exile. Ismail Cengiz was reelected as the prime minister of East Turkistan Government-in-Exile.

Hizirbeg Ghayretullah was elected as the new vice president of East Turkistan Governmen-in-Exile. Ilyar Shemshidin was elected as the new parliamentary vice-chairman of East Turkistan Government-in-Exile. M.Ali Engin was appointed as secretary to the parliament by parliament members.

Rukiye Turdush was elected as the spokesperson of East Turkistan government-in-exile.

 

Cabinet :

Prime Minister                                                     İsmail Cengiz

Deputy Prime Minister                                         Gulam Osman Yaghma

Deputy Prime Minister                                         Yakup Can

Minister of Foreign Affairs                                    Ablajan Leylinaman

Minister of Interior                                              Ş. Serkan Dinçtürk

Minister of Culture                                              Mahire Ghopur

Minister of Finance                                             Yarmemet Bughra

Spokesperson                                                    Rukiye Turdush

Counsellor of Prime Minister                                Damian Rahmet

Counsellor of Prime minister                                Abdussalam Abdussemih

 

East Turkistan Government- in-Exile

16.11.2015  Canada-Toronto

http://www.etge.org/index.php/latest-news/164-news-22-11-2015

 

SHERQIY TURKISTAN SÜRGÜN HÖKÜMETING 7-NÖWETLIK QURULTIYI-1

 

 

SHERQIY TURKISTAN SÜRGÜN HÖKÜMETING 7-NÖWETLIK QURULTIYIDA JUMHUR REYISI AHMATJAN OSMAN MUHIM NOTUQ SÖZLEDI!

SHERQIY TURKISTAN SÜRGÜN HÖKÜMETING 7-NÖWETLIK QURULTIYI-2

 

SHERQIY TURKISTAN SÜRGÜN HÖKÜMETING 7-NÖWETLIK QURULTIYIDA BASHMÉNISTIRI İSMAİL CENGİZ MUHIM NOTUQ SÖZLEDI!