ÇAVUŞOĞLU’NDAN DOĞU TÜRKİSTANLI SOYDAŞLERINE HANÇER…

ÇAVUŞOĞLU’NDAN DOĞU TÜRKİSTANLI SOYDAŞLERINE HANÇER…

11097_455386391269258_7584251139139249125_n (1)

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Pekin ziyaretinde Çin Dışişleri Bakanı ile görüşme sonrası yaptığı açıklamanın, 30 milyon Doğu Türkistanlının her birinin yüreğine saplanmış bir hançerden hiç bir farkı yoktur…
Filistinli’ye zulmediyor diye İsrail’e karşı tepki gösterirken, zulüm gören Doğu Türkistanlı veya Iraklı TÜRK olunca tepkisiz kalınmasının ötesinde mazlumun suçlu gösterilmesini nasıl değerlendirelim?…

Sadece ikamet vermek, vatandaşlık vermek soydaşa sahip çıkmak değildir. Ki, bu noktada da, Suriyeli Araplar’a ayrıcalık gösterilmiş, soydaşlarımız hem çalışma izninde, hem tedavi hizmetinde mağdur bırakılmıştır…

Ne demek, Doğu Türkistan İslam Partisi’ni terörist örgüt olarak nitelendirmek?…
Ne demek Türkiye’de Çin karşıtı faaliyetlere izin vermemek?..

Ne demek Türkiye’de Doğu Türkistan faaliyetletini kontrol altına almak?…

Böyle bir ifade, Türk’ün Dışişleri Bakanı’na yakışıyor mu?.. Çinli söyleyebilir… BM’ler de “terörist örgüt” listesine almış olabilir…

Ancak 5000 yıllık Türk tarihini Cumhurbaşkanlığı forsunda temsil efen Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı’nın, Kaşgar’daki, Urumçi’deki soydaşımıza yönelik zulmü görmezden gelerek 1 milyon Çinli turist uğruna, –Allah yolunda bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi veren mücahitlerimizi –terörist olarak suçlayan bir ifadeyi kullanması, soydaşımın sırtına hançer saplamakla aynı şey değil midir sevgili Bakanım?..

Bu İfadeyi kullanmadan da veya bu talebi kabul ettiğinizi ifade edebileceğiniz onlarca diplomatik söylem ve yöntem olmalıydı. Sizin bu ifadeniz sonrası 30 milyon Doğu Türkistanlı “Keşke biz de ARAP olsaydık” diye kan ağlıyor sayın Çavuşoğlu…
Unutmayınız ki, terörist olarak suçladığınız insanlar, Allah rızası için, namusları için, Kur’an için, Ezan için, Namaz için, Hürriyet ve Bağımsızlık için milli direniş gösteren kardeşlerimizdir…

Bu üzücü ifade ile; Bu yolda şehadet şerbetini içen Osman Baturlar, Mahmut Muhitiler, Abdul Niyazlar ve Hasan Mahsum gibi ve Müslümanlığı ilk kabul eden Türk hükümdarı Saltuk Buğra Han gibi Allah rızası için mücadele vermiş olan ecdatlarımızın, mücahitlerimizin ruhlarına eziyet vermiş olmadık mı?…

Sizi sadece bir “bakan” olarak değil, “Antalyalı bir Türkmen” olarak biliriz ve gurur duyarız… Sizin bu ifadeleri kullanırken veya tasdiklerken zorlandığınızı biliyoruz ve samimiyetinize de inanıyoruz…

Biz Doğu Türkistan Türkleri olarak sığındığımız Türkiye’de derdimizi anlatamayacaksak, halkımızın feryadına tercüman olamayacak isek buradaki varlığımızın da bir anlamı var mı sayın Bakanım?..

Ayrıca şu hususu da paylaşmak ve hatırlatmak isteriz ki, Dışişleri Bakanı olarak temsil ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda biz Türkistanlıların da maddi ve manevi katkımız, hakkımız ve hukukumuz vardır… Dolayısıyla zor günlerimizde yanımızda yer alan kardeşlerimize sahip çıkmak, onların derdiyle dertlenmek sizin, bizim kendini Türk hisseden herkesin milli borcudur…

“Sahip çıkmak” derken, Çin’e karşı savaş açalım demiyoruz…
Sadece ve sadece; “…onlar bizim kardeşimiz, akrabamız. Onların derdi bizim derdimiz. Onların canı yanarsa biz de üzülürüz. Gelin bu insanların dini ve milli kimliklerini koruyarak yaşamaları ve insani temel ihtiyaçlarının karşılanması noktasında iki ülke olarak yardımcı olalım. İnsanların milli, dini ve insani temel ihtiyaçları karşılanırsa, bölgeye huzur gelir, güven gelir. Böyle olunca istikrarlı bir ortam oluşur ve bütün Orta Asya coğrafyasını olumlu etkileyecek kültürel, ticari faaliyetler artar ve neticede insanlar kaynaşır… işte gerçek İpek Yolu’na bu şekilde yeniden hayat verebiliriz…” diyebilirsiniz Çinli meslekdaşınıza… Belki de demişdinizdir…
Öyleyse bizi de rahatlatın sayın Bakanım… Bize de imkan verin ki, bu sıkıntılı süreci atlatabilelim sayın Bakanım.

Allah var. Gam yok…
Elbette bir gün Allah bizim de yüzümüzü güldürecektir.
Biz Müslüman Türk olmaktan, Türk yaratılmış olmaktan gurur duyuyoruz.

Çok zorlu bir süreçten geçtiğimiz bu günlerde, Rabbim Türk’ün ve Türk Dünyasının yar ve yardımcısı olsun.

Doğu Türkistan Sürgündeki Hükümeti 

 

04.08.2017

 

Advertisements

About The Eastturkestan Government in Exile
The Official Website of Eastturkestan Government in Exile

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: