Türkiye Ministiri Weysi Qaynaq: Türkler Bilen Uyghurlar Teqdirdash

10881904_915882821769947_5651899153040655978_n

Türkiye muawin bash ministiri weysi qaynaq ependi, uyghurlar toghrisidiki bayanatigha chüshenche berdi
Türkiye muawin bash ministiri weysi qaynaq ependi, dunya uyghur qurultéyining muawin reisi séyit tumtürk ependige mektup yézip, uyghurlar toghrisidiki bayanatigha chüshenche berdi we qérindashlar otturisida bezi waqitlarda xata chüshinish yüz bérip turidu, dédi.
Xebertürk gézitining, anadoliye agéntliqidin neqil qilip bildürüshiche, türkiye muawin bash ministiri weysi qaynap ependi séyit tumtürk ependige ewetken mektubida, türklerning uyghurlar bilen tarixtin buyan teqdirdash bolup kelgenlikini, dert tartsa dertlinip, xushal bolsa xushallinip, öz qérindash dep qarap kéliwatqanliqini bildürdi we qérindashlar otturisida bezi waqitlarda xata chüshinishning yüz bérish éhtimali barliqini, bildürgen.
Mektubta yene : esli muhim bolghini söhbet dialog yollirini uchuq tutush we bu xata chüshinishlerni azaytish ikenlikini yazghan.
Mektubta ministir weysi qaynaq yene mundaq yazghan: rusiye fédrasiyisining enqerediki bash elchisi andériy karlofni öltürgen mewlut mert altintashning türk bolushi 80 milyon türkiye jumhuriyiti puqrasining hemmisini shübihiylik dep qarimighan’gha oxshash, héch shübhisiz qoli qan bilen boyalghan bir qatilning uyghur yaki özbék bolushimu milyonlighan uyghur we özbék qérindashlirimizni shübhi astida qoymaydu.

 

10315
Türkiye muawin bash ministiri weysi qaynaq ependining uyghurlar toghrisida dunya uyghur qurultéyining muawin reisi séyt tumtürkke yazghan mektubning dawamida mundaq déyilgen: men téléwiziye nex meydanda hökümetning bir mesuli bolush süpitim bilen u waqitta qolimizda bar bolghan melumatlarni jamaet ammisi bilen ortaqlashtim. Éhtimal dégen söz bilen buning téxi keskin éniqlanmighanliqini otturigha qoydum. Uyghur qérindashlirimizni eyblesh héch bir hökümet emeldarlirining eqlige kelmigenge oxshash méningmu eqlimgha kelmidi. Ehwal mushundaq iken méni sherqiy türkistanliqlar we uyghurlardin kechürüm sorashqa chaqirishingizdin bir mena tapalmidim.
Ministir weysi qaynaq, réyna kéchlik kulubqa hujum qilghan qatilning kimlik salahyiti toghrisida téléwiziyede bergen melumatlirida, uyghur bolush éhtmali bar dep bayanat élan qilghandin kéyin dunya uyghur qurultéyining muawin resi séyit tumtürk metbuatlarda bayanat élan qilip, ministir weysi qaynaqni tenqid qildi we uyghurlardin kechürüm sorashqa chaqiriq qilghan idi.
Ministir weysi qaynaq 1989-1999 – yillar arisida qahramanmarash sheher bashliqi bolghanda xizmet üstilining arqisigha sherqiy türkistan bayriqini asqanliqini we sherqiy türkistan dégen haman yürek tarilirining titreydighanliqini ipadiligen.
Istiqlal xewerler tori üchün musa arslantash

http://istiqlal.net/

 

Advertisements

REİNA KATLİAMI ÜZERİNDEKİ SİS PERDELERİ VE OLAYDA ADI GEÇEN UYGUR TÜRKLERİ

16106024_1223761127700334_7067401833946965044_n

Mehmet Emin HAZRET
Reina Terör saldırısı Türkiye’ni derinden sarstı. Tüm dünya medyası Saldırı hakkında geniş çapta haber yayınladı. Reina saldırısı ile ilgili konularda Uygur ve Doğu Türkistan kelimeleri birlikte ve beraber gezdi. Uygur Türkleri muhaceret tarihlerinde ilk defa büyük bir kötülük ve katliamla anılmak istendi ve suçlanmaya çalışıldı. Kendisini çok iyi anlayan din, dil ve can kardeşi olan Türk halkına İŞİD adına yapılan saldırının katili Uygur Türkü olduğu suçlaması kuvvetle iddia ediliyordu. Tüm dünyadaki Uygurlar şoka girdi. Türk polisleri 3 gün içinde İstanbul Zeytinburnu, Silivri, Konya, İzmir’de saldırı ile ilgili 38 sanığı yakaladığını duyurdu. 38 kişinin hepsi Uygur idi.
Türkiye’de yaşayan Uygurlar kendilerine yakın hissettiği ve gördüğü bazı TV, gazeteler koru halinde İŞİD’li teröristin ” Doğu Türkistan Uyruklu Uygur Türkü ” olduğu yolundaki suçlayıcı yayın ve yorumları geçtiğimiz haftadan itibaren aralıksız devam ettirdiler. Reina saldırısı konusunda soruşturma yapan savcı, polis tarafından saldırganın kimliği, uyruğu hakkında henüz her hangi bir açıklama yapılmamışken, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak başta bazı politikacılar dahi TV’de teröristin büyük ihtimalle Uygur olduğunu açıklıyordu. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan defalarca “ Teröristin dini, milleti yoktur.” Diye haykırmıştı. Türkiye’de daha önce yapılan İŞİD saldırılarında İŞİD sorumlu tutuluyordu. “Türk İŞİD, Arap İŞİD, Kürt İŞİD..” denmiyordu. Bu defa İŞİD kelimesinin önüne Uygur kelimesi konuldu, Uygur İŞİD oldu. Tarihten buyan Türkiye’de Doğu Türkistanlı olmak sevilmek anlamına geliyordu. Bir hafta içinde Doğu Türkistanlı terör şüphelisine ve bazılarınca bilinçli olarak nefret ögesine dönüştürülmek istendi.
İstanbul’un Pendik sokaklarında teröriste benzeyen çekik gözlü birsi öfkeli kalabalık tarafından linç edilerek dövüldü ve polis tarafından kurtarıldı ve Polis Merkezi’ne götürüldü. Sonradan medyada dövülenin Türkmenistanlı bir vatandaş olduğu duyuruldu. Çekik gözlü Türklere karşı Türkiye çapında mevzii de olsa öfke patlaması yaşandı. İŞİD amacına ulaşmış gibi idi. Türkiye’de yaşayan Uygur Türkleri bir taraftan Reina’da yaşamını yitirenlerin yasını tutarken, diğer taraftan “kardeş katili” ithamı altına kahroluyor ve eziliyordu.
Gerçek Ortaya çıkınca
06 ocak “New York Times” gazetezinde ABD’li bir Generalin bir açıklaması yer aldı,General , Reina’da 39 kişinin katledildiği saldırının tetikçisi Kırgızistan vatandaşı Özbek olduğunu açıkladı. 08 Ocak’ta Türk medyası ilgili mercilerin verdiği bilgiye dayanarak, teröristin Kırgız pasaportu taşıyan Özbek asıllı Abdulgadır Masharipov olduğunu bildirdi. Gerçekleri ise Uygurların kendilerine mesafeli gördüğü TV ve gazeteler haber yaptı. Ancak,sürekli olarak Doğu Türkistan’dan ısrarla Sincan-Xinjiang olarak bahseden söz konusu medya,bu kez saldırgan terörist’in ” Doğu Türkistan Uyruklu Uygur Türkü ” iftirası ile linç kampanyası yapan medya her nedense suskundu.

Reina Terörüne Bulaşan Doğu Türkistanlı Uygur Terörist var mıdır?

Medya’da katil zanlısı tetikçi Abdulgadır Masharipov’a yardım ve yataklık yapan Hoshorkare Abilizi ( Hoşurkari Abdulaziz) adı geçmeye devam etmektedir. Abdulaziz 21 yaşında, nisan 2016 de Çin pasaportu ile Türkiye’ye giriş yapan Doğu Türkistanlı, Reina katliamını organizatörü ve kilit isim olarak olarak suçlanmaktadır. Medyada Abdulaziz, Konya’da Abdulgadır Masharipov için ev kiralayan, silah temin eden, İstanbul’a kargo ile silah gönderen İŞİD’li terörist olduğu ifade edilmektedir. Savcı, soruşturma sırasında Abdulgadır Masharipov ile Abdulaziz’in yoğun telefon trafiğini tespit ettiği de haberler arasında yer almaktadır.
Ancak, Konya’dan İzmir’e kaçan Doğu Türkistanlı olduğu iddia edilen 20 si çocuk toplam 40 kişi İzmir polis ekiplerince tutuklanmış olsa da, 21 yaşındaki terör organizatörü olduğu iddia edilen Abduaziz ile İstanbul’da ise Reina katiliamını gerçekleştirdiği iddia edilen Abdulgadır Masharipov hala ele geçirilemedi ve halen kayıptır. Aradan 10 gün geçmesine rağmen her ikisinin izi bulunamıyor. Bu iki zanlı bulunamadıkça olayın üzerindeki sis perde örtülü kalacaktır. Ancak, Katliamdan sağ kurtulan Suudi vatandaşı Hassan Khashoggi, saldırıda birden fazla terörist olduğunu, saldırganlardan birinin kadın olduğunu söyledi.
Reina Katliamı Kimin İşine yarayacaktır?
Reina katliamı, 39 masum insanın hayatının söndürülmesine yol açmasının çok ötesinde, Türk milletinin sosyal yapısına, Türkiye ekonomisine, turizmine, istikrarına büyük darbe vurmuştur. Öte yandan Özbek, Uygur, Kırgız gibi Türkistan Türkleri ile Anadolu Türklerinin kardeşliğine gölge düşürülmesi amaçlanmıştır. Bu terör eylemi kimin işine yaramıştır? Bu saldırıdan Kimler çıkar sağlamaktadır ?

Reina katliamından kar devşirecek ve pay alacak ülkelerin başında Çin gelmektedir. Çin, Türkiye’yi ” Doğu Türkistan Teröristler”ne yataklık yapmakla suçlamıyor muydu? Orta Asya Türk Cumhuriyetlerini yatırımlar ve ekonomik destekleri ile , baskı, şantaj yolu ile kontrol altına almak için tüm devlet argümanlarını harekete geçiren Çin değil mi? Orta Asya Türk cumhuriyetlerinde faaliyet gösteren Çin şirketlerinin yöneticilerinin mutlak çoğunluğu Çin istihbarat elemanları olduğu artık bir sır değildir. Kırgızistan’ın eski Cumhurbaşkanı Askar Akayev’in devrilmesinde Çin faktörü belirleyici rol oynamıştır. Akayev’in oğluna verilen büyük miktardaki rüşvet karşılığında Çin, Kırgızistan’da sebze üretiminde kullanacağız diye aldığı araziyi tel örgüler ile kapatıp bir casuslum merkezi kurmuştur. Binanın içine yerleştirdiği gelişmiş elektronik dinleme ve gözetleme cihazlarıyla ABD ve Rusya’nın bu ülkedeki askeri faaliyetlerinin istihbaratını topladığı için, Rusya düğmeye bastmış ve Kırgızistan’da kitlesel isyan başlatarak Akayev’ı devirmiştir.

Bu ayaklanma sonrası iktidara gelen Cumhurbaşkanı Bakiyev hakkında da Çin ile ilgili önemli iddialar ortaya atılmıştır. Bakiev de daha sonra aynı şekilde bir halk ayaklanması ile ülkeden kaçırıldı. Bugünde Türk Cumhuriyetlerinde Çine çalışan bu devletlerin görevlisi istihbarat elemanları, bürokratlar, üst düzey yöneticilerın bulunduğu yaygın bir söylentidir. Kazakistan’da 2014 yılında yakalanan iki Çin ajanı mahkemede yargılanarak mahkum edildi. Eğer Reina katliamını yapan katil Abdulgadır Masharipov ve organizatör denilen Abdulaziz yakalanırsa bağlantıları ve arkasındaki güçler mutlaka ortaya çıkacaktır. Kırgızistan’da en etkili olan ülkelerin başında Çin gelmektedir. En etkili olan örgüt ise, Türkiye’den başka her kese çalışan Vatan haini FETÖ’dur. Bu hususun çok önemli olduğunu özellikle belirtmek istiyorum.
Katliamın arkasındaki Devlete Ulaşılırsa Asıl Organizatörün Kim Olduğu aydınlanacaktır
10 Ocak 2017 tarihli star gazetesi “Reina Katliamından FETÖ’nün izi çıktı” başlıklı haberinde “… eldeki somut bulgulara göre saldırıda bir değil, üç tetikçi vardı ve gözcülerle birlikte terörist sayısı en az yedi kişiydiler.… teröristlerin saldırıda kullandığı bu mühimmatın dünyada iki ülke istihbaratı ve ordusunda bulunduğu öğrenildi.” Diye yazmaktadır. İŞİD süsü verilen katillerin arkasında kesinlikle bir devlet vardır. Bu katliamda eğer bir devlet eli olmazsa, Türkiye’de yabancı iki caninin katliamı gerçekleştirip ve ardından kayıplara karışması ve adeta bir “Süpermen” olması mümkün değildir. Katil veya katillere bu modern Silahları kim temin etti? Ön keşfi kim yaptı? Katil ve organizatörü kim ve nerede saklıyor? Bu sorular şimdilik cevapsızdır.
Reina Katliamının En büyük Mağduru Uygurlardır
İŞİD tarafından üstlendığı söylenen bu katliamdan en karlı çıkacak ülke hangisidir?

Bu katliamdan karlı çıkan ülkelerin en başında Doğu Türkistan’da işgalcı durumda olan Çin’dir. Olayın ilk gününden başlayarak bir kısım haber ajansı, TV, gazetelerin “Reina katilinin Doğu Türkistan Uyruklu Uygur Türkü ” olduğu iddiasını sürekli pompalamışlarndır. Bu durum ve sonuç ise, Çin’in Türkiye’de bir kısım medyanın köşe başlarını tutan etkili ve yetkili kişileri ele geçirdiği anlaşılmakatadır. Çin bu elde ettiği bu köşe ebaşlarındaki işbirlikçileri eli ile “Doğu Türkistan Uyruklu Uygur Türkleri” tanımlamasını çok bilinçli bir şekilde kullanamıştır. Bu durum ve sonuç ise, yanı Uygur Türklerine yönelttiği çirkin ve alçakça iftiraları ile, Çin’in bir kısım medyada çok önemli işbirlikçiler elde ettiği ve küçümsenmeyecek kadar kök saldığını göstermektedir. Türkistanlıların yoğun olarak yaşadığı Zeytinburnu semti ve Uygurlara yapıştırılan lekenin etkisi yalnız Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlıların değil, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur toplumunun hayatını da sıkıntıya sokmaktadır. Türkiye’nin Orta Asya Türk cumhuriyetlerindeki elçilikleri, bu ülkelerden Türkiye’ye gelecek genç erkeklerin savcılıktan sicil belgesi getirme zorunluluğu getirmiştir. Aynı uygulamanın Doğu Türkistan’da da icra edilmeye başlandığı söyleniyor. Her zaman kimliksiz, ikamet’siz sokaklarda rahat gezen Uygurları polis çevirdiğinde “Ben Doğu Türkistanlıyım abi” dendiğinde, “tamam. Yoluna devam et Kardeşim.” algısı yok olmuş ve güven duygusu sarsılmıştır. Bütün bunların böyle olmasını ve böyle sonuçlanmasını yanı bu olumsuz algı openasayonlarının hepsini Çin istemiyor muydu?

Uygur Türklerinin Türkiye ve Dünya diasporası toplumu asla hak etmediği çok iyi ve sinsice planlanmış alçakça bir iftira ile karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır.

İşgalcı Çin Amacına Nasıl Ulaştı?
2013 – 2014 yılları Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin Çin işgal yönetime karşı sert tepki ve direniş hareketinin tüm ülkede genelinde çok geniş çapta yayıldığı ve zirve yaptığı yıllardır. Çin komünist parti kontrolündeki cami imamlar ÇKP.Siyası Kengeşi ve “İslam Cemiyeti” ‘nın kesin talimatları ile aniden şu “İslam dini Tebliği ve Eğitimine” başlamışlardır. Bu Tebliği ve eğitimde işlenen ana tema şu olmuştur ; “ Bu topraklarda(Çin’de) cihat yapmak caiz değildir. Suriye ve Irak gibi ülkelerde Müslümanlar öldürülmektedir.Bu Müslüman Kardeşlerinize yardım etmek sizler için farzdır. Buralara gidip cihat yapanlar ölürse şehitlik mertebesine yükselecektir.” Diye açıkçan açığa tebliğ yapmaya başlamışlardır. Bu sinsi planı gerçekleştirmek için de Çin istihbarat Örgütü (En Çüeng Tung) kendisine bağlı ve tamamen Çinli Ajanlardan kurulu Çin insan Kaçakçı Şebekelerini kurarak bunları bu iş için devreye sokmuştur. Dini baskılara dayanamayan bir çok köylü ev barkını oluruna satarak aldığı bu paraların tamamını daha Doğu Türkistan’da iken, Çinli İnsan Kaçakçısı Şebekelerine teslim ettiler. Bu organizatörlerin yönlendirmesi ile çoluk – çocuklarını de yanına alarak güney Çin’ın Vientam ve Laos sınırına kadar getirilerek Çin Sınır Muhafizlarının de yönlendirmesi ile uzun ve sonu karanlık bir “Hicret” yolculuğuna sürüklendiler. Çin İşgal yönetiminin kar ortakları olan Çinli İnsan Kaçakçıları Doğu Türkistan’ın en geri bıraktırılmış, işsizlik,aşsızlık ve fakirliğin pencesinde kenedilerince çıkış yolu arayan Hoten, Kaşgar, Yarkent ve Aksu gibi yoksul bölgelerden topladığı insanları kafileler halinde Doğu Türkistan’dan yaklaşık 3500 -4000 kilometre uzaktaki güney doğu Çin deniz limanlarına götürdüler ve Onları yük konteynerine doldurup Vietnam, Malezya’nın sahillerindeki ormanlıklara bırakmaya başladılar. Çin’den sağ –salım kurtulup çıkan bu Uygur “HİCREÇİLER” Çin sınırını kaçak olarak geçtikten hemen sonra memleketlerinde kalan dost ve akrabalarına telefonla “müjde” yi verdiler. Çin’den nasıl kurtulacaklarının yol ve yöntemini onlara hemen söyleyip öğrettiler. Bundan sonra “Hicret” yolcuları dalga, dalga arttı ve topyekün Çine yöneldiler. Nereden geldiği belli olmayan, ancak Uygurca konuşan, elinde çanta dolusu para olan “becerikli” kişiler Vietnam, Malezya, Tayland, Miyammar ormanlarında perişan ve şaşkın Uygurları kurtarıcı olarak ortaya çıktılar. Ellerine sahte pasaport tutuşturulan bu insanlar Türkiye, İran, Suriye gibi ülkelere gönderilmeye başladı. Türkiye’ye gelenlerin mutlak çoğunluğu bu hür ülkede korkusuzca camilere gidebilmenin, ibadetlerini yapabilmenin mutluluğu içinde çocuklarını okutmaya, kendileri çalışmaya konuldu. Ancak, Suriye’de Müslümanı Arapların bir birlerini boğazlayacak yaptığı acımasız iç savaşı Çin İstihbaratının elemanı Uygur Mollaların öğretisi ve yönlendirmesi “cihat” olarak kabul ettiler. Bu “cihat” a katılarak savaşmanın farz olduğunu inandırılıp ikna edilen bu saf ve biraz da ahmek bu inanan insanların arasına karışarak gelen Çin ajanları de vardı. İstanbul’da hayırsever görünümünde aniden ortaya çıkan bazıları Türkçe, bazıları Arapça konuşan kimliği belirsiz bu “Takva Sahibi ” insanlar, her geleni kendileri karşılayıp kiraladıkları evlere yerleştirdiler. Onları kaldıkları evlerde adeta hepsettiler. Dışarıya çıkmalarını engelleyerek tecrit ettiler.Bir süre sonra bunları Uygurlardan uzak tutup direkt olarak Suriye’ye yolladılar. Türkiye’de yaşayan Uygurlar bu durumdan çok rahatsız oldular ve onları kurtarmaya çalıştılar. Ancak, bu Çin Ajanlarına göre “Türkiye’de yaşayan Uygurların çoğu dinsiz ve birer Çin ajanıdır” öğretisi ve terbiyesi kulağına küpe yapılan bu dindar ama din cahili kardeşlerimiz, İstanbul’da yaşayan Uygurlarla görüşmeyi reddetti ve onlara güvenmediler. Hatta bu yolla getirilenler bazı gençler İstanbul’da yaşayan Amca,Dayı gibi en yakın akrabaları ile dahi görüştürkmediler. Görünmeyen eller, “cihatçı” Uygurları “ Türk Hükümetinden maaş alan imamların arkasında namaz kılmak haramdır ve kafir olmakla eş değerdir.” Fetvasını verdiler. Buna inanan bu kanadırılmış ve aklını ve ferasetlerini bu Uygur görünümlü bu aşağılık Çin Ajanlarına kiralayan zavallılar onların kiralayıp mescit haline getirdikleri bodrumlarda toplu namaz kılarken, bazıları Cuma namazını Türk imamların arkasında kılmamak için dışarda bekleyip, cemaat Cuma namazından çıktıktan sora camide kendileri toplu Cuma namazı kıldılar. Böylece sakallı, sakalsız, siyah gözlü, mavi gözlü, Arapça, Türkçe, İngilizce … konuşan bol paralı, “Takva Sahibi ” Çin ajanları, saf, ama Ateist Çin’e öfkeli Uygurlar İstanbul’dan engelsiz Suriye sınırları içine götürdüler. Suriye iç savaşında ölenlerin veya kaybolan Uygurlar arasında eğer doğru eğitim verilirse ve yönlendiririlirse ulu vatanımız Doğu Türkistan’ın geleceği için büyük katkı sağlayabilecek çok değerli gençlerimiz vardı. Bugün İstanbul’da eşlerini, çocuklarını, babalarını Suriye’de kaybeden dul Uygur kadınlar, yetim kalmış Uygur çocuklar, gözü yaşlı bakıcısı yok anneler zor ve perişan durumdadırlar. Ancak, onları bol vaatlerle Suriye’ye götüren görünmez eller ise ortalıkta yok. Çin bütün bu çalışımalarının sonucunda sayıları az da olsa bir kısım Uygurları İŞİD,DİŞ ve El- NUSRA GİBİ ÖRGÜTLERİN saflarına katmaya başarmıştır. Çin bu suretle tüm Uygur Türkleri toplumunu, Çin ve Dünya kamuoyu karşısında “ uluslararası teröre bulaşan, terörist üreten sorunlu bir toplum” olduğu konusunda yürüttüğü sinsi ve derin çalışma ve büyük propagandalarında belirli oranda başarı kazanmış oldu. Doğu Türkistan’da sadece namaz kıldığı, çocuklarına namaz sürelerini öğrettiği veya vefat edenlerin yakınlarının kabirlerinde Kur’an okuyan Müslüman Uygurları “Yasadışı ve aşırı Dini eylem” yaptıkları suçlaması ile tutuklamakta,hepsetmekte ve öldürmektedir.Çin’in bu insanlık dışı baskı,zulüm ve işkenceleri sokakta,cadde’de işyerlerinde ve evlerinde de hiç bir kayda tabi olmakasızın sürdürmektedir. Onlar ve onların hayat kalan dost, akrabalarını “ uluslararası terör örgütü militanları” olarak ilan etmektedir.
Çin, İŞİD içinde satın aldıkları kiralık katilleri kanalı ile, (eğer iddialar ve bilgiler gerçek ise) Abduaziz gibi beyni yıkanmış Uygur suratlı hain maşaları, mazlum ve mahkum Uygur toplumunun Allahtan sonra yer yüzündeki yegane hamisi olan Anadolu Türkünün kalbine hançer gibi saplamıştır. Bu cinayeti Çin çok sinsice ve dolaylı olarak, bilinçli ve kasıtlı bir şekilde Türkiye Cumhuriyetine yönelik olarak maşalarına ve kiralık katillerine yaptırmıştır.
Soruşturma henüz sonuçlanmadan Çin, Türkiye’de tutuklanan ve suç ile alakası olmayan bir çok Doğu Türkistanlının listesini Türk yönetimine vererek, onların iadesini istedikleri yolunda haberler de gelmektedir.

Uygur Türkleri Olarak Anadolu’lu Kardeşlerimizin Sağ Duyusuna Yürekten Güveniyoruz
Ben Türkiye’de yaşayan bir Uygur Türkü aydını bir fert olarak, aramızda saklanan Çin maşası, Uygur suratlı İŞİD’li katillerin Reina katliamına bulaşmasını engelleyemediğimiz için, Türkiye Cumhuriyeti devletinden ve Türk Halkından özür diliyor. bu olaydan dolayı çok büyük bir mehcubiyet ve üzüntü ve içinde olduğumu ifade etmek istiyorum.
Katliamda hayatını kaybeden 39 Masuma Allah’tan rahmet ve mağfiret, aile ve yakınılarına başbaslığı ve sabir nhiyaz ediyorum. Bu menfur katliamdan yaralı kurtulanlarımıza ise, geçmiş olsur dileklerimi sunuyor ve yaralılara acil şifalar diliyorum.
Pasifikten Baltık denizine kadar uzanan topraklarda yaşayan halklar içinde nüfusu 10 milyondan fazla olup, hürriyetine kavuşamayan tek halk Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleridir. Uygurlar 21. Asırda bile çok, ama çok büyük acı çekmektedir. Doğu Türkistan’daki yer altı ve yer üstü eşsiz zengin doğal kaynaklar, bu topraklar üzerinde yaşayan Uygurların toplu ölüme götürülmesine sebep olmaktadır. Uygur toplumu yaşam hakkını elde etmek, soyunu devam ettirebilmesi için ne pahasına olursa olsun tekrar hürriyetine ve ardından bağımsız devletine kavuşması bir mecburiyet ve olmazsa olmaz bir şarttır. Ecdatalarımız gibi bizlerin de hür ve bağımsız yaşamak, Birleşmiş Milletler İnsan hakları Beyannamesinde belirtildiği gibi diğer insanlar gibi bizlerin de en doğal ve asla vazgeçemeyeceğimiz bir haktır.
Doğu Türkistanlı Uygur Türkleri Çin istilasından beri geçen yaklaşık 68 yılıdan beri İşgalcı Çin yönetiminin baskısı ile şiddetli bir toplumsal bunalım ve ağır depresyon içerisindedir.Bu durumdan bütün çabalarına rağmen bir türlü çıkamayı hala başarabilmiş değildir.

Bütün bu açıklamalar ve sebeplerden dolayı Anadolu Türklerinin, Uygur Türkü Kardeşlerini anlayacaklarını ve onlara hak vereceklerini ve anlayışla karşılayacaklarına inanıyorum.
Konu hakkında Uygurlara yönelik söyleyeceklerimi ayrı bir yazı olarak Uygur Türkçesinde kaleme alacağım.
http://www.uyghurnet.org/reina-katliami-uzerindeki-sis-perdeler-ve-olayda-adi-gecen-uygur-turkleri/

11.01. 2017 İstanbul

15 things You Need To Know About China’s Torture of Uyghur Muslims

12799134_197936650573229_429322476572200346_n (1)

By Gulnaz Uyghur

The XinjiangUighurAutonomous Region is China’s largest provincial unit, accounting for one sixth of the Chinese territory. This region does not belong to the country as it was occupied in 1949. Uyghur Muslims are the ethnic population of this region and call this land, East Turkestan. Even after its occupation, the demands for freedom has always been alive and keeps growing due to the ruthless suppression of Muslims by the Chinese Government.

Below are the 15 ways through which Chinese authorities torture Uyghurs and suffocate them in their own land.

1. Forced Labour is Mandatory for Uyghurs

In Xinjiang, it is compulsory for Uyghur residents to participate in unpaid labor, called hashar. They are not provided any compensation for their labor and forced to pay for their own transportation and meal costs. Workers who are injured are also required to look after their own medical expenses. In some cases, if  someone sends a family member to work, then Uyghurs need to pay a fine for that.

2. Children are also pulled out for forced labor

Uyghur families that do not have an able bodied young men are also not exempt from the system. Men and women as old as 70 and children as young as 12 are reported to have participated. Uyghur secondary school students are at times pulled out of classrooms in order to meet laborquotas.

3. Teenagers are arrested due to posts on social media

Young Uyghurs are arrested for posting comments on social media or watching Islamic videos online. Once a 15 yr old was arrested in the same case and sentenced for 10 years!.Other than this not many people are given internet connection and Police can arrest anyone for watching anything online! Uyghur homes are also raided for materials deemed “extreme” or “subversive.

LIKE THIS?

Get more of our great articles.

4. Muslim farmers are required to sell below market rates

Government regulations require many Uyghur farmers to sell their produce to local governments at below market prices. This results in extreme poverty for the Uyghur families as they are not able to earn appropriate money to feed their own families.

5. Farmlands are confiscated by the government

It has become common for Chinese authorities to confiscate farmland and property of Uyghurs. These assets are then redistributed to Chinese migrants. Uyghurs who petition these practices are often charged without trial for “harming ethnic unity”.

6. Discrimination of Uyghurs

On paper, the Chinese migrants are shown equal to Uyghurs. In reality, they enjoy far more entitlements than Uyghur farmers. The Chinese migrants not only enjoy the freedom to harvest any crop, they can also take out bank loans and are entitled to greater water resources.

7. A man was shot for keeping a beard

No man, in Xinjiang is allowed to keep beard. Uyghur men refusing to shave their beards are frequently harassed, intimidated, with one man having been shot by police in one instance. According to the Chinese Government keeping a beard is a sign of being an extremist.

8. Most Uyghur don’t know about their basic rights

Most of the Uyghur population, especially those of the older generation, lack a basic knowledge of human rights and don’t even know their rights as citizens according to the constitution. This is because they have never been given these rights and lack of education has also played a very large role in it. Most of the times they are exploited by claiming that it’s a law.

9. Nikah is considered illegal in China

In April 2014, Chineseauthorities instigated a system of rewards, some exceeding more than 50,000 Yuan (USD 7500), for whistle-blowers who reported on a range of illegal religious activities including the wearing of beards and the practice of Nikah, a traditional religious marriage ceremony. Chinese authorities take harsh steps to ban religious freedom in East Turkestan.

10. Muslims are ordered to sell Alcohol

Chinese authorities in Hotan County, Hotan Prefecture ordered shopkeepers to stock alcohol and cigarettes in a campaign to “weaken religion,” as Uyghur residents refrained from drinking and smoking for religious reasons. All these actions are a part of ‘Strike hard campaign’ by the government, which is actually a campaign against Uyghur Muslims.

11. Muslim names are banned

The Chinese Government has banned Muslim names in the region. The security officials go from house-to-house ordering parents to ensure that their children’s names do not fall on a list of 22 banned names. Which include mostly Muslim names. Uyghur parents are not even allowed to name their child according to their wish.

12. Imams are imprisoned

No one in Xinjiang is allowed to teach Quran outside the mosques. And children below 18 years old are not allowed to enter the Mosques. It is a crime to give any kind of teaching related to Islam in Xinjiang. Often parents are harassed for even keeping the Quran at home. Religious leaders often serve prison sentences for the peaceful observation and practice of Islam.

13. Every year Ramadan is banned

During the holy month of Ramadan, restaurants in Hotan have been forbidden from being shutting down. Workers are forced to participate in educational activities on atheism. Government servants, students and anyone working for the party is not allowed to celebrate Ramadan. Various competitions related to eating and drinking are organized in the region to force feed people during the month.

14. Women are forced to abort their child

Pregnant Uyghur women in stages of gestation as late as 9 months have been forced to undergo abortions in some cases under China’s one-child policy. This practice is still brutally followed in Xinjiang and Uyghur women are sometimes forced to flee their homes due to this.

15. Uyghurs are not allowed to leave China

In 2014, Chinese authorities in Hotan began limiting Uyghurs’ ability to travel, both domestically and abroad through passport restrictions. These restrictions have increased now as the police authorities are collecting the passports of Uyghurs and keeping them in the office. At present , it is impossible for Uyghurs to travel abroad as first they would need to face interrogation which will most probably result in their arrest.

http://muslimmatters.org/2016/11/24/reflections-on-thanksgiving-and-a-trump-led-america/

Uyghur Kadir Yézidiki Nuqtiliq Aililerning Intayin Müshkül Ehwalda Ikenlikini Bildürdi

Ürümchi, yeken qatarliq jaylarda partlash yüz bergendin kéyin, xitay saqchilirining uyghurlarni tutqun qiliwatqan körünüshi. 2014-Yili 27-May, xoten.

Ürümchi, yeken qatarliq jaylarda partlash yüz bergendin kéyin, xitay saqchilirining uyghurlarni tutqun qiliwatqan körünüshi. 2014-Yili 27-May, xoten.

Oqurmen teminligen

Xitay hökümiti buningdin ikki yil awwal uyghur élidiki aptonom rayon derijilik organlardin xizmet guruppilirini teshkillep, kadir we kespiy xadimlarni qerellik töwenge chüshürüshke bashlighan.

Dairiler bu heriketke 200 ming kadirning seperwer qilinidighanliqini jakarlighan idi. Xitay hökümiti bu heriket yerlik xelqning turmush sapasini yuqiri kötürüp,, yerliktiki saqliniwatqan mesililerni hel qilish, xelqning muqimliq tonushini östürüshke yardem béridighanliqini ilgiri sürüp kelgen.

Halbuki, bu heriketke 2 yil bolup qaldi. Bu ikki yilda qandaq mesililerni hel qildi? töwenge chüshken kadirlar buninggha qandaq qaraydu? ular qandaq mesililerni bayqidi? biz bu soallargha jawab izdep bir uyghur kadirni ziyaret qilduq.

Ghiyasidin ependi uyghur élining shimalidiki melum bir organning kadiri. U buningdin ikki yil awwal töwenge chüshüp, xotendiki melum bir yézida bir yil turghan. Uning körsitishiche, xoten yézilarda aile ezasi yaki uruq-Tughqini siyasiy, diniy ishlargha chétilip qalghan aililerning hayati intayin müshkül ehwalda iken. Ghiyasidin, xitay hökümitining bundaq aililerge «chétip jazalash» usuli qolliniwatqanliqini bildürdi.

Yuqiridiki awaz ulinishidin programmining tepsilatini anglighaysiz.( erkin
2017-01-09)

Gherb Mutexessisliri: Uyghur Ilidiki Qarshiliqning Sewebliri Eng Muhim!

12279228_1017590641597151_3063035286074409594_n

Xelq baghchisi yénidiki awat bazarda bomba bilen hujum qilish weqesi yüz bérip köp adem ölgen we yarilanghan. 2014-Yili 22-May, ürümchi.

Weibo

Uyghurlar diyarida kölem we san jehette izchil éship méngiwatqan türlük qarshiliq heriketliri herqaysi axbarat wasitiliride oxshimighan shekillerde yer éliwatqan bir peytte, xitaydiki herqaysi axbarat wasitiliri uyghurlar diyarida atmish yildin buyan qandaq alemshumul özgirishlerning barliqqa kelgenliki heqqide köpligen teshwiqatlarni yolgha qoyuwatqanliqi melum. Bu xil ziddiyetlik ehwalgha qarita uyghurlar diyari bilen tonushluq bolghan bir qisim mutexessisler we siyasiy paaliyetchiler pikir qilip, uyghurlar diyaridiki qarshiliq heriketliride mewjut boluwatqan heriketlendürgüch küchning menbesi heqqide öz qarashlirini otturigha qoydi.

Uyghurlar diyari heqqide xitay axbarat menbeliri we gherb dunyasi muxbirlirining melumatliridin ashkara boluwatqan, shundaqla barghanséri xelqara jamaetchilikning diqqitini chékiwatqan bir yüzlinish ‏-Xitay dölitining herbiy ishghaliyet sheklidiki idare qilish sistémisining barghanséri küchiyip bérishi hemde mezkur rayondiki yerlik ahale bolghan uyghurlarning xitay hakimiyitining hökümranliq sistémisigha zorluq küchi arqiliq qarshiliq körsitish herikitining san jehette izchil éship méngishidur.

Xitay axbaratliri bu xildiki qarshiliq heriketliri heqqide söz bolghan haman tekrarlaydighan bir muhim nuqta uyghurlarning bu xildiki qarshiliqlirini ularning diniy étiqad paaliyetliride ewj élishqa bashlighan «esebiylik»ke baghlashtur. Emma xitaydiki milletler munasiwiti heqqide chongqur izdengen alimlar bu nuqtigha qoshulmaydu. Shular qatarida indiana uniwérsitéti merkiziy yawro-Asiya fakultétining proféssori élliyot spérlingmu uyghurlarning qarshiliq heriketliridiki heriketlendürgüch küchning «esebiylik» sewebidin emes, belki xitay hökümitining uyghurlarni «esebiy» bolushqa mejburlishi arqisida otturigha chiqqanliqini tekitleydu. U bu heqte toxtilip mundaq deydu: «uyghurlar xitay xelq jumhuriyitide tolimu éghir külpetlerge muptila bolmaqta. Ilham toxti bolsa bu ehwallarni étibargha élishni murajiet qilghan. Lékin u bölgünchilikni teshebbus qilmighan. Eksiche, uyghurlar duch kéliwatqan mesililer hemde uyghurlarning nöwettiki ehwali heqqidiki ashkara melumatlar we ashkara uchurlarni telep qilghan. Xitay dölitining qilghinidek ashu xildiki muressechilerge hujumgha ötüsh, yene kélip ilhamgha oxshash birining, héchnémidin héchnéme yoq ashundaq qattiq zerbige uchrishi, yeni öz pikrini ipadileshtek héchqandaq bir erkin dölette jinayet hésablanmaydighan bir hadise üchün muddetsiz qamaq jazasigha höküm qilinishi zadila eqilge sighmaydighan bir ish. Qachaniki mushundaq ehwal körülidiken, u chaghda tebiri hazirghiche unche roshen bolmaywatqan ‹esebiylik› tin bashqa yolning hemmisi taqalghan bolidu. U chaghda mushu ‹esebiylerche› topi xelqning omumiy naraziliqini ipadilishidiki yégane wasite bolup qalidu. Mana mushu teriqide xitay del mushundaq esebiylikke zémin hazirlawatidu. Shu wejidin bu hal hazirqi dunyada tolimu xeterlik. Shuning üchün dunya buninggha heqiqiy rewishte étibar bérishi zörür.»

Awstraliye döletlik uniwérsitétining proféssori, uyghurlar diyaridiki siyasiy weziyetni yéqindin közitip kéliwatqan analizchi maykil klark bolsa, uyghurlar diyaridiki uyghurlarning qarshiliq heriketlirining ewj élishi we buning sewebliri heqqide toxtalghanda buningdiki bir muhim amil «shinjang uyghur aptonom rayoni» dep atilip kéliwatqan uyghurlar rayonida uyghurlargha heqiqiy yosunda hoquq bérilmigenlikte, dep qaraydu. U bu heqte mundaq deydu: «xitay kompartiyisi üchün hazir méngisining qétiqi chiqip kétiwatqan mesile belkim ularning shinjangni qandaq idare qilish we buni yenimu yuqiri pellige élip chiqish qurulmisini qaysi shekilde emelge ashurush bolsa kérek. Gardnér bowingdon 2011-Yili uyghurlar heqqide meshhur bolghan bir eser («uyghurlar: öz wetinide musapir bolghanlar») ni neshr qildurdi. U kitabida bu heqtiki mesililerning sewebi heqqide toxtalghan. Xuddi shu eserde bayan qilinghandek, xitay kompartiyisi 1949-Yilidin kéyin, bolupmu 1955-Yilidin kéyin shinjangda her derijilik aptonomiyilik idare qilish sistémisini berpa qilip chiqti, emma bular emeliyette tashqi küchlerning yerlikke hökümranliq qilish endizisi bolup chiqti. Shuninggha mas halda xitay kompartiyisi shinjangda uyghur, xitay, qazaq, mongghul, tajik qatarliq on üch étnik milliy terkibni resmiy yosunda étirap qildi. Bowingdon bundaq qilishtiki asasiy meqset omumiy rayon miqyasidiki ‹uyghur aptonom rayoni› dégen hoquqni her derijilik yerlik aptonomiye organliri bolghan oblastlar arqiliq parchilash, shu arqiliq yerlikte yétekchi orunda turuwatqan, shundaqla asasiy millet bolghan uyghurlargha bérilgen aptonomiye hoquqini téximu ajizlashturuwétish, dep körsitidu. Shunga 1955-Yilidin kéyinki aptonom rayonluq hökümetning bu jehettiki tereqqiyatigha nezirimizni aghdurghanda shuni bayqaymizki, bu tereqqiyat musapisi emeliyette uyghurlarning ashu tüplük hoquqini ajizlashturush yoli sheklide otturigha chiqqan.»

Washington shehiridiki jorj washington uniwérsitétining proféssori shan robérts bu mesile heqqide maykil klarkning qarashlirigha anche oxshap ketmeydighan pikirde. Uning qarishiche, uyghurlar rayonida ötken atmish yilda hul esliheler we bashqa jehetlerde ghayet zor özgirishler we «tereqqiyat» menzirisi barliqqa kelgen bolsimu, bu ehwal yerlik xelq bolghan uyghurlargha héchqanche menpeet élip kélelmigen. Buning bilen yerlik xelq bolghan uyghurlarning naraziliqi kélip chiqqan, kéyinche bu naraziliq toqunushlargha aylinishqa bashlighan. U bu heqte toxtilip mundaq deydu: «tereqqiyat herqachan melum rayondiki xelqqe nisbeten ijabiy tesir körsitidighan amil. Emma mesile mushu tereqqiyat hadisisining qaysi shekilde orunlinishidur. Tereqqiyat öz nöwitide yene toqunushlarnimu wujudqa keltüridu. Bezide tereqqiyat toqunushlarni peyda qilsa yene köpligen tereqqiyat shekilliri mahiyette toqunushlarni tügitidu. Halbuki, shinjangda qandaq tereqqiyatlarning bolghanliqigha nezer salghanda aldi bilen közde tutushqa tégishlik bolghan nuqtilar mezkur rayonda tereqqiyatning qandaq yosunda otturigha chiqqanliqigha, shundaqla yerlik ahalining eng zörür éhtiyajlirini qaysi derijide öz ichige alghanliqigha, shuning bilen bir waqitta shinjangning özidiki we béyjingdiki dairilerning neziride bu xil tereqqiyatning qaysi yosunda emeliyleshkenlikige qarashtur. Emma del mushu nuqtilar biz dewatqan ‹tereqqiyat› tiki tüplük mesililer bolup qalmaqta. Shunga melum menidin alghanda, shinjangdiki biz dewatqan ‹tereqqiyat›, bolupmu 1990-Yillarning axirliridin taki 2000 -Yillarghiche bolghan mezgildiki ‹tereqqiyat› bu rayondiki uyghurlar bilen xitaylar otturisidiki toqunushlarni téximu yuqiri pellige chiqardi. Buningdiki bir muhim amil bolsa, del mezkur rayongha köchüp kéliwatqan xitay köchmenlirining mushu rayondiki ‹tereqqiyat› lar bilen chemberchas baghlinip ketkenlikidur.»

Uyghurlar diyaridiki künséri éghirlap méngiwatqan qarshiliq heriketlirining tüpki sewebliri heqqidiki mulahizide «sherqiy türkistan sürgün hökümiti» ning prézidénti exmetjan osman chetel mutexessislirige oxshimaydighan pikirni otturigha qoyidu. Uning pikriche, yerlik xelq bolghan uyghurlarning hoquq jehettiki tengsizlik, bayliq teqsimatidiki bir tereplimilik qatarliq amillardin narazi bolushi peqet mesilining bir teripi, buningda hemmidinmu muhim bolghan bir nuqta uyghurlarning qarshiliq herikitidiki ishghaliyetchi hakimiyetke bolghan qarshiliq amili aldi bilen étibargha élinghanda bu mesilini toghra chüshendürgili bolidu.

Melum bolushiche, xitay axbaratliri uyghurlar diyaridiki qarshiliq heriketlirining yene bir muhim sewebini tashqi dunyadiki düshmen küchlerning qutratquluqi arqisida kélip chiqqan, dep qarawatqan bolup, mezkur mesilini chöridigen mulahiziler bu sahediki mutexessisler arisida hélihem dawam qilmaqta.(eziz 2017-01-03)

http://www.rfa.org/uyghur/xewerler/mulahize/uyghurda-qarshiliq-01032017130218.html/story_main?encoding=latin