5 Temmuz Urumçi Katliamının 7. Yıl Dolaysıyla Basın Açıklaması

5 Temmuz Urumçi katliamının 7. Yıl dolaysıyla basın açıklaması

This post has already been read 18 times!

5 Temmuz Urumçi katliamının 7. Yıl dolaysıyla Çin konsolosluğu önünde gerçekleşen basın açıklamasında Hür Doğu Türkistan platformu adına Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği başkanı sayın Hidayet Oğuzhan açıklama yaptı. İşte sayın Hidayet Oğuzhan’ın okumuş olduğu basın açıklamasının tam metni.

Bildiğiniz üzere İşgalci Çin yönetimi ve Han Göçmenleri bundan 7 yıl önce 5 Temmuz 2009’da Doğu Türkistan’da büyük bir katliam yapmıştı. 26 Haziran Şauguan fabrikasında vahşice katledilen Uygur işçilerin katillerinin cezalandırılmasını talep ederek hükümet konağı önüne toplanan çoğu üniversite öğrencisi Uygur Müslümanlarına karşı Çinli işgal güçleri ve göçmen Han Çinlileri hedef gözetmeksizin saldırarak Büyük Urumçi Katliamını gerçekleştirmişti.
BİNLERCE KİŞİ KATLEDİLMIŞTI, İDAMLAR HALADEVAM EDİYOR
Urumçi Katliamı olarak tarihe geçen bu kanlı olayda binlerce Doğu Türkistanlı Müslüman şehit edildi. Gözaltına alınan veya kayıp olarak bilinen on binlerce kişiden hala haber alınamadığı gibi 7 yıl geçmesine rağmen acılarımız hala tazeliğini korumaktadır. Urumçi katliamının yaşandığı günden itibaren günümüze kadar suni çatışmalar ev baskınları ve polis kontröllerinde şehit edilenler, karakollarda işkence edilerek hukuksuzca öldürülen çocuk yaştaki gençler ve her hangi bir tutarlı gerekçe gösterilmeksizin Tutuklanan aydınlarımız, hocalar ve âlimler savunma hakkı dahi tanınmadan sözde Çin mahkemeleri tarafından gruplar hâlinde seri bir şekilde idam ve ömürboyu cazalara çarptırılmaktadır.
5 Temmuz Urumçi katliamından sonra Çin’in Uygurlara yönelik politikalarında ve yönetmeliklerinde bölge halkını her türlü vasıtalarla yok etme hevesi gittikçe artmaktadır. Dünyanın çeşitli ülkelerindeki iç kargaşalar ve savaşları fırsat olarak değerlendiren Çin, Doğu Türkistan‘da Uygurlara yönelik başlattığı silahlı baskın ve operasyonlarına, dini ibadetler ve kültürel sembollerin yasaklanması gibi icraatlarına artık hiç mazeret ve sebep dahi gösterme ihtiyacı dumaksızın zalimane siyasetini pişkince ve zorbalıkla yapmaya devam etmektedir.
5 Temmuz 2009 katliamı sonrası Çinli işgal polisi tarafından bugüne kadar sadece basına ulaşan veya sosyal medya ve şahitlerin beyanları ile ortaya çıkan bilgi ve belgeleri incelediğimizde, evlere, camilere, köy kasabalarda yapılan rutin baskın ve operasyonlarda, faili meçhul, karakol işkencelerinde ve resmi idamlarla 6000’i aşkın Uygur genci şehit edilmiştir. Ve ondan sora artan rast gele tutuklama ve artan faili meçhul vakaları nedeniyle 10 binlerce insanımız hayatlarını kurtarabilmek için 15 bin kilometreyi aşkın çok çetin ve trajik hadiselere sahne olan uzun bir mesafeyi kat ederek Türkiye’ye sığınmıştır. Ve bir kısmı ise hala Tayland hapishanelerinde çok zor ve körü şartlarda tutsak hayatı yaşamaktadır. Ve yüzlerce mültecinin Çine iade edilmesiyle ortada kalan masum çocukları ve ailesi öksüz kalmıştır.
BU RAMAZAN TÜRKİSTAN YİNE YASAK VE BASKI ALTINDA GEÇTI
Bütün İslam dünyası bu Mübarek Ramazan ayının getirdiği manevi huzur ve sevinç atmosferinde soluk alırken Doğu Türkistan halkı bu kutsal ayı, yine geçen sene olduğu gibi baskı, Yasaklarla sıkıntılı günlerde idrak geçirdi.
Geçen sene, ramazan ayından itibaren Çin Doğu Türkistan’da ciddi bir şekilde dini itikat, ibadet, oruç, kültür medeniyet ve sosyal etkinliklere yasak ve kısıtlamaların dozunu aşırı derecede arttırmıştı, Özellikle dini inanç ve ibadet özgürlüğü, temel insani haklarına kısıtlama, hac ve umre yasakları gibi uygulamaları bölge halkında ciddi sıkıntı ve mağduriyet yaratmıştı, Şuan da Doğu Türkistan’daki insan hak ve hürriyet ihlalleri ayni şekilde endişe verici bir tablo çizmektedir ve toplumsal gerginlik ve izdirap had safhaya ulaşmıştır.
Hatırlarsanız, bu sene ramazan ayından bir gün önce Çin hükümeti dünya kamuoyuna Doğu Türkistan’da oruç ve diğer ibadetlere yönelik herhangi bir kısıtlama ve yasak getirmeyeceğini duyurmuştu. Ancak daha ramazanın il günü oruç ve dini ibadetlere getirilen kısıtlama ve baskıların olduğu gibi devam ettiği konusunda görsel belgelerle dünyanın saygın medya kuruluşları tarafından TV, gazete ve sosyal medya aracılığıyla bütün dünyaya ulaşarak çinin yalanını bir daha deşifre ettiğine hepimiz şahit olduk.
İşgal yönetimi tarafından İslam âlemini yanıltmak için göstermelik tezgâhladıkları camiler dışında Doğu Türkistan genelinde oruç, teravih ve evlerde toplanıp yapılan iftar buluşmaları ve lokantaların mecburi açık tutulması, mecbur içki satılması, yasakladıkları kapsamındaki insanlara yeme ve içmeye zorlamak dâhil her türlü baskı ve yasaklamalar gibi uygulamalarında her hangi bir değişiklik olmamıştır. Daha önceden Memurlar,
Doğu Türkistan’daki 40 milyon insanlarımızın dini inanç ve ibadet ihtiyaçlarını tamamen düşmanca gerekçelerle yok sayan işgal yönetimi, “yasal olmayan dinî faaliyetlere darbe” sloganıyla evlerde yapılan Kur’an eğitimine yönelik şiddetli operasyonlar da düzenlemektedirler. Bu çerçevede yakaladıkları çocuklara el koyarak ebeveynden uzaklaştırma, hocaların evlerini yıkma ve ağır hapis cezalarına çapma gibi yollarla halkımızı caydırmaya çalışmaktadır. Hac ve Umre ibadetleri de ‘İllegal Dini Faaliyet’ çerçevesinde yasaklanmıştır.
DOĞU TÜRKİSTAN DİRENİYOR
Bütün bu zulümlere rağmen halkımız akıbetlerinin ne olacağının bilincinde ve her türlü cezaya katlanarak çeşitli yollarla dili, dini ve milli kimliği, kültür ve medeniyetini korumaya yaşayıp yaşatmaya amansız gayretler sarf etmektedir.
İşgalci Çin’in Doğu Türkistan’da yürütmekte olduğu bütün insanlık dışı icraatlarına rağmen Doğu Türkistan davasını savunan şahsiyetler ve teşkilatlarımızı terörizm ile ilişkilendirmeye yönelik iftira ve töhmet çabalarını nefretle kınıyor ve kendilerine iade ediyoruz. Çin, şiddet ve terörü fiili olarak vatanımızda uygulayan bizzat kendisi olmasına rağmen biz Türkistanlıları terörist ilan edip davamızdan alıkoymak istiyor. Biz sinsi Çin’in yapmak istediği bu çirkin oyunun farkındayız ve Doğu Türkistan halkı günümüzde Çin işgal gücünün Terörist uygulamaları ve karşı karşıya oldukları asimilasyon ve yok etme ve sindirme politikasına karşı haklı ve meşru yollarla özgürlük mücadelesini devam etmekteyiz
Yürüdüğümüz kutsal dava ve haklı olduğumuz bağımsız Doğu Türkistan Mücadelesinden kesinlikle taviz vermeyeceğimizi, yorulmadan, caymadan korkmadan ve ümitlerimizi yitirmeden daha da gayret ve himmetle Hür ve Bağımsız Doğu Türkistan’a kadar, işgalci Çinlileri Çin seddinin ötesine gönderene kadar yürümeye devam edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.
Biz Doğu Türkistanlı Teşkilatlar olarak Çin’in Doğu Türkistan’da sürdürmekte olduğu baskılar, tutuklamalar ve katliamlar sürdüren devlet terörünü şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Ramazan ayının bu bereketli günlerinde de Anadolu halkını da Türkistanlı kardeşleri için duaya ve fili desteğe çağırıyoruz.

 

 

http://m.yeniakit.com.tr/haber/90-yasindaki-alime-20-yil-hapis-verdiler-187187.html

Advertisements

About The Eastturkestan Government in Exile
The Official Website of Eastturkestan Government in Exile

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: